10 yıllık mücadeleyi

10 yıllık mücadeleyi

   yok saymak istiyorlar

10 yıllık mücadeleyi yok saymak istiyorlar
IMF ve Dünya Bankası'nın sosyal güvenlik kuruluşlarının tasfiyesi, sağlık ve sigortanın birbirinden ayrılarak özelleştirilmesi hedefini uygulamakta "en kararlı bakan" olan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, şimdi de hedefine kamu emekçilerini koydu. Okuyan tarafından hazırlanan sendika yasa taslağı, kamu emekçilerinin dişe diş bir mücadeleyle kurdukları sendikalarını meslek örgütü haline getirmeyi amaçlıyor. "Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Görüşme Usulleri Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı" adıyla KESK, Türkiye Kamu-Sen ve Memur-Sen'e gönderilen taslak, kamu emekçilerinin on yıllık mücadelesini yok sayıyor.
Yok birbirinden farkları
Okuyan'ın taslağı, kamu emekçilerinin 4 Mart direnişiyle geri çektirdikleri sahte sendika yasasından ve MHP Ankara Milletvekili Ali Işıklar tarafından hazırlanan tekliften farklı değil. Hiçbirisi grev ve toplusözleşme hakkı içermiyor. Haklardan çok yasakları, kısıtlamaları düzenleyen Okuyan'ın taslağında sendikaların eylem ve etkinlikleri tamamen kısıtlanıp, eylemleri iş saatleri dışında, işverenin iznine bağlıyor. Askeri işkolunda çalışan sivil memurlar ile ceza ve infaz kurumlarında çalışan memurlara örgütlenme yasağı getiren taslağın yasalaşması halinde Tüm Yargı-Sen ve Asim-Sen'in kapatılması gündeme gelecek. Taslak, 1000 üyenin bulunmadığı yerlerde şube açılmasına 50'den az kişinin çalıştığı yerlerde ise işyeri temsilcisi seçilmesine izin vermiyor.
'Bu pilavı yemeyeceğiz'
Enerji Yapı Yol-Sen Genel Sekreteri Bedri Tekin, yasa taslağının sendikal hakları 'yok' saydığını belirterek, yasalaşması durumunda sendikaların mesleki dayanışma örgütlerine dönüşeceğini vurguladı. Tekin, "Sendikal hak, temel insan haklarındandır. Bu hak, toplusözleşme ve grevle birlikte anlamlıdır" dedi.
Eğitim-Sen Genel Sekreteri Kemal Ünal ise aynı yasa tasarısının on yıldır temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp önlerine konduğunu, ancak kendilerinin bu pilavı yemek istemediklerini belirterek, Okuyan'ın bu tutumuyla kamu emekçilerine "hodri meydan" dediğini söyledi. Hazırlanan taslak ile sendika ve konfederasyonların sadece mesleki dayanışma örgütüne, spor ve kültürel hizmetler yapan kurum durumuna düşürüleceğini belirten Ünal, "Tüzüklerde yer alması gereken konulara girerek icazetçi bir işleyiş ve demokrasi anlayışını egemen kılmaya çalışıyor. Şube açma sayısını yüksek tutarak, örgütlenmeyi, işyerindeki çalışmalara getirdiği kısıtlamalarla, katılımcı örgütlenmeyi engellemekte, adeta yasaklamaktadır" diye konuştu.
Tüm Bel-Sen'den çağrı
Tüm Bel-Sen Kocaeli Şube Başkanı Bedriye Yıldızeli de sahte sendika yasa tasarısını kabul etmeyeceklerini söyledi. Uluslararası sözleşmeler ve Anayasa'nın 90. maddesine göre toplusözleşme imzaladıklarını belirten Yıldızeli, "Siyasiler şunu çok iyi bilsinler ki dünyada örneği olmayan, ne anlama geldiği henüz bilinmeyen toplu görüşmeyi kabul etmeyeceğiz" dedi. Bu yasayı Meclis'e getirmekle siyasi iktidarın kendilerini sokağa davet ettiğini ifade eden Yıldızeli, "Bu daveti seve seve kabul ederek alanları kullanacağız. 10 yıldır verdiğimiz mücadeleyi daha da yükselterek ilimizde 25 Mart'ta yapılacak olan mitinge kitlesel katılacağız" diye konuştu.
www.evrensel.net