Meral ve Uslu patronlarla

Meral ve Uslu patronlarla

   işbirliğinde ısrar ediyor

Meral ve Uslu patronlarla
     işbirliğinde ısrar ediyor
Sermayenin saldırıları artarken, emek örgütlerini bir araya getirmesi gereken işçi konfederasyonlar ve meslek örgütleri işverenlerle işbirliğini kurumsallaştırmaya çalışıyor. DİSK'in ayrılmasıyla sayısı 6'ya düşen "Sivil İnisiyatif" üyeleri dün TOBB'da toplanarak, bu tür kurumların AB ülkelerinde olduğu gibi kurumsallaşmasını görüştüler.
"Sivil İnisiyatif", "Ekonomik ve Sosyal Konsey Yasa Taslağı"nın hazırlanması, ulusal istihdam politikalarının oluşturulması, Çalışma Bakanlığı tarafından hazırlanan yasa tasarıları, Sivil İnisiyatif'in çalışma usul ve esaslarının belirlenmesi, iş ahlakının geliştirilmesi, Zorunlu Tasarruf ve Konut Edindirme Yardımı" gündemleriyle toplandı.
"Sivil İnisiyatif"in yeni dönem sözcüsü olan TOBB Genel Başkanı Fuat Miras, "sivil inisiyatif çerçevesinde oluşturulan diyalog ve işbirliği mekanizmalarının, hükümetin ekonomik ve siyasal konularda yapacağı icraatlarına, geniş bir desteğin sağlanması imkânını sunduğunu" söyledi. Genç bir nüfus yapısına sahip Türkiye'de istihdamın artırılması ve işsizliğin azaltılmasının hayati öneme sahip olduğunu kaydeden Miras, "sermaye birikimi ve yatırımların teşvik edilmesi ve iktisadi büyümenin sağlanmasının öne çıktığını" söyledi.
DİSK'in gerekçesi kabul edilmedi!
DİSK'in oluşumdan ayrıldığını açıklamasına rağmen neden çağrılarda DİSK'in adının kullanılarak emrivaki yapıldığının hatırlatılması üzerine Miras, DİSK Genel Başkanı Vahdettin Karabay'ın görüşlerini televizyonda dinlediğini, ancak o görüşleri geçerli bulmadıklarını belirterek, "Rıdvan Budak'ın başkanlığında hiçbir toplantıdan DİSK kendini arındırmadı. Toplantılarımıza katıldı. Çok sağlıklı düşünceler çıktı. Bunlar neticesinde Sivil İnisiyatif daha güçlü bir şekilde bu oluşumu gerçekleştirmeye çalışıyor" dedi. Karabay'ın oluşumun yasal düzene kavuşmadığı sürece toplantıya katılmayacaklarını söylediğini aktaran Miras, daha önceki toplantılara DİSK'in düzenli olarak katıldığını hatırlattı. Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili bir soru üzerine, Türkiye'nin çok zor dönemeçten geçtiğini, en önemli ayağının ekonomi olduğunu vurgulayan Miras, bütün kesimlerin ekonomi programının başarısının ve ülke için iyi bir sonuç vermesini arzuladığını, bu konuda siyasi belirsizlik çıkıp, hükümetin bozulması durumunda programa büyük yansıması olduğunu söyledi. Miras bu konuda liderleri de duyarlı olmaya çağırdığını belirtti.
İşçi kesiminin işgüvencesi ve taşeronlaştırma konusunda ciddi kaygılarının olduğu yönündeki soruyu değerlendiren Miras, işçi-işveren kesimiyle konuyu tartışıp, asgari müştereklerde uzlaşma sağlamaya çalışacaklarını dile getirdi.
TİS'lerde yüzde 25'te ısrar
TİSK Genel Başkanı Refik Baydur ise, işgüvencesinin alternatifleriyle birlikte tartışılıp, AB içindeki şartlara uydurulmasında sakınca görmediklerini bildirdi. Baydur, TİS'lerin ikinci yılı 2000'e denk gelen sözleşmelerde geriye gidişin olmayacağını, işçilerin bu konuda açtıkları davaları "müktesep haklar" yönünden kazandıklarını hatırlatarak, engel olmayacaklarını söyledi. Yeni sözleşmelerde ise verimliliğin ve gelecek enflasyonun baz alınmasını istediklerini belirten Baydur, enflasyonun yüksek çıkması halinde ücretlere ekleme yapılabileceğini iddia etti.
Türk-İş Genel Başkanı Bayram Meral ise toplantıda A grubu, B grubu değil, toplumun, ülkenin sorunlarına çözüm aradıklarını öne sürdü. Ocak ayında işçi ücretlerini tek kuruş zam olmazken, enflasyonunun artmasını hükümetin çok iyi etüt etmesini isteyen Meral, enflasyonun inmesinden en fazla kendilerinin çıkarı olduğunu söyledi.
İşgüvencesi konusunda Baydur'un asıl düşündüğünü söylemediğini, kibarca konuştuğunu belirten Meral, "İşyeri olacak, işçi olacak, verimli bir üretim olacak. Kâr sağlanacak, ordan pay alınacak. Bugün ortaya koyduğunuz konu budur" dedi. İşveren kesimleri sıkıntıya girdiğinde aza inmesi için ellerinden geleni yaptıklarını belirten Meral, işçi-işveren ilişkisinin çok iyi bir noktaya geldiğini, bozulmaması gerektiğini söyledi. Taşeronlaştırma konusuna da değinen ve taşeron mafyasının yaratıldığını, devletin de buna göz yumduğunu, işçi sendikalarının olmaması halinde işveren sendikalarının da olmayacağını vurgulayan Meral, "İnanıyorum ki Sayın Baydur işçi sendikalarının erimesine, yok olmasına gönlü razı olmaz" diyerek, birlikteliklerinin muhafazasını istedi. Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu ise gazetecilerin sorularla "Sivil İnisiyatif"in önüne engel olma mantığını bir tarafa bırakmalarını istedi. Bu tür kurumların dünyada 50 yıldır var olduğunu, Türkiye'de ise yeni yeni oluşturulmaya başlandığını öne süren Uslu, vuruşarak çözemedikleri sorunları konuşarak, uzlaşarak, esneyerek çözeceklerini iddia etti. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Özelleştirmeye ve sürgünlere protesto
Aralarında Haber-Sen Genel Başkanı İsmail Çınar ve Genel Sekreter Hıdır Yavuz'un da bulunduğu 21 Haber-Sen üyesinin sürgün edilmesini protesto eden Telekom çalışanları, sürgünlerin nedeninin özelleştirme olduğunu söylediler.
Gayrettepe Telekom Başmüdürlüğü önünde eylem yapan Haber-Sen üyeleri sık sık "Sürgünler bizi yıldıramaz", "Sürgünler geri dönecek", "Devlet güdümlü sendikaya hayır", "Sürgünlerin nedeni özelleştirme", "MAI, MIGA, tahkim; kahrolsun emperyalizm" sloganlarını attılar. Eyleme KESK Genel Sekreteri Sevil Erol, Hukuk Sekreteri Hatice Pehlivanoğlu, Haber-İş 1 No'lu Şube Başkanı Levent Dokuyucu ve Şube Sekreteri Ali Küçükkoçkaya ile İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu Yürütmesi de katılarak destek verdi.
'Yılmayacağız'
Haber-Sen Genel Başkanı İsmail Çınar, eylemde yaptığı konuşmada, "Bu bir ayrılık değil, mücadelenin yükselişinin ve bu örgütün güçlü olduğunun kanıtı. Sendikal çalışmaları yoğun olan, her türlü adaletsizlik, usulsüzlük ve yolsuzluklara karşı olan çalışanlar ve sendikacılar sürgün ediliyor" dedi. Sürgünlerin çalışanları mücadeleden koparmayı, sindirmeyi ve sendikasızlaştırmayı amaçladığını belirten Çınar, "Sürgünler bizi asla yıldıramayacaktır. Haklı davamızda kazanan biz olacağız" diye konuştu.
'Öfkeyi sokağa taşıyacağız'
KESK Genel Sekreteri Sevil Erol da kamu çalışanlarının 10 yıldır verdikleri sendikal hak ve demokrasi mücadelesinde baskılarla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, bu uygulamalara son verilmesini istedi. Sürgünlere daha geniş eylemlerle mutlaka yanıt vereceklerini söyleyen Erol, "Bu öfkeyi sokağa taşıyacağız" dedi. Konuşmaların ardından Haber-Sen üyesi emekçiler çeşitli illere sürgün edilen Haber-Sen Genel Başkanı İsmail Çınar ve diğer sendikacıları çiçeklerle uğurladı.
Antalya'da da eylem
Haber-Sen Antalya Şubesi üyeleri de dün Telekom Başmüdürlüğü önünde Telekom'un özelleştirilmesini ve sürgünleri protesto etti. Haber-Sen Genel Başkanı İsmail Çınar ve diğer çalışanların sürgünlerinin durdurulmasını isteyen Şube Başkanı Türker Özdemir, Telekom'un özelleştirilmesine karşı mücadele çağrısı yaptı. KESK Dönem Sözcüsü ve Eğitim-Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Zeybek de sürgünlerin durdurulmasını ve gözaltına alınan HADEP'li belediye başkanlarının serbest bırakılmasını istedi. "Baskılar bizi yıldıramaz", "Vur, vur inlesin; kurtlar, kuşlar dinlesin" sloganlarının atıldığı eyleme, KESK'e bağlı sendikalar, EMEP, HADEP ve ÖDP il yöneticileri destek verdi.
www.evrensel.net