ANAP, krize çanak tutmaya

ANAP, krize çanak tutmaya

   devam ediyor

ANAP, krize çanak tutmaya devam ediyor
ANAP Genel Başkan Yardımcısı Salih Yıldırım, "Kişilerin düşüncelerine ambargo koymak, düşüncelerini dayatmayla bir yerlere taşımak, liderlikle ilişkisi olan şeyler değildir" dedi. Yıldırım, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, bir gazetecinin, Başbakan Bülent Ecevit'in, partisinin grup toplantısında "liderlik" ile ilgili sözlerini anımsatarak, bu konudaki görüşlerini sorması üzerine şunları söyledi: "Bunu demokratlıkla ve özgür düşünceyle bağdaştırmam mümkün değildir. Liderliğin fonksiyonları, misyonları çok farklıdır. Kişilerin iradesini, düşüncesine dayatmayla baskı koymak değildir liderlik. Belki geçmişteki liderlik anlayışı buydu. Ama bugünkü demokratik ortamda liderliğin tanımı ve anlamı bu değil."
'Sorunumuz kimin seçileceği değil'
Yıldırım, partisinin cumhurbaşkanı seçimi konusunda "açık, net ve samimi olduğunu" iddia ederek, "Bizim sorunumuz kimin seçileceğiyle ilgili değildir. Biz sistemle, ilkeyle ilgiliyiz" dedi. Cumhurbaşkanı seçiminin açık oyla yapılması isteklerinin bunun bir göstergesi olduğunu anlatan Yıldırım, şöyle konuştu: "Bu konuda diğer partilerin yaklaşım tarzı, doğrusunu isterseniz bizim açımızdan biraz anlaşılmazdır. Belirli çevreler, sorun ve sıkıntının ANAP ile ilişkisi olduğu yönünde söylemde bulunuyorlar. Hayır, ANAP kurum içi demokrasinin en iyi işlediği partidir. Duygu ve düşüncelerini özgürce, iradeleriyle ortaya koyma yürekliliğini gösteren bir partidir. Bizim Sayın Demirel ile önemli hiçbir sorunumuz yoktur. Demirel'in uzun süren bir siyasi geçmişi vardır. ANAP'ın bu süreçte kendisiyle birlikte, belki aynı saflarda, belki karşı saflarda çalışmış arkadaşlarımız tabii ki olacaktır. Bunların bu süreçten olumlu ve olumsuz etkilenmeleri de beklenmelidir. Duygu ve düşüncelerini ortaya koymaları demokratlığın bir göstergesidir. Ancak bizim sistemi, ilkeyi ve devleti sıkıntıya sokabilecek hiçbir kişisel tasarrufumuz olmadı, bundan sonra da kimse bunu bizden beklemesin."
'Kişilere endekslenmeyelim'
Cumhurbaşkanlığı seçiminin, sadece bu makama bir kişinin taşınmasını içermediğini anlatan Yıldırım, şöyle devam etti. "Tabii ki, bunun siyasi istikrarla da ilişkisi olabilir. Ancak artık 21. yüzyıla girmiş, yeni bir milenyumda Türkiye'nin geleceğini kişilere endekslemekten kurtarmasını bilmesi gerekiyor. Bugün artık sorumluluğun ve müesseselerin kurumsallaşmasının farkına varmamız gerekir diye düşünüyorum. Bir sıkıntıyla karşılaşılacağı kanısında değilim. TBMM, bunu çok olgunlukla ve kendisine yakışır şekilde çözümleyecektir."
www.evrensel.net