'Gönüllü çalışma' değil zorunlu mesai

Çalışma Bakanlığı tarafından SSK hastanelerinde başlatılan "gönüllü çalışma" uygulaması tam bir aldatmaca

'Gönüllü çalışma' değil zorunlu mesai
Sinan İmrek
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın "SSK'ları daha verimli hale getirmek" için son keşfi, "gönüllü çalışma" uygulaması. Uygulama için İstanbul'da Eyüp, Okmeydanı, Kartal SSK hastaneleri pilot olarak seçildi. Fakat Eyüp SSK'da, çalışanların mücadelesi sonucu uygulama askıya alındı.
Çalışanların uygulamaya karşı tepkileri sürüyor. SES Genel Merkezi ve İstanbul Şubeleri, 'gönüllü çalışma' uygulamasını halka anlatmak amacıyla bildiri dağıtımı, basın açıklaması gibi faaliyetlerini sürdürüyor. Ayrıca, bu uygulamayla birlikte özelleştirmeye karşı tüm illerde 10 Mart'ta "Beyaz Yürüyüş" düzenlenecek.
'Gönüllü çalışma" uygulamasının, mesai saati sonrasında 17.00-20.00 arasında gerçekleştirilmesi öngörülüyor. Ancak amirin bu süreyi belli bir düzeye kadar yükseltebilme olanağı da var. Yani "gönüllü çalışma", aslında bir "zorunlu mesai" uygulaması. Uygulamanın sadece adının "gönüllü çalışma" olduğuna dikkat çeken SES Aksaray Şube Başkanı Songül Beydilli, "Genelgenin 14. maddesinde gerekli durumlarda, eğer gönüllü çıkmazsa, görevlendirme yaparak zorla çalıştırılabileceğine ilişkin bir hüküm de var. Öncellikle şunu belirtmek gerekiyor, bu genelge tümüyle hukuka ve yasal mevzuata aykırıdır. Çünkü amirin görevlendirme yetkisi ancak mesai saati içerisinde, bir yerden başka yere görevlendirme biçiminde olabilir. Oysa bu çalışma adı altında bahsedilen şey fazla mesaidir. Fazla mesai ise zorunlu değildir, isteğe bağlıdır" dedi.
Ek ödeme aldatmacası
Fazla mesai sırasında alınacak ücretin de net olmadığını belirten Beydilli, "Parça başı, iş başı ücretlendirme var. Bu ücretlendirmenin ek ödeme havuzundan sağlanacağı söyleniyor. Örneğin üç saat çalıştınız, bir hasta geldi, bu durumda bir hastadan ne kazanılmışsa o paylaştırılacak. Belki ilk başta cazip kılmak için, daha fazla para vermek için ek ödeme havuzundan para aktarılmaya çalışılacak. Bu ne zamana kadar verilecek, na kadar verilecek bu konuda hiçbir netlik yok. Üstelik hizmetli personelin nasıl ücretlendirileceğine yönelik de bir açıklama yok" diye anlattı.
Esnek çalışmanın adımı
Uygulamanın, IMF'nin Türkiye'ye dayattığı esnek çalışmanın sağlık alanındaki bir adımı olduğunu vurgulayan Songül Beydilli; mesai saatlerinin belirsizleştirilmesi, fazla mesainin zorunlu hale getirilmesi, parça başı ücretlendirme gibi yöntemlerle esnek çalışmanın hayata geçirildiğini söyledi. Genelgeye göre "gönüllü çalışma" sırasında SSK'lı olmayan hastaya da bakılmasının düşünüldüğünü, bunun sağlık çalışanlarının yükünü artıracağını dile getiren Beydilli, çalışanlar arasında da rekabet yaşanacağına dikkat çekti. Songül Beydilli, "Sağlık gibi bir konuda fazla para alma gibi bir bilince yönlendirirseniz, o zaman hastalara bakmada da zaman ayırmada da aksaklıklar ortaya çıkacaktır" dedi.
İkiyüzlülük
Uygulamanın başlatıldığı iller özellikle SSK'lı nüfusun yoğun olduğu büyük iller. Buralardaki hastanelerde ise personel sayısı zaten yetersiz. SES'in çabaları sonucu SSK'ya 18 bin 800 yeni kadro alınması kararlaştırıldı, ama Çalışma Bakanlığı bu personelin hemşire ve doktor kadrosunda yer alanların taşra kurumlarına dağıtılmasına karar verdi.
"Bir yandan eleman açığı nedeniyle kuyrukların yoğun olduğu illerde verimli çalışma adı altında mevcut personeli fazla çalışmaya zorluyorsunuz, diğer yandan SSK nüfusunun yüzde 70'ini barındıran illere personel vermiyorsunuz. Ve 'Verimli çalışmıyor, verimli çalıştıracağız' iddiasında bulunuyorsunuz" diyen Beydilli, bunun ikiyüzlülük olduğunu söyledi.
SSK'lılar zarar görecek
SSK'lıların, mesai saati dışında da işlemlerini yaptırabileceklerini düşünerek, bu uygulamayı cazip bulduklarını söyleyen Songül Beydilli, şöyle devam etti: "Ancak işlemlerini o saatler içerisinde de bitirmeleri mümkün değil, ilaç ve diğer işlemler için ertesi gün yine gelecekler. Ayrıca bu uygulama ile SSK'lıların çalışma saatleri içerisinde sevk alıp doktora çıkmaları engellenecek. Bunun ipuçlarını biz Sağlık Bakanlığı'nın hastanelerinde başlatılan vardiya sisteminde gördük. Genelge sistemine geçişten sonra, İstanbul Valisi kamu kurumlarına 'mesai saatleri içerisinde sevk vermeyin, mesai saatleri dışında da devlet hastaneleri çalışıyor' diye bir yazı gönderdi."
www.evrensel.net