Fotoğraf: Evrensel

ABD sonuçtan memnun

İran'da yapılan milletvekilliği seçimlerinde reformcu 23 Mayıs Cephesi ezici bir zafer kazandı.

ABD sonuçtan memnun
İran'da yapılan milletvekili seçimlerinin ardından oyların sayımı devam ederken, elde edilen ilk sonuçlar, Cumhurbaşkanı Muhammed Hatemi yanlısı "reformcu" kanatın oluşturulacak 6. Meclis'te büyük bir ağırlığa sahip olacağını gösteriyor. Ortaya çıkan tablo, başta ABD olmak üzere batılı emperyalistleri oldukça memnun etti.
Rubin: Dışa açılın
Reformcular aracılığıyla ülkenin ekonomik ve siyasi denetimini yeniden eline geçirmek isteyen ABD, seçim sonuçlarından memnun olduğunu açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü James Rubin, seçimlerin ilk sonuçlarından, İran halkının dış dünyayla daha yakın ilişki kurmak istediği sonucunun çıktığını belirtti.
Rubin, "Bütün göstergeler bu seçimin tarihi önemde olduğuna işaret ediyor. İran halkı, yanlış anlamaya imkan vermeyecek şekilde dış dünyayla daha fazla ilişki ve açıklık politikaları istediğini gösterdi. İran halkı, ayrıca kendisine daha fazla özgürlük sağlamaya yönelik uluslararası ilişkilerden yana tercih kullandı" dedi.
İsrail Başbakanı Ehud Barak da, reformcuların zaferinden memnun oludğunu gizlemedi. Barak, Tahran'ın antisiyonist politikasını terkedeceğine dair bir belirti görmek için henüz erken olduğunu da belirtti. Barak, İsrail'in "teröre destek verme" ve "nükleer silah edinme" politikalarının sürdüğünü de kaydetti.
ABD'nin bölgedeki en güçlü "müttefik"lerinden biri olan Türkiye de, sonuçlardan memnun olduğunu bildirdi. Dışişleri Bakanı İsmail Cem, "İran gibi güçlü bir uygarlığın, bizim çağdaş sistemimize benzer özellikleri benimsemesi Türkiye için çok önemli. Umarım bu eğilim devam eder" dedi.
Ürdün gazeteleri ise, "devrimin sonu, demokratikleşmenin başlangıcı ve daha açık bir İslami toplum" öngörülerinde bulundular.
İranlı reformcuların, ülkenin ekonomik ve siyasi sorunlarına getirdikleri çözümler, ülkenin emperyalistler ile her alanda bir "uzlaşma" dönemine girmesini gerektiriyor. Reformcular ekonomik sorunların çözümünü özelleştirme ve yabancı sermayenin ülkeye daha rahat girmesinde görürken, siyasette de "dışa açık ve uzlaşmacı bir İran" öngörüyorlar.
Financial Times yorumu
ABD ve diğer batılı emperyalistlerin, seçimlerin ardından İran ile ilişkilerini düzeltmek için çeşitli adımlar atacağı belirtiliyor. "Elit" iş çevrelerinin gazetesi Financial Times'ta yer alan başyazıda, "Batı'nın Hatemi'ye destek vermesi gerektiği" kaydedildi. Gazetenin dünkü sayısında yayınlanan başyazıda şöyle denildi: "Batılı hükümetler, ekonomik yeniden yapılanmayı teşvik edip çoktaraflı kurumlardan koşullu kredilerin verilmesini destekleyerek, Hatemi'ye destek verebilirler. ABD de yardımcı olmalı. Seçimler, Washington'un, İran'ın devrimci geçmişi üzerine yeni bir sayfa açtığını farketmesi için bir fırsat. ABD'deki dondurulmuş İran varlıklarını serbest bırakmak ve ekonomik ambargoya son vermek, 20 yıl önce sona eren diplomatik ilişkilerin yeniden kurulmasının yolunu açacaktır."
Reformcular yüzde 70'lerde
Öte yandan, geçen cuma günü yapılan birinci tur seçimlerin ardından devam eden sayımda, şimdiye kadar 290 milletvekilliğinden 187'si kesinleşti. Bu 187 sandalyeden 127'sini (yüzde 67.91) reformcuların aldığı ve reformcu 23 Mayıs Cephesi'nin oy oranının yüzde 70'lere, sandalye sayısının ise 150 civarına çıkacağı bildirildi.
En büyük reformcu partilerden İran İslami Katılım Cephesi'nin yayın organı "Müşareket" (Katılım) gazetesinin dünkü haberine göre, başkent Tahran dışındaki seçim çevrelerinde 187 milletvekilliğinden 127'sini (yüzde 67.91) reformcu 23 Mayıs Koalisyonu, 41'ini (yüzde 21.92) sağ kanat koalisyonu, 19'unu (yüzde 10.16) ise bağımsız adaylar aldı. Gazete, 187 milletvekilinin belirlendiği sandıklarda sayılan geçerli oyların ise yüzde 73,5'ini 23 Mayıs Cephesi'nin, yüzde 20'sini sağ kanadın, yüzde 6,5'ini ise bağımsızların aldığını belirtti. Müşareket, bu seçim çevrelerindeki 68 milletvekilliğinin de ikinci tur seçimlerle belirleneceğini yazdı.
Reformcular, İsfahan ve Masdad şehirlerindeki tüm milletvekilliklerini alırken, Şiraz'da ise beş milletvekilliğinden dördünü elde ettiler.
Ayrıca şimdiye kadar alınan bilgilere göre taşrada 57 milletvekilinin seçimi ikinci tura kaldı. Buna göre, 45 seçim çevresinde 114 aday bu 57 sandalye için 2. turda yarışacak.
Tahran belirleyici
Henüz başkent Tahran'da belirlenmeyen 30 milletvekiliği ve dini azınlıkların seçtiği 5 milletvekilliği de göz önüne alınırsa taşrada şu ana kadar 31 sandalye için sayımlar devam ediyor. 7 milyon seçmen ve 30 milletvekiline sahip olan başkentte reformcuların büyük bir farkla önde gittiği ve sonuçların kesinleşmesiyle birlikte, yeni meclisteki reformcu kanadın gücünü daha da artıracağı belirtiliyor.
Dini azınlıklar da, kendi aralarında yaptıkları seçimlerle, 5 milletvekilini belirlediler.
Alınan sonuçlara göre dini azınlıklar da İran genelindeki "reform" eğilimine uydular ve 5 milletvekilinin tamamını yeni adaylar arasından seçtiler.
Yahudiler Moris Mutemed, Zerdüştler Hüsrev Bedistani, Asuri ve Keldaniler Yunantin Betkeliya, Kuzey Ermenileri Leon Davidiyan, Güney Ermenileri ise Jerjit Abraniyan'ı meclise gönderdiler.
Temkinli de olsa, ekonomik ve siyasi yönden "Batı'ya açılma" politikası izlemek isteyen Hatemi yanlılarının zaferinin, ülke yönetiminde kilit mevkileri ellerinde tutan muhafazakârların gücünü zayıflatacağı belirtiliyor.
'Ünlü' mollalar kazanamadı
Reformcular zafer sarhoşluğu içinde görünürken, seçimler öncesinde devlet televizyonu, camiler ve dinsel kurumların olanaklarıyla propaganda yapan muhafazakâr cephe tam bir bozgun yaşıyor. İki cepheyi uzlaştırmaya soyunan eski cumhurbaşkanı Ali Ekber Haşimi Rafsancani, milletvekilliğini güçlükle kazanabildi. Rafsancani, kazananlar listesinde 33. sırada yer aldı.
Birçok tanınmış muhafazakâr da milletvekili seçilemedi. Bunlar arasında eski istihbarat bakanı Ali Fallahiyan, Ali Zadsar ve Ahmed Resul Nejad bulunuyor. Bazı reformcular, Fallahiyan'ın 1988'de Berlin'de 5 Kürdün ve 1992'de İranlı bir Kürt liderin öldürülmesinden sorumlu olduğunu ve yargılanması gerektiğini belirtiyorlar. Ali Zadsar ise, reformcu Kültür Bakanı Ataullah Muhacerani aleyhine soruşturma açılmasına önayak olmuştu. Resul Nejad da, eski İçişleri Bakanı Abdullah Nuri hakkında dava açılmasını sağlayan isim olarak biliniyordu. Cumhurbaşkanı Hatemi'ye en yakın isimlerden biri olan Abdullah Nuri, halen beş yıllık cezasını çekmek üzere cezaevinde bulunuyor. Nuri'ye, seçimlerin ardından dört günlük "aile ziyareti" izni verildi. Cezaevine atılan bir diğer reformcu olan eski Tahran belediye başkanı Gulamhüseyin Kerbaşçi de, "reform rüzgarı"nın etkisiyle affedilmişti.
Velayet sistemi ne olacak?
Muhafazakârların, aldıkları yenilginin etkisiyle yeni meclis ve cumhurbaşkanı tarafından gerçekleştirilecek bazı yeni düzenlemelere ses çıkarmayacağı, ancak dinsel kurumların devlet iktidarındaki ağırlığına karşı çıkılmasını "hoş karşılamayacakları" belirtiliyor. İran'da "Velayet-i Fıkıh" adını taşıyan ikili iktidar sisteminde, en küçük yerleşim birimlerine kadar örgütlü bulunan konseyler büyük önem taşıyor. Bu konseyler üzerinden yükselen Anayasayı Koruyucular Konseyi ile Uzmanlar Konseyi, meclis ve cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan düzenlemeleri denetleme ve reddetme yetkisine sahip. Ülkedeki en güçlü mevki ise, cumhurbaşkanının da üzerinde olan Ayetullah mevkisi. Koruyucular Konseyi tarafından seçilen Ayetullah ile halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı arasındaki iktidar savaşının, seçimlerden sonra daha da şiddetlenebileceği kaydediliyor.
www.evrensel.net