Emekçiler

Emekçiler 'Yeter Artık' dedi

Ankaralı 4000'e yakın işçi ve emekçi, EMEP'in düzenlediği "Yeter Artık" mitinginde sermayenin saldırılarına karşı ortak mücadele çağrısı yaptılar.

Emekçiler 'Yeter Artık' dedi
Emeğin Partisi'nin çağrısıyla alanlarda bir araya gelen işçi ve emekçiler, sermayenin saldırılarına karşı "Yeter Artık Söz Emekçinin" dediler. İşçi ve emekçiler, sermayenin saldırılarına karşı durmanın ortak mücadeleden geçtiği mesajını vererek, alanlarda birleşme çağrısı yaptılar.Toros sokakta saat 12.00'den itibaren sloganlar, alkışlar ve türküler eşliğinde toplanan EMEP'liler, TÜMTİS'li ambar işçilerini ve Genel-İş üyesi belediye işçilerini "İşçilerin birliği sermayeyi yenecek" sloganı ile karşıladılar.
DİSK'e bağlı Genel-İş Sendikası'nın Ankara'daki şubeleri, Mithatpaşa Caddesi'nden Toros Sokak'a kadar slogan ve alkışlarla yürüdü. 500-600 kişilik Genel-İş korteji, "IMF dayatmalarına, işten atmalara, özelleştirmeye, taşeronlaştırmaya, yoksullaştırmaya, çetelere karşı haydi mücadeleye" pankartını açarak, "Zam, zulüm, işkence, koalisyon bu işte", "İşçilerin birliği, sermayeyi yenecek" sloganlarını attılar. TÜMTİS Ankara Şubesi üyesi ambar işçileri de Necatibey Caddesi'ndeki şube binasından çocukları ve eşleriyle birlikte alkış ve sloganlarla Toros Sokak'a yürüdüler.
"İş, ekmek, özgürlük" pankartını açan ambar işçisi, "Ambar işçisi direnişin simgesi", "Eyleme eyleme geldik, sermayeyi mezara gömmeye geldik" sloganlarıyla mücadeledeki kararlılıklarını bir kez daha gösterdiler.
Saat 13.00'e doğru önde "Yeter Artık" yazılı pankartla yürüyüşe geçen ve yol boyunca katılımcı sayısı 4000'e yaklaşan kortej, "IMF bütçesine hayır", "Fabrikalar kalemiz, emeğin iktidarı hedefimiz", "Kahrolsun emperyalizm", "AB'ye hayır, kahrolsun emperyalizm", "Sefalet ücreti değil, emeğimizin karşılığı" yazılı pankartları taşıdılar.
Eylemde sık sık, "IMF defol, bu memleket bizim", "MAI, MIGA, tahkim, kahrolsun emperyalizm", "Faşizme ölüm, halka hürriyet", "OHAL'e hayır, Evrensel'e özgürlük" sloganları atıldı.
Yürüyüş ve miting boyunca "Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm" sloganını atan ve "Sınav sistemine hayır, AOBP kaldırılsın", "İş, bilim, özgürlük" pankartlarını açan, işçi, üniversiteli ve liseli gençler, eğitim haklarının, geleceklerinin ellerinden alınmasına karşı emekçilerle alanlarda mücadeleye hazır olduklarını gösterdiler. "Mezarda emeklilik değil sigorta, sendika, iş güvencesi" pankartıyla yürüyüş ve mitinge katılan konfeksiyon işçileri de örgütlü mücadele çağrısı yaptılar.
Arama noktasında arbede
Toros Sokak'tan başlayan ve Sıhhıye Köprüsü üzerinden yapılan yürüyüşün ardından sıkı bir aramanın ardından Abdi İpekçi Parkı'na gelindi. Sivil ve resmi polisin yığınak yaptığı mitingde, polisin arama noktasında Ulucanlar Davası Aile Komisyonu imzalı pankartı alınca arbede çıktı. Çevik kuvvete bağlı polislerin bir eylemciyi gözaltına alma çabası kitlenin tepkisi sonucu başarısız oldu.
EMEP Ankara İl Başkanı İbrahim Akkaya, emekçilerin tarihin en azgın saldırılarıyla yüz yüze olduğunu söyleyerek, "Bizlerin oylarıyla başa geçen koalisyon, verdikleri vaatlerin yerine sermayenin isteklerini yerine getiriyor" dedi. Emekçilerin özelleştirmenin ne anlama geldiğini anladığını belirten Akkaya, özelleştirme ile ulusal kaynaklarımızın yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekilmesine izin verilmemesi gerektiğini vurguladı. Akkaya, özelleştirmeye karşı direnişteki işçilerin yanında olduklarını ifade ederek, EGO işçisinin özelleştirmenin işten atma anlamına geldiğini yaşayarak gördüğünü hatırlattı.
Çözüm emekçilerde
"Sorunlara karşı emekçilerin gücüne inanmayanlar, çözümü emperyalistler ve işbirlikçilerinden bekliyorlar. Gücümüzü birleştirip alanlara çıkmaktan başka çaremiz yok. Çözüm işçi ve emekçilerin birleşik gücünde. Alanlara çıkıp sesimizi yükseltelim" diye konuşan Akkaya, yeni kurtarıcılar peşinde koşulduğu takdirde çözümsüzlükle karşı karşıya kalınacağına dikkat çekti.
"TÜMTİS işçisi direnişin simgesi", "İşçiler partiye, parti iktidara" sloganları ile kürsüye gelen TÜMTİS Ankara Şube Başkanı Nurettin Kılıçdoğan ise, son sözü direnişte, alanlarda söylediklerini belirterek, sermayenin ihanet yasalarını gece yarılarına kadar çalışıp geçirdiğini, emekçilerin de gücünü göstermesi gerektiğini ifade etti.
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Memet Kılınçarslan, demokrasi söylemlerinin en fazla dillendirildiği bir dönemde halkın seçtiği HADEP'li belediye başkanlarının gözaltına alındığını, gazetemiz Evrensel'in 10 gün kapatma cezası aldığını hatırlattı. Kılınçarslan, avukatların üzerlerinin cezaevlerine girişte aranmasını kınayarak verdikleri mücadeleyi desteklediklerini söyledi. "Devlet insan haklarından söz ediyor, ancak cezaevlerinde katliamlar düzenliyor, çeteleri besliyor" diyen Kılıçarslan, köylünün malına el konduğunu, işçi ve emekçilere destek verildiği gibi köylüye de destek verilmesi gerektiğini kaydetti. DİSK Ankara Temsilcisi Tayfun Görgün ise küreselleşme adı altında yapılan zamlarla halkın ekmeğinin küçültüldüğünü ifade ederek, bu vahşetin sadece IMF ve DB direktifleri ile ülkeyi yöneten hükümet tarafından değil, yerel yönetimler tarafından uygulandığını belirtti.
EGO işçisi Yusuf Sağlık, Susurluk'la, yağmayla, çetelere özgürlük verenlerle, bankaları kurtaranlarla, sosyal güvenliği yok edenlere karşı yanıt vermek için birlikte mücadele edilmesi gerektiğini söyledi. Tüm Bel-Sen Ankara Şube EGO Temsilcisi Orhan Bilici de, Gökçek'in EGO'ya 720 milyar borcu olduğunu, bu borcun ödenmesi için işçilerin işten çıkarıldığını dile getirdi.
www.evrensel.net