DGD tarıma büyük bir darbe vuracak

DGD tarıma büyük bir darbe vuracak

Çukobirlik eski müfettişi Abbas Bilgili, hükümetin "tarım reformu" çerçevesinde getirmeye çalıştığı Doğrudan Gelir Desteği'nin Meksika'da iflas ettiğini belirterek, Türkiye tarımını da aynı kaderin beklediğini söyledi.

DGD tarıma büyük bir darbe vuracak
Halil İmrek
Çukobirlik eski müfettişlerinden Avukat Abbas Bilgili, hükümetin hazırladığı "tarım reformu"nun, desteklemenin kaldırılmasına yönelik olduğuna dikkati çekerek, üreticilerin topraklandırılmasını içirmeyen bir programın "reform" olamayacağını vurguladı. Bilgili, "Doğa koşullarının etkisinde bulunan tarımın mutlaka desteklenmesi gerekir" dedi. Doğrudan Gelir Desteği (DGD)'nin de Meksika'da 1994 yılında uygulandığını hatırlatan Bilgili, sistemin oradaki tarımı bitirdiğine dikkati çekti.
'Tarım reformu yapılmadı'
Çukobirlik'te müfettişlik ve yöneticilik yapmış olan Avukat Abbas Bilgili şu ana kadar Türkiye'de köklü bir "tarım reformu" yapılmadığını belirterek, tarım reformunun esas olarak toprak reformunun, yani üreticilerin topraklandırmasını içine alacak şekilde yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. IMF ve Dünya Bankası dayatması ile imzalanan stand-by anlaşmasında, tarımsal destekleme politikalarında ciddi değişikliklerin sinyallerinin görüldüğünü ifade eden Bilgili, niyet mektubunda destek sisteminin değiştirilmesi, sübvansiyonların azaltılması, ürün alım fiyatları artış oranının hedeflenen enflasyon ile sınırlandırılması ve sübvansiyonlu kredi uygulanmasına son verilmesi gibi hususların yer aldığını hatırlattı. Bu istemler doğrultusunda bir "reform"un gündeme geldiğine dikkat çeken Bilgili, bunun gerçek anlamda bir "reform" olamayacağının altını çizdi.
Niyet mektubunda; reform programının amacının, "Var olan destekleme politikalarını safhalar halinde kaldırmak ve Doğrudan Gelir Desteği (DGD)'ne geçmek" olduğunu hatırlatan Bilgili, "Doğrudan Gelir Desteği sistemi için önemli altyapı koşullarından biri olan kayıt veri tabanının oluşturulması için; Adıyaman, Polatlı, Antalya ve Trabzon'dan ortalama 1000 çiftçinin bulunduğu pilot bölgeler oluşturulacak. Burda üreticiye verilecek ödemelerin tapuya bağlı arazi üzerinden, dekar başına 3-5 dolar arasında olacağı tahmin ediliyor. Kayıt sistemi (veri tabanı) oluşturulduktan sonra DGD sisteminin 2002 yılında ülke geneline yaygınlaştırılması düşünülüyor" diye konuştu.
'Küçük üreticiye ulaşmaz'
Türkiye'deki yoğun tarım kesimi ve karmaşık toprak mülkiyeti göz önünde bulundurulduğunda, DGD'nin esas gitmesi gereken küçük üreticiye ulaşamayacağına dikkati çeken Bilgili, bu uygulamanın da tarımı geliştirmede çözüm olamayacağını sözlerine ekledi. Sistemin yozlaştığını, uygulamaların politik amaçlı kullanıldığını belirten Bilgili, mevcut yapıyla DGD'nin küçük üreticinin derdine derman olmayacağını kaydetti.
'Büyükler alacak'
Türkiye'de birçok üretimin kiracı olarak yapıldığını, özellikle küçük üreticilerin hazine arazilerini kiraladığını ve bunların DGD'den faydalanamayacağını belirten Bilgili, esas olarak büyük çiftçilerin bu destekleri alacağını ifade etti.
www.evrensel.net