Yerin dibinde eğitim çilesi

Yerin dibinde eğitim çilesi

İstanbul'daki Kurtuluş Lisesi'nde, güneş görmeyen, oldukça sağlıksız bir sınıfta ders yapılırken, Süper Lise Bölümü öğrencileri bu uygulamanın dışında tutuluyor.

Yerin dibinde eğitim çilesi
Rojda İldan
İstanbul'un göbeğindeki Kurtuluş Lisesi'nde öğrenciler, dönüşümlü olarak "yerin dibi"nde ders işlediklerini söylüyorlar. Türkçe-matematik ve sosyal bölüme devam edenlerin, güneş görmeyen bu sınıflarda ikişer ya da üçer ay dönüşümlü olarak ders işlediğini belirten öğrenciler, 'süper lise' ve fen bölümü öğrencilerinin bu uygulamanın dışında tutulmasından ve okulda ayrımcılık yapılmasından yakınıyorlar.
Okulda, süper lise bölümüne devam edebilmek için gerekli puanı tutturamayan öğrencilerin, para vererek bu bölüme geçebildikleri de, dile getirilen iddialar arasında. İddiayı gündeme getiren öğrenciler, konuyu müdür yardımcısıyla görüştüklerini, ancak bir sonuç alamadıklarını da ifade ediyorlar.
Sınıf pislik içinde
Şişli'deki Kurtuluş Lisesi'nde öğrenciler, öğrenci fazlalığı ve derslik yokluğu gerekçeleriyle depoya benzettikleri bir sınıfta öğrenim gördüklerini iddia ettiler. İsimlerinin açıklanmaması ve fotoğraflarının çekilmemesi kaydıyla gazetemize açıklamalarda bulunan öğrenciler, bu sınıfın güneş görmediğini, hiç temizlenmediğini, sıraların üzerinde böceklerin bulunduğunu söyleyerek, oldukça sağlıksız koşullarda öğrenim gördüklerini vurguladılar. Sınıfın, yerin bir kat dibinde olduğunu açıklayan öğrenciler, aynı katta bir de laboratuvar olduğunu, ancak bu laboratuvarın hiç kullanılmadığını belirterek, şunları söylediler: "İki yıldır bu okuldayız ancak ilk defa bu sınıfı görüyoruz. Bu kadar kötü olduğunu bilmiyorduk; çok kötü ve pislik içinde, hiç temizlenmiyor. İçerde kalorifer böcekleri dolaşıyor. Güneş yüzü görmeyen bu sınıfta nasıl ders işlenir."
Süper liseyle ilgili iddialar
Bodrum katındaki bu dersliğe sadece sosyal ve Türkçe-matematik bölümü sınıflarının alındığını kaydeden öğrenciler, "Bodrum katındaki dersliğe gelen sınıflar belli periyotlarla değiştiriliyor. Okullar açıldığında ilk üç ay TM-B sınıfı burada ders işledi, ardından iki ay kadar 2 TM-A sınıfı bu kata taşındı. Şimdi ise 3 TM-A sınıfı bu derslikte öğrenim görüyor" diye konuştular. Süper lise ve fen bölümü sınıflarının hiç aşağıya indirilmediğini vurgulayan öğrenciler, "Biz bu bölümlerin neden hiç aşağıya alınmadığını sorduğumuzda, onların video eğitimi aldığı söylendi. Halbuki sadece hazırlık sınıfları video eğitimi alıyor. Okulda açıkça ayrımcılık yapılıyor" görüşünü dile getirdiler.
Çözüm üretilmiyor
Öğrenciler, bu şikâyetlerini öğretmenlerine ilettiklerini, ancak deprem bölgesi kastedilerek, "Okuyacak sınıf bulmuşsunuz daha ne istiyorsunuz. Bahane aramayın, okumak isteyen her yerde okur. Süper lise ve fen bölümü öğencilerinin neden hiç aşağı kata indirilmediği konusuna ise biz karışamayız" yanıtını aldıklarını belirttiler. Okuldaki müdür yardımcılarıyla da görüştüklerini söyleyen öğrenciler, "Bizim yapabileceğimiz bir şey yok, biz de farkındayız o sınıfta ders işlenemeyeceğinin, ama maalesef biz de buna mahkûmuz" şeklinde bir tepkiyle karşılaştıklarını söylediler. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Tutuklular savunma yapmayacak
Türkiye Barolar Birliği'nin çeşitli eylemlerle protesto etmeye hazırlandığı Cezaevi Protokolü'ne tepkiler devam ediyor. Siyasi tutuklular, protokolün iptali talebiyle, bundan sonra mahkemelerde savunma yapmama kararı aldılar. İHD ve Halkın Hukuk Bürosu da protokole tepki gösterdi.
Sağmalcılar Cezaevi'ndeki TDKP, TKEP, Devrimci Yol ve PKK davası tutukluları, Cezaevi Protokolü'nün iptal edilmesi talebiyle mahkemede savunma yapmayacaklarını ve avukatlarıyla sağlıklı görüşme yapana kadar duruşmaların ertelenmesini isteyeceklerini açıkladılar. TDKP, TKEP, Devrimci Yol ve PKK davası tutukluları adına Emin Gökturna, Şükrü Töre, Esral Karagöz ve Sadrettin Aydınlık yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Cezaevi Protokolü'nün, saldırı amacı taşıdığı gibi aynı zamanda cezaevlerinde karışıklıklar ve provokasyon çıkartmaya yönelik olduğu belirtilerek, "Sağmalcılar Cezaevi'nde bulunan 170 devrimci, yurtsever tutuklular ve hükümlüler olarak 17 Ocak 2000 tarihli genelgenin dayatmalarına, saldırılarına boyun eğmeyeceğiz ve yine bu genelgenin provokasyon yaratmasına ve olay çıkartmasına izin vermeyeceğiz" denildi.
Barolar Birliği'nin aldığı karaları benimsediklerini kaydeden tutuklular, ailelerinin de bu genelge ile kendilerine dayatılan ve insani değerleri rencide ederek ayaklar altına alan dayatmalara, yasaklamalara, aramalara karşı sessiz kalmamalarını, en demokratik ve meşru haklarını kullanmalarını, gerekli girişimlerde bulunmalarını ve tavır almalarını istediler.
İHD İstanbul Şubesi, Adalet Bakanı Türk'ün savunma makamına yönelik ağır suçlamalarının kendi adalet anlayışını yansıttığı belirtilerek, "Bizler insan hakları savunucuları olarak, tüm kamuoyunu Adalet Bakanı'na tepki göstermeye, savunmayı savunmaya çağırıyoruz. Adalet Bakanı, vakit geçirmeden suçladığı avukatlardan özür dilemeli ve derhal istifa etmelidir" denildi. Halkın Hukuk Bürosu'ndan yapılan açıklamada da, Adalet Bakanı'nın bile savunamadığı bir genelge yayımlandığı ifade edilerek, "Biz, avukatlara getirilen hiçbir dayatmayı kabul etmeyecegiz. Savunmanın bağımsızlığını, hukukun üstünlüğünü her koşulda savunacağız. Hapishanelerde düşüncelerinden dolayı tutuklu bulunan müvekkillerimizin yanında olacağız" denildi.
www.evrensel.net