İstanbul'da eylem hazırlığı

Türk-İş'in hükümetten bekleme tavrına son vermesini isteyen şube başkanları, sürekli eylem yapmadan sonuç almanın mümkün olmadığını belirtti.

İstanbul'da eylem hazırlığı
Türk-İş'in Başkanlar Kurulu kararlarının beklentilerini karşılamadığını belirten şube başkanları, "bekleme" ve "erteleme" tavrına tepki gösterdiler. Kazanımlar elde edilebilmesi ve mevcut hakların korunabilmesi için sürekli ve sonuç alıcı eylem yapılması gerektiğini vurgulayan şube başkanları, "Kaybedecek bir şeyimiz kalmadı" dediler. Önümüzdeki günlerde başta İstanbul olmak üzere, hareketin yerel düzeyde başlayarak yayılması bekleniyor.
Hükümet ortaklarından ANAP'ın lideri Mesut Yılmaz'ın "Bu kararları alacağız, gerekirse sokağa bile çıkmayacağız" dediğini hatırlatan TÜMTİS Ankara Şube Başkanı Nurettin Kılıçdoğan, "Türk-İş'in en azından buna uygun davranması, Mesut Yılmaz ve iktidar ortaklarını sokağa çıkarmaması gerekiyor. Başkanlar Kurulu toplandı, yine hiçbir karar almadan dağıldı. Oysa bizim, gece yarısı çıkarılan saldırı yasaları geri alınana kadar sürekli eylemleri gündeme getirmemiz gerekiyor" dedi. Yaptırım gücü olmadıktan sonra Kızılay'a 500 bin kişiyi yığmanın önemli olmadığını söyleyen Kılıçdoğan, haklar alınana kadar Kızılay'da oturmak gerektiğini dile getirdi.
Komisyon oluştursan ne olacak?
Türk-İş'ten Emek Platformu'nu tüm canlılığıyla harekete geçirmesini beklediklerini, ancak bir ay süreyle ertelenen Başkanlar Kurulu'ndan hiçbir şey çıkmadığını belirten Harb-İş Ankara Şube Başkanı Mehmet Çelik, şöyle devam etti: "Komisyon oluşturulacakmış... Adam kararını almış, uyguluyor sen komisyon oluştursan ne olacak? Ciddi anlamda sürekli eylemlilik kararı alınması, emek cephesinin tek yumruk olması gerekiyor. Artık yerli sermaye değil, uluslararası sermayenin de saldırısı söz konusu. Meclis'in egemenliği ne hale gelmiş ortada. Buna karşı ciddi bir eylem kararının alınıp uygulanması gerekiyor."
TGS Ankara Şube Başkanı Bekir Daşçı da Türk-İş'in uzlaşmacı tavrının yeni hak kazanımları elde etmek bir yana mevcut olanların korunmasında bile etkili olamadığının görüldüğünü ifade ederek, "Sonuca ulaşılması için daha direngen, kitleleri mücadeleye sürükleyen bir tavır içine girmek gerekiyor. Bunun için, bu süreçte Türk-İş'in ve bağlı sendikaların işçilerle arasındaki üyelik bağını, sendikacılık bağını yeniden yorumlaması ve tartışması lazım. Bunun ikili görev olarak alırsa başarıya ulaşma şansı var" diye konuştu. Diğer emek örgütlerinin de mücadeleye seferber edilmesi gerektiğini belirten Daşçı, sadece parasal kazanımlara yönelik saldırılara değil, günlük hayata yönelik saldırılara karşı da tavır alınmasını istedi.
Kaybedecek şeyimiz yok
"Bir yandan yoğun saldırılar var, çıkarılan yasalarla, özelleştirmelerle, kıdem tazminatlarımıza göz dikerek bizi yok etmeye çalışıyorlar. Artık gidecek yerimiz kalmadı, önümüz tıkandı, kaybedecek bir şeyimiz kalmadı" diyen Petrol-İş Ankara Şube Mali Sekreteri Ömer Faruk Nas, bu konuda Türk-İş'ten çok şey beklediklerine, ama diğer taraftan kendilerinin de bir araya bile gelemediklerine dikkat çekti.
Haber-İş İstanbul Anadolu Yakası Şube Başkanı Yahya Memiş de Türk-İş Başkanlar Kurulu sonuç bildirgesini değerlendirirken, "Hükümete üstü kapalı tehditlerle bir şeyler yaptırma anlayışı var. Açık ve net bir şekilde tavırlarını ortaya koyabilmiş değiller" diyerek, radikal kararlar alarak harekete geçilmesini istedi.
İstanbul hareketleniyor
Türk-İş'in, 150 maddelik kararlar aldığı son genel kurulunun üzerinden üç ay geçtiğini, ancak Türk-İş'te yaprak bile kımıldamadığını ifade eden Haber-İş İstanbul 1 No'lu Şube Başkanı Levent Dokuyucu, Başkanlar Kurulu toplantının sonuçları ile de işçi sınıfının acil sorunları için bir şey yapmayacağını gösterdiğini söyledi. "Bu anlayışı benimsemiyoruz diyen genel merkezler ve şubeler bir araya gelerek mücadeleyi başlatmalıdır" dedi. İstanbul'daki 10 genel merkezden 8'inin bunu ifade ettiğini belirten Dokuyucu, şunları söyledi: "Sosyal güvenlik kurumlarının tasfiyesine karşı gösterilen hareketliliğin gösterilmesi gerekiyor. Biz İstanbul'da böyle bir çıkışı salı günü Gazeteciler Cemiyeti'nde yapacağımız ortak Temsilciler Kurulu ile başlatmayı düşünüyoruz. İşçilerin yaşadığı sorunları kendi sorunları olarak kabul eden bütün sendika şubelerini bu toplantıya davet ediyoruz."
Basın-İş İstanbul Şube Başkanı Kenan Kaya ise "Türk-İş Başkanlar Kurulu sonuç bildirgesi işçilere, tıpkı ilkokul çocuklarına söyler gibi, 'Ali topu at', 'Ali topu tut' deniyor. Çünkü olağanüstü bir dönemde rutin ifadeler yer alıyor" diye konuştu. Sermayenin saldırılarına karşı eylem kararlarının çıkmasını beklerken toplantının Başbakan'a yazılacak bir mektupla bittiğini söyleyen Kaya, kendilerinin alanlarda birlikte olabilecekleri bütün şubelerle Temsilciler Kurulu toplantısı yapacaklarını ve bir eylem çizgisi ortaya koyacaklarını bildirdi.
www.evrensel.net