AKP’nin çözümü Çemişgezek’te

AKP’nin çözümü Çemişgezek’te

Dersim’e bağlı Çemişgek ilçesine doğru yol alıyoruz. Toplu mezarların daha doğrusu katliam mezarlarının açılacağı için katliamda çocuklarını kaybeden ailelerle birlikte Dersim merkezden yola koyuluyoruz.Sonunda kazıların yapılacağı yere varıyoruz. Çemişgezek merkez jandarma karakolunun üst tarafındayız. Tel örg&

Hüseyin Tunç

Sonunda kazıların yapılacağı yere varıyoruz. Çemişgezek merkez jandarma karakolunun üst tarafındayız. Tel örgülerin altında dağ köylerine giden yolun sağlı -sollu yanında yaklaşık dört-beş dönüm alana yayılmış parça parça tarlaların içinde insan kemiklerini arıyoruz!
Orada gömülü olduğu düşünülen 58 gerillanın, tam olarak nerede olduğunu bilen yok (Aslında karakolda krokiler var, daha önce çocuklarını oradan alan tanık aileler, askeri yetkililerin elinde kroki olduğunu ve kendilerine o krokiyle tarif edip verdiklerini söylüyorlar).  Çemişgezek en sıcak günlerini yaşıyor. Kavurucu sıcak, toz toprakla bir araya gelince nefes almak bile güçleşiyor. Ekinlerinin yeni biçildiği tarlanın ortasında polis bariyer kurmuş aileleri ve diğer katılımcıları kazı alanının 500 metre gerisinde tutuyor. “Katiller halka hesap verecek” “Şehit na mırın” sloganlarımız savcıların bulunduğu yere gayet net ulaşıyor.
Uzaktan görebildiğimiz kadar 15-20 kişilik kazı ekibi her biri bir köşeyi kazıyor, ancak herhangi bir bulgu yok. Kazı yerlerinin biraz ilersinde  ağaçlık alanın altında gölgede protokolde kaymakam, savcılar ve CHP milletvekili Hüseyin Aygün oturuyorlar… Saatler ilerledikçe sinirler geriliyor ve savcılık iş makineleriyle kazıya devam edeceğini söylüyor. Bunun üzerine aileler ve avukatları alanı terk ederek bu insanlık dışı uygulamayı protesto ediyor. Daha önce önünde basın açıklaması yaptığımız ve oradaki kaynakların bize işaret ettiği yere ısrarla söylememize rağmen savcıları ve heyeti bir türlü getiremedik. Sürekli CHP’lilerin yönlendirmesiyle “şurada mı? burada mı?”diye oradan oraya kazı yapıldı. En son bizler kendi inisiyatifimizi kullanarak kazdığımız yerden kemikler çıkınca heyet o bölgede kazıya karar verdi ve tarlanın kazılmasına başlandı. Kazmayı vurduğumuz yerden kimi yarım metre kimi bir metre derinlikte rasgele gömülmüş insan kemikleri çıkıyor, “ölüm tarlalarından” toplanan kemikler ayrı ayrı torbalara dolduruldu. Sanki tarih öncesi bir dönemde yaşanmış gibi, sanki topladıklarımız insan kemikleri değilmiş gibi, sanki bu vahşetin bir sorumlusu yokmuş gibi... Devletin savcısı, polisi, askeri, milletvekili öyle kurnazca sırıtarak bakıyorlardı. Oysa aradığımız insan ...
Bulunduğumuz alanda 1997 ve öncesinde bölgede vurulan 58 gerilla gömülüydü. Biz,14, kimine göre de 15 kişiye ait kemikleri bulabilmiştik. Avukatlarımız, “teknik donanımın oldukça eksik olduğunu ve bu prosedürün tamamlanmadığını dolayısıyla ilkel koşullarda aramanın insan onurunu zedelediğini” söyleyerek aramanın bu koşulların sağlanması için ertelenmesini talep ettiler. Ve ertelendi.
Başbakan ve AKP savaş naraları atıyor; “Bıçak kemiğe dayandı” diyor. Kan istiyorlar.
Başbakan ve AKP önce Çemişgezek’teki ve Bölge’nin dört bir yanındaki ölüm tarlaları, kuyuları binlerce yurtsever Kürt gencini yutan asit kuyularına baksın! Kürt halkı için de O tarlalardan ve kuyulardan öteye de yol yok bunu da bilsinler…

*EMEP Dersim İl Başkanı

www.evrensel.net