Gerçek Amerika!

Gerçek Amerika!

2 milyon tutuklu, göçmenleri kurşun yağmuruna tutan ırkçı polisler ve kendi öldürülme biçimini seçebilme özgürlüğü. İşte gerçek Amerika.

Gerçek Amerika!
ABD'de seçim kampanyaları bir şenlik havasında ilerliyor ve başkan adayları meydanlarda refah ve demokrasi nutukları atarken, ülke çapındaki cezaevlerinde tutulan insan sayısı 2 milyonu aştı. İdam yanlısı söylemleri ile tanınan Cumhuriyetçi aday John McCain'in kamuoyu araştırmalarında beklenenin üzerinde bir seviyede görünmesi, diğer adayların da idam konusundaki tavırlarını sertleştirmelerine yol açtı. İnfaz edilen idam cezalarının sayısının giderek artığı ülkede, ırkçı uygulamaların ve cinnet vakalarının da arkası kesilmiyor.
Tutuklu sayısı artıyor
Adalet Politikası Enstitüsü isimli kuruluş tarafından hazırlanan bir raporda, demir parmaklıkların arkasında tutulan 2 milyon kişinin 1.2 milyonu eyalet hapisanelerinde, 645 bini vilayet hapisanelerinde ve 145 bini de federal cezaevlerinde. Tutukluluğa alternatif ceza yöntemleri üzerinde araştırmalar yapan kuruluşa göre, bu rakam ABD için yeni bir rekor anlamına geliyor. Kuruluşun idari yöneticisi Vincent Schiraldi, tutuklu sayısındaki artış oranının nüfus artışı oranının çok üzerinde olduğuna dikkat çekiyor. 1990 yılında ABD cezaevlerinde 1 milyon kişi vardı.
ABD Adalet Bakanlığı verilerine göre her 100 bin ABD'liden 461'i en az bir yıllık bir ceza çekmek üzere hapishanede. California Cezaevi ülkenin en kalabalık cezaevi. Her 100 bin kişiden 736'sının tutuklu olduğu Louisiana ise, mahkûm oranının en yüksek olduğu eyalet. Mahkemelerde de aşırı bir yığılma yaşandığı belirtiliyor. Rakamlar, cezaevlerindeki insan sayısının bundan sonra da artmaya devam edeceğini gösteriyor.
Modern kölelik
ABD cezaevleri denince ilk akla gelen olgulardan biri de siyah-beyaz ayrımıdır. Cezaevlerindeki siyah sayısı beyazların yedi katı. Üstelik resmi rakamlara göre ABD'deki siyahların toplam nüfusa oranları sadece yüzde 13. Avukatlar bu durumu bir tür "modern kölelik" olarak niteliyorlar.
41 kurşun sıkmışlardı
Polisin zenci ve göçmenlere yönelik saldırıları da, ırk ayrımının sona erdiği yolundaki iddiaların gerçeği yansıtmadığını gösteriyor. En son Amadou Diallo isimli Afrikalı bir göçmeni 19 kurşunla öldüren polisler, Afrikalı göçmen Amadou Diallo'yu 19 kurşunla delik deşik ederek öldüren New York'lu sivil polisler, mahkemede Diallo'nun cüzdanını silah sandıklarını ileri sürdüler. New York'lu sivil polisler, paniğe kapıldıklarını ve Diallo'yu kurşun yağmuruna tuttuklarını ileri sürdüler. Olayla ilgili dava New York eyaletinin başkenti Albany'de yapıldı. Son duruşmada kendi savunmasını yapan ve adı olaya karışan 4 polisten biri olan Komiser Sean Carroll, mahkeme huzurunda gözyaşı döktü ve yaptıkları hatayı anladıktan sonra "Sakın ölme, sakın ölme. Nefes almaya devam et" diye bağırdığını söyledi. İfade sırasında öldürülen sokak satıcısı Amadou Diallo'nun annesi ile komiserin eşinin de ağladıkları dikkat çekti. Polisler Diallo'ya toplam 41 el ateş etmişti.
Özgürlükler ülkesi!
Öte yandan, ABD'nin Florida eyaletinde idam mahkûmlarına, "kendi ölüm şekillerini seçebilme hakkı" veren yeni kanunun çıkmasından sonra, eyaletteki 366 idam mahkûmunun üçte ikisinin, iğne ile ölümü tercih ettikleri bildirildi. Diğer mahkûmların da cezalarının infazı ile ilgili kararın kesinleşmesinden sonraki 30 gün içinde seçimlerini bildirmeleri gerektiği belirtildi.
Florida'da geçen yıl bir idam mahkûmunun elektrikli sandalyeden çıkan alevler içinde acı çekerek can vermesi, bu konuda tartışmalara yol açmıştı.
www.evrensel.net