Tuna Nehri NATO kurbanı

Tuna Nehri NATO kurbanı

Tuna Nehri, birkaç gün önce, Tisza Nehri'ne sızan siyanürlü atık suyun hızlı ilerleyişiyle gündeme geldi. Zehir artık Tuna'ya ulaşmıştı ve gözler ona çevrildi. Oysa ki Tuna'nın dramı yaklaşık bir yıl kadar önce NATO uçakları nehir üzerindeki köprüleri bombalarken başlamıştı.

Tuna Nehri NATO kurbanı
Kosova operasyonu sırasında üç tane köprüsü NATO tarafından bombalanmış olan Sırp şehri Novi Sad'ın 800 kilometre ötesindeki Tuna Nehri limanındayız. Geride kalan enkaz Avrupa'nın bu en uzun su yolundaki denizciliği durdurmuş. Galati sakinlerinin çoğu, o bombalar başlarının ortasına da düşmüş olabileceği için, bu ekonomik yıkıma karşın yine de kendilerini kurtulmuş sayıyorlar.
Savaşın unutulan bedelleri
Savaşın bitmesinden sekiz ay sonra, Tuna Nehri, Sırbistan'ın içinden geçen kolunun içinde hapsolmuş ve nehir yatağını doldurmuş olan çelik ve betonla tıkanmış durumda. Batı, Kosova'nın 'istikrarı' ve yeniden kurulması için onmilyonlarca dolar akıtırken, 10 ülkenin içinden geçen bu geniş ve derin nehrin kıyısındaki insanlar savaşın en kolay unutulmuş bedelleri ile birlikte yaşamaya mahkûmlar.
Tuna üzerinde yapılan ticaret çökmüş, sosyal masraflar artıyor ve yıkılmış köprüler Kuzey Sırbistan ve Güney Macaristan'da bir su taşması felaketine yol açabilir. Ekonomik etkiler Bulgaristan'dan Almanya'ya kadar birçok yerde hissedildi, ama hiçbir yerde 2400 kilometrelik ve gemilerin yüzebileceği kadar derin olan nehirde en büyük mavna ve römorkör filosuna sahip olan Romanya'da hissedildiği kadar değil. Tıkanmanın sonucunda, geçimini Tuna'dan kazanan ve Romanya'nın yüzde seksenini oluşturan insanların tümü ekmek kapısını yitirirken, birçoğu yeni ve özel girişimler olan 23 gemicilik şirketi de iflasın eşiğinde. Romanya Dışişleri Bakanı Petre Roman'ın açıklamasına göre, Tuna Nehri trajedisinin, ekonomisi zaten batmış olan ülkeye verdiği zarar geçtiğimiz yıl yaklaşık 800 milyon dolardı.
"Herkes NATO'yu suçluyor"
NATO'ya lojistik destek vermeyi kabul etmiş ama bombalama konusunda hayli kuşkulu olmuş Romanyalıların duydukları öfke giderek çaresizliğe dönüşüyor. Römorkör memuru olan ve yedi ay önce işini kaybeden 33 yaşındaki Silviu Grigorescu, şu anda aylık 40 dolar olan işsizlik sigortasıyla geçinmeye çalışıyor ve geçtiğimiz hafta karısına ve çocuklarına bir şeyler alabilmek için nikâh yüzüğünü rehineciye bırakmış. "İnanılmaz bir hoşnutsuzluk var ve herkes NATO'yu suçluyor" diyor Grigorescu.
Aslında, bu konuyla ilgili son derece mantıklı bir teori var; ittifak, köprüleri Yugoslav ordusunu durdurmak için değil de Güneydoğu Avrupa'yı zedelemek ve Avrupa'daki diğer önemli ticaret nehri olan Ren'i Batı Avrupa'nın çıkarı doğrultusunda desteklemek için bombalamıştı. Gemicilik endüstrisi Romanya hükümetinden çok küçük miktarda bir tazminat alabildi. Bu endüstrinin NATO'ya gönderdiği bir mektup da yanıtsız kaldı.
Bükreş, bir yandan nehrin yeniden ticarete açılmasını isterken, bir diğer yandan da ittifaka katılmaya duydukları büyük heves nedeniyle nehrin kapanması konusunda NATO'yu suçlamaktan kaçınıyor. Yine de, komplo teorileri, nehrin ağzındaki bu limanı kaplayan kış günü sisi gibi çöküyor dört bir yana.
Nehir sularına batan ekmek kapısı
Gemi İşletmecileri ve Nehir Operatörleri Birliği Başkanı Mircea Toader, yıkılmış köprünün nehrin içine V şeklinde çöktüğünü gösteren fotoğrafları gösteriyor. "Sanırım, Batı Avrupa Ren'i güçlendirmek istiyor. Neden köprüleri tam ortalarından bombaladılar ki? Sahip oldukları roketlerle nehir kıyısını bombalayıp, nehri olduğu gibi bırakabilirlerdi" diyor. Bu fikir Washington ya da Brüksel'de anlamsız bulunabilir ama, burada NATO'nun imajını zedeledi ve Yugoslavya'nın başkenti Belgrad'da ve Sırbistan'da halkın yaklaşımını etkiledi.
Yugoslav hükümeti Avrupa'nın nehri temizleme konusundaki girişimlerini; bu konuyu Avrupa Birliği'nin, Slobodan Miloseviç iktidarda olduğu sürece yanaşmadığı bir tasarı olan Novi Sad köprülerinin yeniden inşa edilmesiyle bağdaştırarak, olası gelişmelerin de önünü tıkadı.
Anlaşılan, Belgrad hükümeti nehrin temizlenmesi ve 24 milyon dolara çıkacak ve büyük oranda BM tarafından finanse edilecek köprünün inşası için yapılan Avusturya-Macaristan planını kabul etti. Ama, çalışmalara bahara kadar başlanmayacak ve eğer nehirde katı bir donma oluşursa, Novi Sad bir başka tehlikeyle karşı karşıya kalacak: Enkaz üzerinde biriken buz nehri kabartabilir ve geniş bir taşmaya neden olabilir.
Macaristan Ekonomi Bakanlığı'ndan Peter Balas, "Bu denli kuzeyde olmasına karşın Macaristan için bile bir felaket olasılığı var" diye konuştu. Nehir temizlense bile, ki bu Belgrad'ın bu konuda durmadan fikir değiştirmesi nedeniyle pek de olası gözükmüyor, denizcilik aylarca uzakta ve nehirdeki ticaret ikinci bir yıl için de ölü durumda.
(Peter Finn/Washington Post Service)
www.evrensel.net