Türk-İş sessizliğini bozmadı

Türk-İş sessizliğini bozmadı

Aralık ayı başındaki Olağan Genel Kurulu'ndan bu yana ilk kez toplanan Türk-İş Başkanlar Kurulu, yine karar almadı.

Türk-İş sessizliğini bozmadı
Türk-İş sessizliğini yine bozmadı. En büyük işçi örgütü olarak saldırılara karşı somut kararlar alarak harekete geçmesi beklenen Türk-İş, önceki gün Adapazarı'nda gerçekleştirdiği Başkanlar Kurulu toplantısının sonuç bildirgesini dün yayınladı. Talepleri dile getirmenin ötesine geçilmeyen sonuç bildirgesinde, emekçiler aleyhine her gün yeni bir yasa hazırlayan hükümetten beklentiler açıklandı. Deprem acılarının giderilmesi için katkı ve çalışmaların kararlı biçimde sürdürülmesi gereğine işaret edilen bildirgede, Türk-İş üyelerinin ve diğer ülkelerden sendikaların katkılarıyla oluşan birikimin deprem yaralarının sarılması amacıyla kullanılacağı ifade edildi.
Yürürlükteki toplusözleşmelerin 2000 yılı zamlarının hükümetin hedeflediği enflasyon oranı doğrultusunda değiştirilmesi önerisinin görüşme konusu bile yapılmadığına vurgu yapılan bildirgede, 2000 yılında 1170 işyerinde 305 bin 309 işçiyi kapsayan TİS görüşmelerinde ücret artışlarının gerçekleşen enflasyon oranının üstünde belirlenmesi ve diğer hakların geliştirilmesi yönünde Türk-İş'in sendikalara destek vereceği vurgulandı.
POAŞ'ın özelleştirilmesi
Uluslararası ve yerli tekellerin baskısıyla yağma biçiminde sürdürülen özelleştirmenin durdurulması istenen bildirgede, kamu kurum ve kuruluşlarının sorunlarına taraflarla görüşerek çözüm bulunması gereğine işaret edildi. Bildirgede, öncelikle POAŞ'ın özelleştirilmesinin durdurulması istendi. İşten çıkarmalar, taşeronlaştırma, işçi kiralama ve sendikasızlaştırma girişimlerinin önlenmesi isteği dile getirilen bildirgede, iş güvencesinin 158 sayılı ILO sözleşmesi doğrultusunda sağlanması, kaçak işçilikle etkin biçimde mücadele edilmesinin önemi dile getirildi. Re'sen emeklilik girişimlerinin durdurulması da talep edildi.
Başkanlar Kurulu'nda belirlenen talepler şöyle sıralandı;
RTÜK Yasası'ndaki gazete ve televizyon sahiplerinin kamu ihalelelerine girmesini engelleyen düzenleme korunmalı ve uygulanmalıdır.
Hükümet, geçici işçilerin kadroya geçirilmesi veya çalışma sürelerinin işin gerektirdiği biçimde artırılması için gerekli düzenlemeleri yapmalıdır.
İşçilerin birikmiş aylık, ikramiye, fazla mesai ve diğer alacakları ödenmelidir.
Tüm çalışanların öncelikle de depremzedelerin Zorunlu Tasarruf Fonu'ndaki paraları ve nemaları ödenmeli, depremzede ve işçilere işverenlerce kredi açılmalıdır.
Milletvekillerine ve üst düzey kamu görevlilerine özel emeklilik hakları getiren yasa, iptal talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne götürülmelidir.
Türk-İş Yönetim Kurulu tarafından 4 Ocak 2000'de Başbakan'a sunulan taleplerin gereği yerine getirilmelidir.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanan yasa tasarı taslakları, tarafların görüşleri alınmadan hazırlanmış; sosyal güvenlik sistemimizin, emeklilerimizin ve sağlık hizmetlerinden yararlananların sorunlarını daha da ağırlaştıracak; özelleştirmeyi teşvik edici ve SSK'yı daha da bağımlı hale getirecek düzenlemeler içermektedir. Başkanlar Kurulumuz, özel iş bulma bürolarına da karşıdır. Bu tasarı taslakları geri çekilmelidir.
Sonuç bildirgesinde, toplumsal barışın ve istikrarın korunmasının yolunun, haklı ve meşru taleplerinin kabulünden geçtiğinin altı çizilerek, "Kabul edilmemesi durumunda, demokratik mücadelemiz, geçmişte olduğu gibi kararlı biçimde yeniden başlatılacaktır" denildi.
Bildirgede, Başkanlar Kurulu'nun, Petrol-İş'in sendikalaşma hakkı için İstanbul Kimya Teknik işyerinde 188 gündür sürdürdüğü grevi ve diğer tüm meşru ve demokratik eylemleri desteklediği de vurgulandı.
www.evrensel.net