Siyanür toplu ölümlere yol açabilir

Siyanür toplu ölümlere yol açabilir

Romanya, Tisza Nehri'ni öldüren, Tuna Nehri'ndeki doğal yaşamı da tahrip eden siyanür kazasıyla ilgili olarak Macaristan ve Sırbistan'a tazminat ödemeyi reddetti.

Siyanür toplu ölümlere yol açabilir
Tisza Nehri'ni öldüren, Tuna Nehri'nde de doğal yaşamı tahrip eden siyanür kazasıyla ilgili tartışmalar giderek şiddetleniyor. Romanya; Macaristan ve Sırbistan'a tazminat ödemeyi reddetti. Romanya Çevre Bakanı Gabriel Dumitrascu "Bu kazadan en çok etkilenen Romanya olmuştur ve şirketten Macaristan ve Yugoslavya gibi Romanya'nın da tazminat alması gerekir," dedi.
Sırbistan, pazartesi günü balık satışını yasakladı. Macaristan'da ise ülkenin uzun vadeli bir ekolojik tahribat tehdidi altında bulunduğu açıklandı. Bu arada, ABD'li uzmanlar, Doğu Avrupa'nın karşı karşıya olduğu çevre felaketinin, ABD'de 1992'de Colorado'nun güneyindeki Summitville altın madeninden kaynaklanan siyanür sızıntısının yol açtığı felaketle aynı boyutlarda olduğunu söylediler. Siyanürle kirlenen Alamosa Nehri'ndeki tüm yaşam sona ermişti. ABD'nin Çevre Koruma Kurumu, Colorado'daki sızıntının yol açtığı zararın maddi karşılığının 170 milyon dolar olduğunu tahmin ediyor. Uzmanlar, bu gibi durumlarda tüm ekosistemin yeniden oluşması gerektiğini ve bunun yıllar alacağını söylüyor. Siyanür, oksijenin hücre duvarlarından geçişini engelleyerek vücuda zarar veriyor. Siyanüre karşı en hassas olan ise merkezi sinir sistemi.
Çevre Bakanı: Bizi etkilemez
Çevre Bakanı Fevzi Aytekin ise, sızan siyanürün Karadeniz ve özellikle Marmara'da etkili olmasını beklemediklerini bildirdi. Aytekin, her ihtimale karşı İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Enstitüsü'nden Arar Gemisi'nin İstanbul Boğazı Havzası'nda ölçümler yapmasını istediklerini söyledi. Çevre Bakanı Aytekin, siyanürün Tuna Nehri kanalıyla Karadeniz ve Marmara'ya geçme ihtimalinin bulunduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti: "Biz Karadeniz'e geldiğinde siyanür konsantrasyonunun azalacağını, Marmara'ya geldiğinde ise daha da azalacağını tahmin ediyoruz. Bu nedenle siyanürün Karadeniz ve özellikle Marmara'da etkili olmasını beklemiyoruz. Ancak her ihtimale karşı Çevre Bakanlığı, anlaşmalı bulunduğu İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Enstitüsü'nden Arar Gemisi'nin İstanbul Boğazı Havzası'nda ölçümler yapmasını istedik. Karadeniz'e ise uluslararası bir anlaşma gerekiyor. Bu nedenle Karadeniz'e kıyısı bulunan ülkelerle işbirliği çerçevesinde siyanür atıkları Karadeniz'e ulaşır ulaşmaz ölçümler yapılacak."
Siyanür: Cinayet
Selçuk Üniversitesi (S.Ü) Mühendislik Mimarlık Fakültesi Jeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Sedat Temur da, son derece zehirli bir element olan siyanürün öldürücü etkisinin 40 gün devam ettiğini bildirdi. Bir miligram siyanürün, bir canlının ölümü için fazlasıyla yettiğini vurgulayan Temur, siyanür satan yerlere, konunun bilincinde olarak hareket etmelerini önerdi. Geçen yıl Kayseri'de, bu yıl ise Konya'nın Cihanbeyli ilçesinde siyanürle tilki avlandığını anımsatan Prof. Dr. Temur, "cinayet" olduğunu anlattı. Doğaya herhangi bir amaçla bırakılan siyanürün, hayvanları öldürmenin ötesinde, yeraltı sularına karışması, bitkilere bulaşması neticesinde insanlar açısından da bir tehdit unsuru olabildiğine dikkati çeken Prof. Dr. Temur, şöyle devam etti: "Ekili tarım arazilerinde siyanürle öldürülen bir hayvandan çevreye yayılan zehir, bitkilere ve dolayısıyla hayvanlarla insanlara geçmektedir. Hayvanların leşi veya doğadaki siyanürün, içme ve kullanma sularına karışma tehlikesi de bulunmaktadır. Doğaya herhangi bir amaçla siyanür bırakılması, çevre açısından bir felakettir."
Zincirleme ölüm
Konya Orman Bölge Müdürlüğü Milli Parklar Av ve Yaban Hayatı Koruma Başmühendisi İskender Yaz da, siyanürle avlanmanın cinayet olduğunu belirterek, "Çünkü siyanürle zehirlenen bir hayvan, zincirleme ölümleri başlatabilir" dedi. Konya'nın Cihanbeyli ilçesinde siyanürle 25 tilki öldürüldüğünü anımsatan Yaz, "Sayının artmasından endişe ediyoruz. Çünkü siyanürle zehirlenen bir tilkinin leşine bulaşan her canlı ölebilir. Olası gelişmeleri kaygıyla izliyoruz" diye konuştu. Kaçak avlanmaya karşı her türlü önlemin alındığını, ancak halkın yardım ve desteğine muhtaç olduklarını vurgulayan Yaz, halktan, kaçak avlananları ilgili makamlara bildirmelerini istedi.
Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri ise, köylülerin sokak köpeklerinin itlaf edilmesi amacıyla zaman zaman siyanür talebinde bulunduğunu anımsatarak, ancak başvuruların hiçbirine olumlu yanıt vermediklerini söyledi. Yetkililer, siyanürle tilki katliamının ardından daha dikkatli olacaklarını sözlerine ekledi.
TÜDAV: Yıllar sonra etkili olabilir
Türk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) Başkanı Prof. Dr. Bayram Öztürk, Romanya'da bir altın madeni işletmesinden sızan siyanürün şu anda Orta Tuna'da etkili olduğunu belirterek, "Kısa vadede Karadeniz için bir tehlike söz konusu değil" dedi. Öztürk, siyanür sızıntısının olduğu yerin Karadeniz'e yaklaşık 830 kilometre uzaklıkta bulunduğunu ifade ederek, sızıntının 4 kilometre yol alabildiğini söyledi. Sızıntının konsantrasyonunun Tuna Nehri'nde ilerledikçe azaldığına da dikkati çeken Öztürk, şöyle dedi: "Romanya'daki sızıntı, şu anda Orta Tuna'da etkili oluyor. Kısa vadede Karadeniz için bir tehlike söz konusu değil, ancak Karadeniz, Marmara, dolayısıyla İstanbul Boğazı'nda uzun yıllar sonra etkili olur. Siyanür, yol aldıkça konsantrasyonu azaldığı için de bize ulaşıncaya kadar etkisini kaybeder."
Öztürk, Türk balıkçılarının Tuna Nehri'nin Karadeniz'e aktığı yerde avlanma yapmadığını da belirterek, "Şu an için, bu konuda bizim için bir tehlike yok" dedi.
www.evrensel.net