İzmir

İzmir'de bir müzik okulu: MSM

Murat Sincer tarafından kurulan MSM kurulduğu günden itibaren iş stresinden bunalan ve sosyal faaliyet edinmek isteyen çalışanları iş hayatının sıkıntılardan uzaklaştırıp, müzikle motive etmek için çabalıyor.

İzmir'de bir müzik okulu: MSM
Erol Teslim
Murat Sincer Müzik Merkezi (MSM) 16 Temmuz 1998 tarihinde halk müziği sanatçısı Murat Sincer tarafından kuruldu. MSM kurulduğu günden itibaren iş stresinden bunalan ve sosyal faaliyet edinmek isteyen çalışanları iş hayatının sıkıntılardan uzaklaştırıp, müzikle motive etmek için çabalıyor.
Gençleri devlet konservatuvarına hazırlamak, bağlama, Azeri tarı gibi enstrümanların eğitiminin verildiği MSM yaklaşık bir buçuk yıldır müzik okulu gibi faaliyet gösteriyor. MSM'nin çalışmaları hakkında halk müziği sanatçısı Murat Sincer ile söyleştik.
MSM bir müzik okulu, siz burada bir buçuk senedir dersler veriyorsunuz öğrencilerinize, çalışmalarınız hakkında bizleri bilgilendirir misiniz ?
MSM'yi on sekiz ay önce kurdum. Bağlama, Azeri tarı, şan eğitimi, konservatuvar kursları vermekteyiz. Daha çok ağırlıkta olan bağlama ve ses eğitimi. Burda akademik düzeyde bilimsel olarak dersler veriyoruz. Akademik kelimesini kullanmak istemiyorum. Çünkü sanatın akademisi olmaz. Anadolu kültürünü, Anadolu ezgilerini en iyi şekilde, en iyi metotlarla öğretiyoruz. Sizin de gördüğünüz gibi çok büyük bir katılım var. Farklı farklı günlerde gruplar halinde geliyorlar. Müzik merkezine talepler çoğaldı. İnsanlar kültürü özgün bir yerden öğrenmek istiyorlar. Burda amacımız bağlamanın tarihçesini vermek, hem bağlamanın yöreler üzerindeki etkileri, yöre tavırları, nota ve müzikal bilgiler öğretmek. Buradaki amacımız uzman kadrolar yetiştirmek. Halk müziğini sahiplenecek ve belirli yerlere taşıyacak bir kadro yetiştirmek istiyoruz.
Halk müziğini diğer müziklerden ayıran özellikler nelerdir?
Halk müziğini diğer müziklerden ayıran özellikleri adı üstünde halkın kendi öz değerlerinin olması. Üretim ilişkilerine dayalı olması, sosyal, siyasal, kültürel yaşamları anlatabilme özelliğine sahip olması, bugünden yarına bir köprü kurması, geleceği anlatması ve bireycil, toplumcul bir müzik olması. Çünkü anonim özelliklere sahiptir.
Karabük Demirçelik Fabrikası işçileriyle bir klip çektiğinizi söylüyorsunuz. Neden işçileri tercih ettiniz ?
Bu yaşam biçimimizden kaynaklanmaktadır. Biraz önce de bahsetmiştim ben bir halk sanatçısıyım. Üreten kesimin sanatçısıyım, üreten insanları seviyorum, hayat damarlarını oluşturan her kesimi seviyorum. Ben bir bakıma işçilerin sesini duyurmak istedim klipte. Karabük demirçelik fabrikasında neler oluyor. Demir nasıl çıkıyor, işçilerin çalışma koşulları nasıldır bir bakıma onu sergilemek istedim. İnsanlar emeğin değerini görsünler ve anlasınlar
Öğrencilerinizde aradığınız özellikler nelerdir ?
Belli başlı özellikler önce halk müziğinin saygınlığını korumalarını istiyorum. Halk müziği saygın bir müziktir halkın kendi özdeğeridir. Bilimsel yöntemlerle aldıkları dersi taşımalarını istiyorum. Ürettiklere değerleri korumalarını istiyorum. Her şeyden önce emekten yana kardeşlikten yana olmalarını diliyorum. Bağlamanın ve halk müziğinin sınıfının, dininin olmadığını söylüyorum. Özellikle de şunu vurguluyorum ki halk müziği üretim ilişkilerine dayalı bir müziktir.
Halk sanatçısı olduğunuzu söylüyorsunuz. Devlet sanatçısı ödüllerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Kısaca şunu söylemek istiyorum, "Devletin sanatçısı olmaz halkın sanatçısı olur." Devletler, hükümetler gelip geçicidir. Devlet bile gün gelir yıkılır. Örneğin Osmanlı İmparatorluğu çöktü.Yerine Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. Sonuçta devlet imajı bizden kaynaklanıyor. Halk olarak biz devleti oluşturuyoruz ama bizim devletin sanatçısı olmamız çok yanlış bir şey. Sanatçı göreceli bir isandır. Hayata göreceli bakar, sanatçının malzemesi doğadır, insandır.
Üç telli bağlama ustası Ramazan Güngör için bir kampanya başlattığınız söyleniyor...
Büyük Ozan Fethiyeli Ramazan Güngör'ü diğer ozanların sahiplenmesi söz konusu .Bu anlamda Ramazan Güngör hakkında kısa bilgi vereyim. Üç telli kopuzu parnakla çalan bir üstat. Biz buna boğaz ve şelpe geleneği diyoruz. Tezenesiz parnaklarla Anadolu'nun güzelliklerini yansıtan bir ozan. Bu ozanın sağlık durumunun kötü olduğunu öğrendik. Başlattığımız kampanyayı ulusal ve yerel basınlara duyurarak basın yoluyla bir kamuoyu oluşturmak istiyoruz. Amacımız Ramazan Güngör ve buna benzer ozanların sahiplenilmesi. Çünkü bir ozan kolay yetişmiyor. Yazar, çizer, öğretmen, bilim adamı kolay yetişmez. Yetiştikten sonra bunun topluma yansıması gerekiyor. Ama yeşermesi için de sağlıklı olması gerekiyor. En azından özgün koşullarının iyi olması gerekiyor. Bu anlamda ozana sahip çıkılması gerektiğini düşünerek şubatın son haftası Fethiye'de bir konser vereceğim. Eğer ozanın sağlık durumu iyi olursa birlikte vermeyi düşünüyorum. Konserdan elde edilecek gelir tamamen kendisine bırakılacak.
Son olarak bizlere neler söylemek istersiniz ?
İnsanlara barış mesajı iletiyorum. İnsanlar birbirlerini sevsinler. Sizin gibi değerli bir basına da sahip çıksınlar. Çünkü Türkiye'de basın ahlaksızlığı başladı. Birtakım ulusal basınların, göz önünde bulunan basınların dışında daha doğal, özgün çalışan yayın organlarına halkın sahip çıkması gerekiyor.
www.evrensel.net