Bu anlayış meşru değil

"Devletin yüksek menfaatleri icap ettirdiği zaman rutinin dışına çıkılabilir" diyen Cumhurbaşkanı Demirel'e hukukçulardan sert tepki geldi.

Bu anlayış meşru değil
Batman Valisi Salih Şarman'ın yaptığı silah ithalinin usulüne uygun olup olmadığı yolundaki soruyu yanıtlarken, "Devletin yüksek menfaatleri icap ettirdiği zaman rutinin dışına çıkılabilir" diyerek, devletin hukuk dışı uygulamalarını meşrulaştıran ve dönemin Başbakanı Çiller ile olayda adı geçen diğer yetkilileri koruyan Cumhurbaşkanı'na hukuk çevrelerinden sert tepki geldi.
Sayman: Kabul edilemez
İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, "Devletin yüksek menfaatleri icap ettirdiği zaman devlet rutinin dışına çıkabilir, sözü tamamen hukuk dışı ve kabul edilemez bir açıklamadır" dedi. Başbakanlık yapmış biri tarafından böyle söylenmiş olmasının, bu kişinin bütün başbakanlık dönemine ilişkin soru işaretlerini güçlendirdiğine dikkate çeken baro başkanı Sayman, "Demek ki, yapılmış olabilir, yapmış olabilir, yaptırmış olabilir. Bunun açıklanması ve açıklığa kavuşturulması gerekir. Bu uygulamalar meşru değildir" dedi.
Okay: Hizbullahlar böyle ortaya çıkıyor
Ankara Barosu Başkanı Hakkı Süha Okay ise tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "Devletin, yüksek menfaatleri için rutin dışına çıkma hakkı vardır, deniliyor. Bu şekilde hukuk devleti normlarının dışına çıkılmış oluyor. Hukuk devleti dışına çıkmanın sonucunda kayıp silahlar ortaya çıkıyor. Hizbullahlar ortaya çıkıyor." Okay, hukuk devletinin dışına çıkılmasaydı bu kayıplarla karşı karşıya kalınmayacağını da dile getirdiği açıklamasında şöyle devam etti: "Ülkenin o günkü siyasi yöneticilerinin de bundan haberi olmadığı görülüyor. Hukuk devletinde belirleyici olan o günkü yöneticilerin bireysel inisiyatifleri değil, hukuktur. Demirel'in bu her zamanki tavrı, daha önce de hatırlarsanız "Verdimse ben verdim" gibilerinden bir üslupla çıkmıştı karşımıza. Demirel'in bu tavrı olayların üzerini örtme amacını taşıyor. Yapması gereken olayı soruşturmak olmalıydı."
ÇHD: Batman-Susurluk hattı
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) Genel Başkanı Ali Ersin Gür ise, Cumhurbaşkanı'nın sözlerini, "Bir biçimde ortaya çıkan olay, Batman-Susurluk hattının Ankara ile birleştiğinin resmidir" şeklinde değerlendirdi. Gür, "Hukuk devletinde, devletin ajanlarının, yetkili kişilerin attığı her adım hukukla sınırlı olmalıdır. Öncede konulan kurallar manzumesine bağlı kalınmalıdır. Ama ne yazık ki Türkiye'de yetkililer önce kendi koydukları kurallara uymuyor. Cumhurbaşkanı Demirel'in, devletin 'Yüksek menfaatleri icap ettirdiği zaman devlet rutinin dışına çıkabilir' açıklamasını böyle anlıyorum" dedi.
İHD: Yasadışılık gizleniyor
İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül de, "Hukuk devleti hukuka kendini bağlı sayan devlettir. Dolayısıyla bütün kamu görevlileri ve devlet yöneticilerinin yetkileri hukukla sınırlanmıştır. Cumhurbaşkanı Demirel'in anlayışı ancak kendisini hukukun üstünde gören devletlerde olabilir. Hukuka kendisini bağlı saymayan devletlere, demokratik devlet denemez" dedi.
Öndül, öteden beri "devlet sırrı, devletin yüksek menfaatleri" gibi kavramların kullanıldığını hatılatarak, şöyle devam etti: "Bu kavramlar arkasına sığınanlar her zaman yasadışı işler yapmış olanlardır. Ve bu yasa dışılıklarını gizlemek için bir perdeye gereksinme duyulmuştur. Bu kavramlara halktan gizlenecek eylemleri olanlar sığınır. Susurluk'ta vatanseverlik, milliyetçilik gibi kavramlar nasıl çeteleşmenin üstünü örtmek için kullanıldıysa, bugunde 'devlet sırrı, devletin yüksek mehfaatleri' kavramları arkasına gizlenerek yasadışılıklar halktan gizleniyor. Eylemler kamu gözünde aklanmak isteniyor."
www.evrensel.net