İETT'nin hak gaspına tepki

Yaşlıların ücretsiz kart kullanımını kısıtlayan, indirimli bilet fiyatını tam biletin üçte iki fiyatına yükselten İETT'nin elde ettiği ek gelir, 200 milyarı buldu.

İETT'nin hak gaspına tepki
Bülent Falakaoğlu
Yıllardır İETT'de uygulanan tam bilet ile indirimli bilet arasındaki ücret dengesi ilk kez FP'li Büyükşehir Belediyesi döneminde vatandaşlar aleyhine bozuldu. Dört ay önce tam bilete yüzde 50, indirimli bilete de yüzde 100 zam yaparak, bilet ücretleri arasındaki sabit oran uygulamasını değiştiren İETT, özellikle, indirimli biletten yararlanan öğrencileri ve yaşlıları güç duruma düşürdü. Her ay ortalama 3.5 milyon adet indirimli bilet ve 9 milyon adet indirimli akbille yolculuğun yapıldığı İstanbul'da, İETT'nin bu son uygulaması ile elde ettiği ek gelir 200 milyarı buldu.
Deniz ve demiryollu ulaşımını da bünyesinde toplayacak olan Büyükşehir Belediyesi indirimli bilet ve ücretsiz kart kullanıcılarının haklarını bir bir gasp ediyor. Yıllardır tam bilet fiyatının yarısı olarak uygulanan indirimli bilet fiyatını, tam biletin üçte iki fiyatına yükselten FP'li belediye, aynı zamanda tramvaylarda indirimli bilet kullanımını ortadan kaldırdı.
Bununla yetinmeyen FP'li yöneticiler, "Yolcu yoğunluğu ve duraklardaki yolcu hareketleri dikkate alınarak, siz sayın yolcularımıza daha rahat seyahat imkânı sağlamak" söylemiyle 65 yaş üzerindeki yolcuları ücretsiz taşıma uygulamasını saat 10.00 ile 16.00 arasıyla sınırladı.
Bu ne perhiz
Geçtiğimiz yıl, bir yıl içerisinde biletleri yüzde 185 zam gören öğrenciler belediyenin uygulamalarına oldukça tepkili. Marmara Üniversitesi Kalkınma Ekonomisi ve İktisadi Büyüme Yüksek Lisans Öğrencisi Nurcan Civitoğlu tepkisini şöyle dile getirdi:
"FP'li İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bir yandan burs adı altında çoğunluğunu yandaşlarının oluşturdurduğu öğrencilere kaynak aktarırken, diğer yandan İETT'deki bilet fiyatlarındaki dengeyi öğrenciler aleyhine bozuyor, tramvaylarda ortadan kaldırıyor. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu".
Öğretmen emeklisi 70 yaşındaki Sait Hasret ise, belediye bütçesinden bilgisayar, boru vs. ihaleleri yoluyla yandaş firmalara milyarlar aktarıldığını, "saadet zinciri" oluşturulduğunu söyleyerek, "Halka hizmete gelince para yok. Belediye zam yapa yapa bilet fiyatlarını neredeyse minibüs ücretlerine eşitledi. Sözde yarı kamu hizmeti görüyorlar. Böyle kamu hizmeti olmaz" dedi.
Haklar gidiyor zamlar biniyor
Bilet ücretleri arasındaki sabit oran uygulamasını ortadan kaldıran FP'li belediye, belediye yönetimine geldiği günden beri bilet ücretlerine çok büyük oranlarda zam yaptı. Yönetime geldikleri dönemde bir marka iki bilet (O dönem bilet 15 bin, mark 30 bin 180 liraydı) alınırken, şu an bir marka bir bilet dahi alınamıyor.
Bu tablonun ortaya çıkmasının sebebi, 1997'nin Şubat ayında 40 bin lira olan bilet yüzde 150 zam görerek Şubat '98'de 100 bin lira olması, '99'da ise yüzde 200 artarak 300 bin lirayı bulması örneklerinde görüleceği gibi enlasyonun üzerinde zamlar yapılması.
www.evrensel.net