Kıyak emeklilik yürürlükte

Bir rüşvet rezaletine dönüşen ve Demirel'e göre "devlete hiç bir yük getirmeyen", Ecevit'e göre "bir ihtiyaç" olan kıyak emeklilik bugünden itibaren yürürlükte.

Kıyak emeklilik yürürlükte
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından "yayımlanması" uygun bulunan "Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkında Kanun", yani "kıyak emeklilik" Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.
Yasaya göre, başka kurumlardan emekli olduktan sonra milletvekili seçilenler, yeni emekli maaşlarını bu kurumdan alabilecekler. Ayrıca, daha önce kamuoyunda "Kıyak emeklilik" olarak isimlendirilen ve Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen düzenlemeden yararlanan milletvekillerinin bu hakları, "Kazanılmış hak" sayılarak korunacak.
Bunların emekli, dul ve yetim aylıklarının Emekli Sandığı tarafından ödenmesine devam edilecek. Ayrıca TBMM'den tazminat alırken, Anayasa Mahkemesi'nin bu maddeyi iptal etmesi sonucu tazminatları kesilen ve Emekli Sandığı'ndan da temsil tazminatı ödenmeyen milletvekilleri ile dışardan atanan bakanların kendilerine, dul ve yetimlerine TBMM Bütçesin'den temsil tazminatı ödenecek.
Kamuda görev alanlar
Temsil tazminatı, yönetim ve denetim kurulu üyelikleri dahil olmak üzere kamu kesiminde görev alanlara ödenmeyecek. Tazminattan yararlanırken, yararlanma şartlarını kaybedenler en genç bir ay içinde durumu Emekli Sandığı'na bildirecek. Bu durumun ortaya çıktığı tarihi takip eden ay başından itibaren tazminat ödenmesine son verilecek. Zamanında bildirimde bulunmayanlara ödenen tazminat yasal faizi ile birlikte geri alınacak.
Süresi yasayla belirlenen görevlere atanan veya seçilenlerden görevleri sona erenlerin sandıkla kurdukları ilgi, başvurularını izleyen aybaşından itibaren devam ettirilecek.
Yasama organı üyeleri ve dışardan atanan bakanlar ile bunların emekli veya dul ve yetimlerinden 1 Temmuz 1990 tarihinden bugüne kadar yürürlükte bulunan yasaların ilgili hükümlerine göre borçlanma işlemleri yapılan ve tahakkuk eden borçları ödenenlerin, bu borçlanmaları ile intibak ve ek göstergeleri geçerli sayılacak. Makam tazminatı, yüksek hakimlik tazminatı ile temsil tazminatı ödenmesinde iki yıllık görev süresini doldurma şartı aranmayacak.
Temsil tazminatı
Devlet Memurları Yasası, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Yasası ile Yüksek Öğretim Personel Yasası'na göre makam veya yüksek hakimlik tazminatı öngörülen kadrolarda bulunanlardan Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek olanlara 30 bin gösterge rakamının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarı geçmemek üzere temsil tazminatı ödenecek.
Temsil tazminatı göstergelerini kadro ve görev unvanı itibariyle farklı olarak belirlemeye Bakanlar Kurulu yetkili olacak. Temsil tazminatı, Damga Vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmayacak. Teşkilat veya özel yasalarında yer alan hükümlere göre kadro karşılığı sözleşmeli, sözleşmeli veya kapsamdışı statüde çalışanlara temsil tazminatı ödenmeyecek. Makam tazminatı ile yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde toplam iki yıl bulunduktan sonra emekliye ayrılanlara temsil tazminatları, bulundukları en üst görev esas alınarak ödenecek. Ölenlerin dul ve yetimlerine temsil tazminatı ödenmesinde iki yıl görevde bulunma şartı aranmayacak. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Çocuklar doktor kuyruğunda
Bolu'da, çadırlarla barakalarda barınan depremzedelerin çocukları sık sık hastalanıyor. Çocuklarda en çok bronşit, ishal ve su çiçeği rahatsızlıkları görülüyor.
İzzet Baysal Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi Çocuk Polikliniği'nde, depremzedeler, çocuklarını muayene ettirmek için uzun kuyruklar oluşturuyor. İzzet Baysal Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'nde görev yapan Dr. Talat Eser, çadırlarda ve barakalarda kalan depremzede anne ve babaları, çocuklarının beslenmelerine ve kaldıkları yerin ısıtılmasına dikkat etmeleri için uyardı.
Bir çocuk öldü
Dr. Talat Eser, çadırkentlerde kalan çocukların, daha çok üşütme, bronşit, ishal ve su çiçeği gibi çeşitli hastalıklara yakalandığını belirterek, şunları söyledi: "Geçen hafta içinde boğmaca hastalığından gelen 3 çocuktan birinin hayatını kaybetmesi, bu hastalıkların çok ciddi hastalıklar olduğunu kanıtlamış oldu. Bu yüzden çadırlarda kalan çocukların sağlıklarına çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda içilen suyun sağlığa uygun olup olmadığına da dikkat etmek gerekiyor. Aksi takdirde ishal salgını söz konusu olabilir."
Sağlıklı koşullar yok
Doktorların tavsiyeleri ise velilerin morallerini daha da bozuyor. Gıda dağıtımının birçok yerde kesildiğini ve en önemli ısınma araçları olan elektrikli soba kullanımının yasaklandığını belirten anne ve babalar, "Bu koşullar altında çocuklarımızı nasıl yaşatalım!" diye yetkililere soruyorlar.
www.evrensel.net