Taksim'de polisin insan avı

İHD İstanbul Şubesi'nin düzenlemek istediği "İnsan Haklarına Saygı Yürüyüşü" polisin saldırısı nedeniyle yapılamadı.

Taksim'de polisin insan avı
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi'nin yapmak istediği "İnsan Haklarına Saygı Yürüyüşü", polisin bunu "hak" olarak görmemesi nedeniyle gerçekleştirilemedi. Taksim Tünel'den başlayıp, İHD İstanbul Şubesi'nin önünde bitecek olan yürüyüş öncesinde, İstiklal Caddesi'ni panzerlerle ve çevik kuvvet, özel tim ekipleriyle ablukaya alan polisler, caddede 200'ü aşkın kişiyi gözaltına aldı.
Dün saat 12.00'de başlatılmak istenen yürüyüşe katılmak üzere Taksim Tünel önüne gelen ve aralarında İHD yöneticilerinin de olduğu yaklaşık 150 kişi, sabah saatlerinden itibaren burada konuşlanan çevik kuvvet ekipleri tarafından kordona sokularak gözaltına alındı. İnsanları görünüşlerine bakarak gözaltına alan polis, Galatasaray Lisesi önünde ve buradan Tünel'e kadar olan cadde üzerinde de boş durmadı. İstiklal Caddesi'ne giriş noktalarında bekleyen çevik kuvvet ve özel tim polisleri, buralarda da sayılamayacak kadar çok kişiyi ardı ardına, başlarını öne eğerek gözaltına aldılar. 12.30'a doğru ÖDP Beyoğlu İlçe Örgütü'ne yaklaşık 60 kişinin girmesiyle burayı da ablukaya alan polis, bir süre burada bekledi. Sokaktan geçenlerin gözaltına alınmasıyla ÖDP ilçe binasından çıkıp, "Sizin yaptığınız insanlık değil" diyenler de, yine polis tarafından dövülerek gözaltına alındılar. Yaklaşık 30 kişi oldukları sanılan grup, gözaltına alınırken "Baskılar bizleri yıldıramaz" sloganını attılar.
Yürüyüşe karşı polisin terör estirdiği sırada İstiklal Caddesi'nde tramvay seferleri yapılmazken, hukuksuz bir şekilde gözaltına alınanların Çevik Kuvvet otobüsleri ve zırhlı minibüslerle Vatan Caddesi'nde bulunan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube'ye götürüldükleri öğrenildi.
ÖDP: Polisin tutumu hukuk dışıdır
Parti il binaları da abluka altına alınan ÖDP'liler ise, abluka devam ederken parti binasında basın açıklaması yaptılar. Başından beri atılan dayaklardan nasibini alan ve çekim yapmalarına izin verilmeyen basın mensupları, ÖDP binasında yapılacak olan açıklamaya polisin "yoğun önlemleri" altında girdiler. ÖDP İstanbul İl Başkanı Vahit Genç yaptığı açıklamada, parti binasının önündeki polis ablukasının derhal kaldırılması gerektiğini söyleyerek, "İnsan Haklarına Saygı Yürüyüşü'nü engelleyen polisin, hem hukuk adamı gibi davranması hem de eylemi dağıtması kabul edilemez. Parti binalarını kolayca basabileceklerini zanneden polisin tutumu tamamen hukuk dışıdır" dedi.
Devlet sınıfta kaldı
Düzenledikleri yürüyüş engellenen İHD'lilerden gözaltına alınmamayı başarabilenler ise, olayların ardından İHD İstanbul Şubesi'ne gelerek burada basın toplantısı düzenlediler. Basın toplantısında konuşan İHD İstanbul Şube Yöneticisi Kiraz Biçici, insan hakları için düzenlenen bir yürüyüşün engellenmesiyle devletin çirkin yüzünü bir kez daha gösterdiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: "Devlet bu topraklarda insan haklarına saygı duyulmadığını, saygı göstermeyeceğini bir kez daha kanıtladı. Dünyanın her yerinde insanlar barış için, ırkçılığa karşı yürürken biz insan hakları savunucuları, 'Yeni Bin yılda İnsan Haklarına Saygı' adlı sessiz yürüyüşümüzü yapamadık." Biçici, bir sınav olarak değerlendirdikleri bu yürüyüşte devletin bir kez daha sınıfta kaldığını belirtti. Eğitim-Sen 2 No'lu Şube Yöneticisi Hamdi Çalık, Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şube Başkanı Murat Çelik ve İHD Üyesi Gülşah Tağaç da birer konuşma yaparak yaşanan engellemenin ve saldırının ülkenin insan hakları fotoğrafı olduğunu vurguladılar.
Saldırıya büyük tepki
İstiklal Caddesi'ndeki terörün bu seferliğine sona ermesinin ardından çeşitli dernek, sendika, kitle örgütleri ve partiler de açıklamalar yaparak polisin saldırgan tutumunu protesto ettiler. Kayıplara Karşı Mücadele Bülteni (İCAD), Emekçi Kadınlar Birliği (EKB), Dicle Kadın Kültür Merkezi ve Barış Anaları, ortak yaptıkları açıklamada saldırının ülkemizde yaşanan hak ihlallerine bir örnek olduğunu anlatarak, bu saldırı ile son günlerde dile getirilen "demokratikleşme" sözünün içeriğinin ortaya koyulduğunu belirttiler. Muhabiri Makbule Türk'ün 34 KEM 16 plakalı arabayla gözaltına alındığını söyleyen Alınterimiz Gazetesi ise Türk'ün başına geleceklerden İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi'nin sorumlu olacağını belirtti. Kamu Emekçileri Sendikası (KESK) Genel Sekreteri Sevil Erol ise, saldırı sonrası gözaltına alınanların arasında çok sayıda kamu emekçisinin olduğunu belirterek, bu durumun devletin insan haklarının neresinde olduğunun bir göstergesi olduğuna dikkat çekti.
Tohum Kültür Merkezi, Güneşe Türkü, Barbara Halk Sahnesi, Gulasor Halk Oyunları Ekibi, Atılım, Partizan, Özgür Gelecek ve Yeni Demokrat Gençlik de yaptıkları açıklamalarla, saldırı ile devletin gerçek yüzünü ortaya koyduğunu belirterek, gözaltına alınanların derhal serbest bırakılmasını istediler.
Gözaltına alınanlar
200'ü aşkın kişinin gözaltına alındığının belirtildiği olaylar sırasında ise gözaltına alınanlardan ismini öğrenebildiklerimiz şöyle: İHD İstanbul Şubesi Başkanı Eren Keskin, Şube Yöneticileri Leman Yurtsever, Doğan Genç, Kayıp yakınlarından Emine Ocak, Hanife Yıldız, ICAD temsilcisi Ali Ocak, Barış Analarından Müesser Güneş, Rahime İnce, Meise Akdağ ile Gülseren Yoleri, Hüseyin Güçlü, Oya Ersoy Ataman, Filiz Köstek, Songül Özkan, Gülseren Duman, Sedat İmza, Sevim Kalman, Filiz Gündüz, Hüseyin Çakıroğlu, Sevgi Doğan.
www.evrensel.net