Yiyin efendiler yiyin!..

Cumhurbaşkanı Demirel, halkın, sendikaların ve meslek örgütlerin muhalefetine rağmen, "kıyak emeklilik" yasasını onayladı.

Yiyin efendiler yiyin!..
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, halk arasında "kıyak emeklilik yasası" olarak değerlendirilen sosyal güvenlik ile ilgili bazı kanunlarda değişiklik yapılması ve temsil tazminatı ödenmesi hakkındaki 4505 sayılı kanunun "yayımlanmasını" uygun bulduğunu bildirdi. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Demirel'in, 27 Ocak 2000 tarihinde TBMM'de kabul edilen 4505 sayılı Sosyal Güvenlikle İlgili Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Temsil Tazminatı Ödenmesi Hakkındaki Kanun'un "yayımlanmasını uygun bulduğu" belirtildi.
Cumhurbaşkanı'nın kararını değerlendiren Ankara Barosu Başkanı Hakkı Süha Okay, Cumhurbaşkanı'nın bu kararı ile yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerini göz önüne aldığını belirtti. Okay şöyle dedi: "Kıyak Emeklilik yıllardır tartışılıyor. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararına uygun olarak yasada değişiklikler yapılması gerekirken, gece yarısı baskınlarıyla, kamuoyundan gizlenerek dokuz kez iptal edildiği şekliyle geçirilmesini içime sindiremiyorum.
Kıyak emeklilik yasasıyla yargı mensupları da hak etmedikleri şekilde zan altında bırakılmıştır. Cumhurbaşkanı'nın yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerini göz önüne alarak, dengeli çözüm buluyorum adı altında hukuka aykırılığı sabit olan bu yasal düzenlemeyi onaylamasını doğru bulmuyorum. Cumhurbaşkanı'nın görevi hukuğu yerine getirmektir. Af Yasası'nı Cumhurbaşkanı nasıl kamuoyunun tepkilerini göz önüne alarak Meclis'e iade ettiyse, aynı tavrı kıyak emeklilikte de göstermeliydi. Ancak kararda yaklaşan seçimlerin etkili olduğu görülüyor."
Yasama ve yürütme yargı kararlarına uymuyor
Kamuoyunda kıyak emeklilik olarak bilinen ve milletvekillerine büyük ayrıcalıklar tanıyan yasanın Anayasa Mahkemesi'nde 8 kez iptal edilmiş olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından onaylanmasına ilk tepkilerden birini İstanbul Barosu Genel Sekreteri Mert Er Karagülle gösterdi.
Kendilerini halktan ayrı bir yere koyuyorlar
Karagülle, 8 kez Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen yasanın 9'inci kez tekrar Meclis'ten geçirilmesi ile ilgili olarak, "Bu durum Türkiye'de hukuk sisteminin çarpıklığını gösteriyor. Yargı kararlarına, en başta uyması gereken yasama ve bunu takiben yürütme uymuyor" dedi. Karagülle, Sosyal Güvenlik Yasası ile emekçilerin kazanılmış sosyal haklarını ortadan kaldıran ve mezarda emekliliğin yolunu açan Meclis'in, kendi haklarına geldiği zaman ayrıcalıklı davrandığını söyleyerek, Meclis'in kendini halkan ayrı bir yere oturttuğunu vurguladı.
Demirel'in tercihi cumhurbaşkanlığı oldu Cumhurbaşkanı Demirel'in yasayı onaylaması ile ilgili olarak da konuşan Karagülle, "Demirel tercihini zannedersem cumhurbaşkanlığı seçiminden yana kullandı. Sadece buna bağlamak da yanlış olur gerçi. Seçim olmasaydı Demirel hukuka uygun mu verecekti kararını? Veya daha önceki yargı kararına uyacak mıydı? " diye konuştu.
Bilaloğlu: Mektupla tepkinin ötesine geçilmeli
TTB Genel Sekreteri Eriş Bilaloğlu, Emek Platformu'nun Cumhurbaşkanı'na bir mektup yazarak kamuoyunun vicdanını rahatsız eden bu yasanın geri gönderilmesini istediğini hatırlatarak, şunları söyledi: "Kamu çalışanlarına yüzde 15 zammın verildiği bir ortamda, Meclis'in milletvekilleri için farklı bir uygulama yapması, Meclis'in halkın yaşadıklarını ne kadar hissetiğini, daha doğrusu halkı hissetmekten ne kadar uzak olduklarını gösterdi. Tabii Emek Platformu ve onu oluşturan örgütler olarak kendi durumumuza bakmamız gerekiyor. Yani mektupla tepki göstermenin ötesine geçen bir çizgiye ihtiyacımız var."
Torunoğlu: Süpriz değil
TMMOB Merkez Konsey Üyesi ve Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Ethem Torunoğlu ise "Meclis'ten bu yasaların çıkması da Cumhurbaşkanı'nın onaylaması da sürpriz değil. Sosyal Güvenlik Yasası, uluslararası tahkim, MIGA'nın bir hükmünün tekrar gündeme gelmesi gibi Meclis'ten teslimiyet kararlarının çıkması çok doğal. Ancak Kıyak Emeklilik kamu vicdanında çok büyük tepkilere neden oldu. Kemer sıkma politikaları uygulanırken, bilinen senaryoların arkasına sığınma şansları da yok. Kamu vicdanını da göz önüne almayan pervasız bir gelişme" dedi. Bu yasaların iptali yönünde girişimlerde bulunulması gerektiğini söyleyen Torunoğlu, "Biliyorsunuz Emek Platformu bünyesinde farklı renkler var. Özellikle eylem biçimleri ve stratejiler konusunda farklı düşünceler var. Emek Platformu'yla birlikte ortaklaştığımız eylemlilikleri birlikte gerçekleştireceğiz, ancak ortaklaşamadığımız noktalarda ayrı süreçlere de girebiliriz" diye konuştu.
Sendikalar: Bu karşılıklı bir kıyak
Türk-İş Genel Sekreteri Hüseyin Karakoç da karara tepkisini, "Öyle bir rezalet ki. 110 milyon emekli maaşıyla geçinmeye çalışan emekli kitlesi bir tarafta, bir milyar 300 milyon lira maaşıyla milletvekilleri bir tarafta. Diğer ödemelerle 3 milyarın üzerinde maaş alıyorlar milletvekilleri ve MHP'li bir milletvekili de 'geçinemiyorum' diyor. Bunu üzüntüyle karşılıyorum. Sayın cumhurbaşkanının ikinci bir defa seçilebilmek için milletvekillerine ikinci bir kıyak çekmiştir" sözleriyle dile getirdi.
Hak-İş: Kimse bizden fedakârlık beklemesin
Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, TBMM'nin toplumun tepkilerin dikkate almadığı gibi, cumhurbaşkanının da almadığını belirterek, "Toplumda sosyal adalet duygusu incitilmiştir. Milletvekillerinin kendilerine kıyak yaptığı eleştirilirken, sayın cumhurbaşkanı da kıyak çekerek yasayı onaylamıştır" dedi. Hem yasayı çıkartan hem onaylayan kurumların bundan böyle daha çok tartışılacağını ve daha çok yıpranacağını belirten Hak-İş Genel Başkanı şöyle devam etti: "Hükümet ise bir taraftan Sosyal Güvenlik Yasası'nı, Meclis'i de yedeğine alarak çıkartmış, bir taraftan da memur ve emeklilere yüzde 15 zammı dayatmış olmasına rağmen, hem kendi çıkarttığı Sosyal Güvenlik Reformu'na hem de enflasyonla mücadele programına inanmadığını, uymadığını ortaya koymuştur. Bundan böyle kimse bizden beklenen enflasyon hayali hedefine inanarak, özveride bulunmamızı bekleme hakkına sahip değildir."
Hak-İş Genel Sekreteri Recai Başkan da kararın kabul edilemez olduğunu belirtti.
Erdem: Siyasi sorumsuzluk
KESK Genel Başkanı Siyami Erdem ise tepkilerini şu sözlerle dile getirdi: "Kıyak emeklilik yasası 8 defa Anayasa'dan dönmüş bir yasadır. Hem hukuksal olarak Anayasa'ya aykırı hem de içinde bulunduğumuz yaşam koşullarında toplumsal vicdanı yaralayan, tahrip eden bir yasadır. İşçiler, emekçiler, emekliler, tüm halk büyük bir ekonomik mağduriyet içerisindeyken beslenme, barınma, eğitim ve sağlık gibi sorunların çözümünde ciddi zorluklar yaşarken, milletvekillerinin kendi menfaatlerini öne çıkaran bir siyasal zihniyetle bu tasarıyı yasalaştırmaları siyasi bir sorumsuzluktur" Erdem de Demirel'in tercihinde yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin etkili oluduğuna dikkati çekti.
Kudiş: Süre tanımak yanlış
KESK MYK Üyesi İbrahim Kudiş ise bu konuda hükümet zaman tanıma anlayışının yanlışlığına değindiği açıklamasında, "Biliyorsunuz, biz Emek Platformu olarak da Cumhurbaşkanı'ndan yasayı veto etmesini istemiştik. Ancak ne daha önce sosyal güvenlik yasasına karşı tepkilerimiz ne de kıyak emeklilikle ilgili tepkilerimiz hükümet ve Cumhurbaşkanı tarafından ciddiye alınmadı. Bu da hükümete süre tanımanın doğru bir karar olmadığını ortaya koyuyor. Kime süre tanıyacağız, niçin tanıyacağız? Bu konu Emek Platformu'nun bir açmazıdır gerçekten. Emek Platformu aktif bir mücadele içerisine girmek zorundadır." dedi.
Kamu vicdanı yaralandı
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Resul Akay da, Cumhurbaşkanı'nın bu kararı ile kamu vicdanını incittiğini belirterek," Cumhurbaşkanı, kıyak emeklilik yasasını veto ederek cumhurbaşkanlığı makamına yeniden seçilme kaygısı içerisinde olmadığını Türk milletine kanıtlamak için eline geçirdiği fırsatı kullanamamıştır" diye konuştu. Demirel'in her dönem 'benim köylüm, benim işçim' edebiyatı yapmaktan, fakirlerin yanında olduğunu söylemekten geri durmadığını kaydeden Hava-İş Genel Başkanı Atillay Ayçin de, "Kıyak emekliliğe onay vermesi cumhurbaşkanlığı seçimleri için bir ödül olsa gerek" dedi. Genel-İş Genel Başkanı İsmail Hakkı Önal da, kararın sosyal devlet anlayışının hiç önemsenmediğinin bir göstergesi olduğunu belirttiği açıklamasında, "Talebimiz başta emekçiler olmak üzere tüm Türkiye halkının gelir düzeyinin yükseltilerek, en azından büyük uçurumun giderilmesidir. Bunu sağlayacak da sınıfsal gücün kullanılmasıdır. Sosyal Güvenlik Yasası ve Tahkim Yasası'nın da veto edilmesini istemiştir. Bu taleplerimizin hiçbiri karşılanmadı Cumhurbaşkanı tarafından. Bu da demektir ki, tek partili siyasal iktidar anlayışıyla Cumhurbaşkanı da bütünleşmiş."
Genel-İş Genel Sekreteri Cemal Aslan, "Milletvekillerin gözü aydın olsun!" derken, TÜMTİS Örgütleme Sekreteri Şükrü Günsili bu kararda, seyirci kalma anlayışının etkili olduğunu belirtti. Günsili, "Yasal düzenlemelerle emekçilere 60 yaşında emekliği reva görenler, kendileri için çıkartıkları kıyak emeklilikle milyonlarca insanla alay ediyor. Sendikalar kıyak emekliği tepki ile karşılamak yerine Cumurbaşkanı'nın veto etmesini beklediler. İşçilerle birlikte mücadele etmek yerine, seyirci kalmaları yasanın kolaylıkla geçmesini sağladı" dedi.
Karşılıklı alışveriş
Cumhurbaşkanı'ndan fazla bir şey beklemediklerini ifade eden Deri-İş Genel Sekreteri Fevzi Deniz kıyak emekliliğin de işçilere ve emekçilere karşı çıkarılan yasaların bir devamı olduğunu kaydetti. DİSK/Tekstil Genel Başkanı Süleyman Çelebi ise yasanın hukuktan döneceğine inandığını belirterek, sendikalar olarak mücadele edeceklerini söyledi. Ağaç-İş Genel Başkanı Mürsel Taşçı da tepkisini, "Çok söze gerek yok, karşılıklı alışverişe benziyor. Önce beş artı beş, karşılığında da kıyak emeklilik. Bu kadar açık. Muayeneleri, yemeleri, içmeleri, yatmaları her şeyleri devlete, bir de kıyak emeklilik... Bunu en tepedeki de onaylarsa gerisini siz düşünün" sözleriyle dile getirdi.
Zorunlu tasarruflar kıyak emekliliğe
BMS Genel Örgütlenme Daire Başkanı Mehmet Çabuk Emek Platformu'nun bir an önce toplanarak karar almasını istedi. SES Genel Başkanı Cevher Tosun, "Bir yandan enflasyonla mücadele ettiğini söyleyeceksin, bir taraftan kıyak emekliliği çıkaracaksın. 'Kaynak yok' diyen hükümet, yıllardır bizden isteğimiz dışında zorla kestiği "Zorunlu Tasarruf Fonlarımızı" kıyak emeklilik adı altında milletvekillerine peşkeş çekti. Cumhurbaşkanı da kendi geleceğini garantiye almak, yeniden seçilebilmek için bunu onayladı" dedi.
'Daha iyi bir şey beklemiyoruz'
Basın-İş İstanbul Şube Başkanı Kenan Kaya, Cumhurbaşkanı Demirel'in kıyak emekliliği onaylamasının cumhurbaşkanlığı seçimlerine endeksli olduğuna dikkat çekerek, şöyle devam etti: "Yetki ve sulta kendilerindeyken geriye dönük de dahil devlet olanaklarından ve menfaatlerden faydalanmak istiyorlar. Milletvekilleri devletin teminatı altında kendilerini güvenceye alıyorlar. Kıyak emekliliği de kendisini 5 yıl daha cumhurbaşkanı yapmaya hazırlanan Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'i de şiddetle protesto ediyoruz."
TEKSİF Bakırköy Şube Başkanı Çetin Yelken, bu durumu "iğne çuvaldız" meselesine benzeterek, "Bu Meclis'ten daha iyi bir şey beklemiyoruz" dedi.
Petrol-İş İstanbul Şube Başkanı Nesim Aksakal, bunun hükümetin halka bakış açışını ortaya koyduğunu ifade ederek, sendikalar olarak toplumsal bir tepkinin örgütlenmesi için üzerlerine düşeni yapacaklarını dile getirdi. Harb-İş İstanbul Şubesi İkinci Başkanı Ahmet Alimisoğlu Meclis'in herkese rağmen karar aldığına dikkat çekerek, "Biz Türk-İş'e bağlı sendikalar olarak tepkimizi göstereceğiz" diye konuştu.
www.evrensel.net