‘Yapılan soruşturma bağımsız ve tarafsız değil’

‘Yapılan soruşturma bağımsız ve tarafsız değil’

Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan Gazeteci Ahmet Şık’ın da aralarında olduğu 5 kişinin tahliye talepleri reddedildi. Oy çokluğuyla çıkan karara İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Şeref Akçay, itiraz ederek şüphelilerin tahliyesi yönünde görüş bildirdi. Akçay, Balyoz davasındaki muhalefet şerhleriyle

Hürriyet.com sitesinde yer alan habere göre, Şeref Akçay tahliye taleplerinin reddine şu gerekçelerle karşı çıktı:
* Yapılan soruşturma bağımsız, tarafsız, adil ve insan vicdanına uygunluk kıstaslarına uygun değil.
* Şüphelilerin emniyetteki delilleri nasıl karartacakları izah edilmemiştir.
* Kitabı daha yayınlanmamıştır bile. Buna rağmen yayınlama düşüncesinde olduğunu belirterek bu kişiyi örgütle irtibatlandırmak hukuken mümkün değildir.
* Bugüne kadar hiçbir yayıncı hakkında veya yazan kişi hakkında örgüt üyesi olduğu gerekçesi ile ülkemizde verilmiş tek bir karar yoktur.

‘TAHLİYE TALEBİNE RET’ KARARINA İTİRAZ DA REDDEDİLDİ

Odatv’de yapılan aramalar sonrasında tutuklanan Gazeteciler Ahmet Şık, Doğan Yurdakul, Sait Çakır, Coşkun Musluk, Barış Terkoğlu’nun avukatları İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin nöbetçi hakimliğine başvurarak tahliye talebinde bulundu. Bu talepleri reddedilen avukatlar, bu karara itiraz etti. İtirazı değerlendiren İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti tahliye taleplerini oy çokluğu ile reddetti.

KARAR 2 ÜYE HAKİMİN OYUYLA

Üye hakimler Metin Özçelik ve Birol’un tutukluluk halinin devamı yönünde görüş bildirdiği kararda, şüphelilerin üzerlerine atılı suçun niteliği ve atılı suç için ceza yasasında öngörülen ceza süresi, dosyada yapılan aramalarda ele geçenlerle ilgili arama ve el koyma tutanakları ile bunlara ilişkin tespit tutanakları içerikleri, dosyadaki iletişim tespit tutanakları içeriklerinin göz önüne alındığı belirtildi. Şüpheliler açısından kuvvetli suç şüphesinin var olduğu, ayrıca şüphelilerin delilleri karartma ve yeni delil elde edilmesine engel olma tehlikesinin bulunduğu, şüpheliler hakkında bu aşamada adli kontrol hükümlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı ifade edilen kararda şüphelilerin tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.

BAŞKAN AKÇAY MUHALEFET ETTİ

Ancak Mahkeme Başkanı Şeref Akçay, bu karara muhalefet ederek, Ahmet Şık’ın da aralarında olduğu 5 şüphelinin tahliyesi yönünde oy kullandı. Başkan Akçay, soruşturma ile ilgili tüm dosyaların gönderilmesi için savcılığa yazı yazıldığını ancak toplamda 27 klasörün gönderildiğini belirtti.

ŞÜPHELİLERİN FAALİYETİ KİTAP YAZMAK

Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Ahmet Şık’ın "İmamın Ordusu" adlı bir kitap yazma düşüncesinde olduğu ve bu konuda hazırlık yaptığı, kitabın taslağını hazırladığı ve bu hazırlama aşamasında ODA TV ile irtibatlı olduğu iddiasıyla gözaltına alındığına vurgu yapan Akçay, şüphelilerin tek faaliyetlerinin yayın yapmak, kitap yazmak ve benzeri faaliyetler olduğunu ifade etti.

ERGENEKON İLE İLİŞKİNİN DELİLİ YOK

Şüphelilerin Ergenekon davasında yargılanan sanıklarla birlikte hareket ettiğine dair herhangi bir iddia olmadığını belirten Başkan Akçay, “İddia 2009 yılından sonra bu örgütün amaçları doğrultusunda yayın yapma iddiasıdır. Özellikle Ahmet Şık’ın yazmak istediği kitabın bir an yayınlandığını düşünelim ve burada da Ergenekon örgütünü en şiddetli bir şekilde övdüğünü düşünelim. Mahkememizde görülen davalarda yasadışı bölücü terör örgütü PKK, sol örgütlerden DHKP-C, MLKP, TİKKO gibi örgütlerle ilgili yazılan pek çok kitaptan dolayı CMK 250. Madde ile yetkili mahkemelerde pek çok dava açılmıştır ve bu kitapların pek çoğunda da belirtilen örgütlerin eylemleri çok net bir şekilde övülmüş, militanlarından yine övgülerle bahsedilmiştir. Ancak bu yayınlarla ilgili açılan davalar “örgüt propagandası yapmak" suçundan açılmıştır. Bugüne kadar hiçbir yayıncı hakkında veya yazan kişi hakkında örgüt üyesi olduğu gerekçesi ile ülkemizde verilmiş tek bir karar yoktur. Tümü 3713 sayılı yasaya muhalefetten ceza almıştır veya beraat etmiştir. Kaldı ki şüphelinin kitabı daha yayınlanmamıştır bile. Buna rağmen yayınlama düşüncesinde olduğunu belirterek bu kişiyi bu örgütle irtibatlandırmak hukuken mümkün değildir" dedi.

‘KİTAP YAZARKEN YARDIM ALMAK SUÇ OLUŞTURMAZ’

Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve AİHM kararlarından düşünce özgürlüğü ile ilgili maddelere de yer veren Akçay, “Yazılan kitabın içeriğini beğenmeyebilirsiniz. Doğru değildir. Abartılıdır. Yalandır diye düşünülebilir. Ama sonuçta şüphelinin kendi fikir ve düşünceleridir. İnsanlar bir kitabı yazarken başkalarından da yardım alabilirler. Bu kitapta alınmış mıdır? Alınmamış mıdır? Şu anda bir şey söylemek mümkün değildir. Bir an için yardım alındığım kabul etsek sonuç değişir mi? Değişmez. Çünkü bir insanın bir kitabı yazarken araştırma yapması, başka insanlardan yardım alması doğaldır ve herhangi bir suç oluşturmaz. Bir habercilik ve yayıncılık insanlarla ilişkiye girmeden, haber toplamadan nasıl yapılabilir?” (MEDYA SERVİSİ)

www.evrensel.net