Bölge halkı köyüne dönmek istiyor

Bölge halkı köyüne dönmek istiyor

36 mahalle muhtarının halkla görüşerek hazırladığı rapor, Diyarbakır'da yaşanan sorunların "zorunlu göç"ten kaynaklandığını ortaya koydu.

Bölge halkı köyüne dönmek istiyor
Mehmet Aslanoğlu
Diyarbakır'da yaptıkları görüşmeler ile halkın sorunlarını tespit eden 36 mahalle muhtarı, "Diyarbakır'ın Genel Sorunları" başlıklı bir rapor hazırladı. Raporu, bölge milletvekilleri ve Diyarbakır Valisi'ne ileten muhtarların hazırladıkları raporda, halkın en büyük sorunu ve diğer sorunları kaynağı olarak "göç" gösteriliyor ve köye dönüşün koşullarının bir an önce sağlanması isteniyor.
Fatihpaşa Mahallesi Muhtarı Hüseyin Yoldaş, Diyarbakır halkının yaşadığı en büyük sorunu göç olarak değerlendiriyor. 1992 yılından bu yana Diyarbakır'ın yoğun bir göç aldığını belirten Yoldaş, kentte yaşanan sorunları da nüfus patlamasına bağlıyor. Fatihpaşa Mahallesi'nin yoğun göç alan mahallelerden biri olduğunu kaydeden Yoldaş, halkın en acil talebinin bir an önce köylerine geri dönmek olduğunu söylüyor.
Halk köykent istemiyor
Hükümetin göç sorununu çözmek için sadece Hazro-İslamköy, Lice ve Şırnak'ta köykent projelerini hayata geçirdiğini belirten Yoldaş, köylülerin bu projeye tepki gösterdiği ifade ederek, şöyle devam ediyor: "Hükümetin şu an göç sorunu için önerdiği çözüm, üç noktada hayata geçirmeye çalıştığı bir köy kent projesi var. Hazro-İslamköy, Şırnak ve Lice'de var bu proje. Yoğun göç alan bir mahallenin muhtarı olduğum için biz bunu halkımızla tartıştık. Halkımız bu projeye tamamen karşı. Halk bu projeyi istemiyor. Herkes sadece köyüne geri dönmek istiyor. Üç köy yan yana geldiği zaman köylüler kendi köyünde bulunan toprağını işleyemeyeceğini söylüyor. Gidiş 2-3 saat, geliş 2-3 saat sürer. Ben bu arazimden fayda göremem diyor. Köylülerin tek isteği kendi köylerine dönmek. Devlet bizim enerjimizi ve güvenliğimizi sağlasın biz köyümüze döneriz diyor".
Fırsat değerlendirilmeli
Göç sorununun çözümü için devletin bir an önce köykent projesinden vazgeçerek köylülerle birlikte çözüm üretmesi gerektiğini savunan Yoldaş, "Diyarbakır'ın ve göç eden insanlarımızın durumu içler acısı. Biz bu raporla bunları gözler önüne sermek istedik. Biz de muhtarlar olarak silahların sustuğu bu süreci bir fırsat olarak görüp devletin bazı fedakârlıklar yaparak barışın tesisine yardımcı olması gerekir. Barışın tesisi için köylülerin köylerine geri dönüşü, köylerin elektiriği, sağlık ocağı, okulu, güvenliğiyle alt yapısının hazırlanması gerekiyor. Köy yıkıldı veya yakıldı. Bu köylerin onarılması gerekiyor. Köylülere faizsiz kredi verilmesi gerekiyor" diyor.
Elektrik kesintileri büyük sorun
Şehitlik Mahallesi Muhtarı Farettin Güler de, bu raporu bölge milletvekilleri ve valiye sundukları ve amaçlarının Diyarbakır halkının ortak sorunlarını dile getirmek olduğunu söylüyor. TEDAŞ'ın halkı umursamaz bir tavır içerisinde olduğunu söyleyen Güler, elektirik kesintilerinin Diyarbakır'ın en büyük sorunu haline getirdiğini vurguluyor. Yeşil kart uygulamasının halkın tek sağlık hizmeti görebileceği bir olanak olduğunu söyleyen Güler, ancak yeşil kartların işportaya düştüğünü ve hastanelerin yeşil kartlı hastalara hizmet vermediğini kaydederek yeşil kart sisteminin yeniden düzenlenip işler hale getirilmesini ve halka bedava ilaç verilmesini istiyor.
Halka kötü davranılıyor
Resmi kurumlarda halka kötü muamele yapıldığını belirten Güler devlet kurumlarının halkı aşağılamadan, hor görmeden sorunlarını çözmesi gerektiğinin altını çiziyor. Nüfus cüzdanını yenileyen insanların 15-20 gün boyunca soruşturmaya uğradığını belirten Güler, bu durumun devletin halka potansiyel suçlu gözüyle baktığının kanıtı olduğunu artık bu uygulamadan vazgeçilmesi gerektiğini söylüyor. Yoksulluk ve işsizliğin Diyarbakır insanının en büyük sorunlarından biri olduğunu belirten Güler, "Yoksulluk göçle birlikte had safhaya ulaşmıştır. Bugün sokaklara baktığımızda çocuklarımız çöplüklerden ekmek topluyor, yüzlerce çocuk sokaklarda selpak satıyor. Yoksulluğun aşılması için köylere geri dönüşün ve şehirdeki işsiz insanlarımıza istihdam alanlarının açılmasını istiyoruz" diyor.
Karşılıksız kredi verilmeli
Alipaşa Muhtarı Behzat Suat da, göç sorununa değinerek şöyle konuşuyor, "Köykent projesinden vazgeçilmeli, halka karşılıksız kredi sağlanmalı, tarım ve hayvancılığının geliştirilmesi gerekiyor. Köylüler yeniden üretim sürecine alındığında bölgede ekonomik rahatlama sağlanacaktır. Göç bu şekide engellenir ve köye geri dönüşler sağlanır. Diyarbakır şehir altyapısı 1930'lu yıllara göre yani 150.000 nufüsa göre yapılmıştır. Göçle birlikte nüfus şimdi 2 milyondur. Altyapı sorunları buradan kaynaklanmaktadır. Altyapının geliştirilmesi gerekmektedir."
Yerel yönetimlerle işbirliği
Bunların yanı sıra belediye ve diğer yerel yönetimlerle ortak çalışmak istediklerini belirten muhtarlar, yerel yöneticilerin halka hizmet götürürken ne halkın ne de kendilerinin görüşlerine başvurduğunu söylüyorlar. Yerel yönetimlerle halk arasındaki bağ olmak istediklerini belirten muhtarlar, bu isteklerine karşın yerel yönetimlerin yaptıkları hizmetleri tepeden inme kararlarla semtin, mahallenin koşullarına ve ihtiyaçlarına bakmadan gerçekleştirdiğini vurguluyor ve ekliyorlar: "Böyle bir hizmet anlayışı ne halkın ihtiyaçlarına cevap verir ne de yerel yönetimlere prestij sağlar."
www.evrensel.net