Göktepe Gazetecilik Ödülleri için

   başvurular başladı

Göktepe Gazetecilik Ödülleri için
   başvurular başladı
Görevi başındayken gözaltına alınan ve polislerce dövülerek öldürülen Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe ve öldürülen tüm gazetecilerin anısını yaşatmak amacıyla ilki 1998 yılında verilen Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri'nin üçüncüsü bu yıl, yine Metin Göktepe'nin doğum günü olan 10 Nisan'da verilecek.
Nazım Alpman (Milliyet), Celal Başlangıç (Radikal), Metin Göktepe'nin ablası Meryem Göktepe, Nadire Mater (Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü -RSF-Türkiye Temsilcisi), Metin Göktepe'nin avukatları Fikret İlkiz (Cumhuriyet), Ali Saydı, Kamil Tekin Sürek ve gazetemiz Yazıişleri Müdürü Fatih Polat'tan oluşan Metin Göktepe Ödül Komitesi tarafından düzenlenen, Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri'nin ilki Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Başkanı Nail Güreli'ye verilmişti. Geçtiğimiz yıl düzenlenen ikincisinde ise, birinciliğe haber dalında Milliyet Gazetesi'nden Nedim Şener'in, "Utanç Ekspresi" başlıklı röportajı layık görülmüştü. Fotoğraf dalında ise birincilik ödülünü Hürriyet Gazetesi'nden Ümit Kozan almıştı. Metin Göktepe Ödül Jürisi geçtiğimiz yıl, "Musa Copla Konuştu" başlıklı çalışmasıyla Star gazetesinden Musa Ağacık ile bir askerin tecavüzüne uğradığı belirtilen ve ardından kendini asarak intihar eden 19 yaşındaki Fatma Ülkü'nün başından geçenleri anlatan haberiyle Pazartesi dergisinden Nevin Cerav'ı da Jüri Özel ödülü'ne layık görmüştü.
Başvurular başladı
Metin Göktepe Ödül Komitesi tarafından dün yapılan yazılı açıklamaya göre, bu yılki ödülleri belirleyecek olan jüri şu isimlerden oluşuyor: Nazım Alpman, Yalçın Bayer, Nilgün Cerrahoğlu, Oral Çalışlar, Esra Doğru, Can Dündar, Vivet Kanetti, Nadire Mater, Atilla Özsever, Nebil Özgentürk, Fatih Polat. Komitenin yaptığı açıklamada ödül verilecek dallar ve katılım koşulları ile ilgili olarak da şu bilgiler yer aldı: "1-Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri iki dalda düzenlenmiştir
Haber (Gazete-Tv)
Fotoğraf ve Görüntü
(Gazete-Tv)
2-Yarışmaya, 10 Nisan 1999 tarihinden sonra yayımlanmış olan eserler katılacaktır.
3- Yarışmaya katılacak olan eserlerden, yazılı basında yayımlanmış olanların, 1 asıl, 11 fotokopi olarak gönderilmesi gerekmektedir. Tv'de yayınlanmış olan eserlerden ise 1 örnek gönderilmesi yeterlidir.
4-Fotoğraf dalında yarışmaya katılacak eserlerin, arka yüzlerinin sol alt köşesine, bir etiketle eserin adı, çekildiği yer ve tarih yazılacaktır. Eserlerin en az 18x24 cm. ebatlarında (renkli ya da siyah beyaz) olması gerekmektedir.
5-Adaylar, eserlerini kısa özgeçmişleri ve iki fotoğrafları ile birlikte, "Metin Göktepe Gazetecilik Ödülleri" Meşrutiyet Caddesi, Ravanda İş Merkezi 8512 Beyoğlu adresine göndermeleri gerekmektedir. Yarışmaya katılacak adaylar, eserlerini en geç 25 Mart 2000 tarihine kadar belirtilen adrese ulaştıracaklardır."
Ödüller 10 Nisan'da
Metin Göktepe Ödül Komitesi, kazananlara ödüllerinin her yıl olduğu gibi Metin Göktepe'nin doğum günü olan 10 Nisan'da verileceğini duyurdu. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


HADEP 'fırsat' istedi
PKK lideri Abdullah Öcalan'ın 1999 Şubat'ında Roma'da yakalanmasının ardından HADEP binalarında gerçekleşen açlık grevleri nedeniyle parti yöneticileri aleyhine TCK'nın 169'uncu maddesi uyarınca "PKK'ye yardım ve yataklık" iddiasıyla açılan davaya dün devam edildi.
Başkanlığını İmralı'da Öcalan'ı yargılayan Turgut Okyay'ın yaptığı Ankara 2 No'lu DGM'de görülen ve HADEP eski Genel Başkanı Murat Bozlak ile Ankara eski İl Başkanı Kemal Bülbül'ün de aralarında bulunduğu 18 sanık hakkında ceza istenen dava karara kaldı. Savcı 17 sanık için ise beraat istedi. 47 parti yöneticisinin gözaltına alındığı ve 21'inin uzun süre cezaevinde tutulduğu dosyaya ilişkin savunma yapan Alataş, davanın amacının Kürt sorunu konusunda resmi anlayış dışındaki görüşlerin susturulması olduğunu belirtti. Alataş, HADEP hakkında daha evvel açılan ve kamuoyunda "bayrak" ve "takvim" davaları olarak anılan yargılamalarda da çok sayıda parti yöneticisinin uzun süreli olarak tutuklandığını hatırlattı. Bunları partinin çalışmasını engellemeye yönelik planın bir parçası olarak değerlendiren Alataş, yargılamanın amacının ise partiyi 18 Nisan seçimlerinden önce etkisiz bırakmak olduğunu söyledi. Alataş, söz konusu 3 davaya dayanarak HADEP hakkında Anayasa Mahkemesi'ne kapatma davası açıldığını ve seçimlere katılmaması yönünde iki kez ihtiyati tedbir kararı alınmak istendiğini vurguladı. Suçlamaları "haksız ve siyasi" olarak değerlendiren Alataş, sonuçlarının da siyasi olması gerektiğini, bu tarz davaların demokrasiye zarar verdiğini söyledi.
'Kürt sorunu' yasağı
Alataş savunmasında, HADEP'e açılan davalarda genel suçlamalara, genel gözaltılara ve genel tutuklamalara yönelinerek "suçun şahsiliği" ilkesinin çiğnenmesini, önce suçlamaların yapılarak sonra delillerin toplanmasını, her davada aynı suç unsurlarının yeni delil gibi gündeme getirilmesini eleştirdi. Alataş, dava hazırlık soruşturmasının CMUK'a uygun olmadığını dile getirdi. Alataş, davayla, Kürtlerin, Kürt sorununu konuşmasının engellendiğini ve örgütlenme özgürlüğünün yok sayıldığını belirtti. Savcının 18 sanık hakkında "suça bizzat iştirak etmişlerdir" suçlamasına cevap veren Alataş, sanıkların çoğunluğunun parti binalarında bile gözaltına alınmadıklarını söyledi. Açlık grevinin gerek iç hukuk, gerekse uluslararası hukukta suç oluşturmadığını kaydeden Alataş, 169'uncu maddeyi de "zorlama yorumlarda yeni suç tipleri oluşturmanın en tipik örneği" olarak değerlendirdi. Açlık grevlerinin cezaevlerindeki sorunları gündeme getirmek için yapıldığını, HADEP'in genel tutum olarak bunu desteklediğine ilişkin delil bulunmadığını belirten Alataş, dava konusu iki basın açıklamasının da, iddianın tersine herkesi sağduyuya çağıran metinler olduğunu dile getirdi. "Davada öz itibariyle partinin düşünceleri suçlanıyor" diyen Alataş, Türkiye'nin ciddi bir iç barışa girdiği, yeni bir süreç yaşadığı izlenimi içinde olduklarını söyledi. İnsanların, partilerin, yöneticilerin hata yapabileceklerini kaydeden Alataş, "Partiler siyasi hatalar yapar.
HADEP de sütten çıkmış ak kaşık değildir. Hata yapmıştır. Ancak siyasi hataların sonucu siyasi olmalıdır. Geleceği beraber inşa edeceğiz. Birbirimize yeni bir fırsat vermek durumundayız" dedi. Daha sonra söz alan Avukat Levent Kanat, 169'uncu maddenin fiili yardım hallerini düzenlediğini, maddenin HADEP davasını karşılamadığını vurguladı. Aynı açlık grevleri nedeniyle Tekirdağ İl Örgütü'ne açılan ve İstanbul 5 No'lu DGM'de görülen davada alınan beraat kararı da örnek teşkil etmesi için mahkeme heyetine sunulurken, duruşma esas hakkındaki savunmanın incelenmesi amacıyla 24 Şubat gününe ertelendi.
www.evrensel.net