HADEP: Kürt partisi değiliz

HADEP: Kürt partisi değiliz

Türkiye'nin bütünlüğünü savunan ve etnik temelde politika yapmadıklarını belirten HADEP Genel Başkanı Ahmet Turan Demir; "Kürt partisi değiliz." dedi.

HADEP: Kürt partisi değiliz
Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) parti meclisinin 6-7 Şubat tarihlerinde Diyarbakır'da yaptığı İki günlük toplantının ardından basın açıklamasının yapıldığı toplantı salonuna "Biji HADEP", "Biji Ajiti" sloganları eşliğinde giren HADEP Genel Başkanı Ahmet Turan Demir, konuşmasına HADEP'i, çalışmalarıyla sorunları çözebilecek tek parti yapmak istediklerini söyleyerek başladı. Demir, 2 bin kişinin katıldığı basın toplantısında barış sürecinde HADEP'in rolünün öneminin devlet tarafından da kavranması gerektiğini ve toplumsal bir barış ve demokrasi talebine HADEP'in dışta tutulması ile ulaşılamayacağının altını çizdi. Sık sık sloganlara sözleri kesilen Demir, Diyarbakır'dan bütün Türkiye'ye ve dünyaya samimi bir halkın sesiyle barış çağrısında bulunduklarını, partilerinin Türkiye toplumunun ihtiyaçlarına, duygularına sözcü olduğunu ve amaçlarının ülke topraklarını demokrasinin uygarlığın, bilimin ve barışın beşiği haline getirmek olduğunu vurguladı.
'Etnik politikalar yürütmüyoruz'
"Bu konuda Türkiye toplumuna güvendiklerini, eski polikitalarda ne kadar ısrar edilirse edilsin; akıl, sağduyu ve gerçekler kinin, öfkenin ve yok saymanın yerini alacaktır" diyen Demir, partilerinin etnik politikalar yürütmediğini zıtlaşmayı dar çıkarmlarala kamplaşmaya siyasetin yasası olarak kabul etmediklerini belirterek kendilerinin artık tüm Türkiye halklarının taleplerine cevap veren bir oluşum sürecine girdiklerini belirtti. Böyle bir irade doğrultusunda sivil ve demokratik bir Anayasa'nın hazırlanması Susurluk'tan Hizbullah'a kadar devletin içinde yer etmiş tüm gayri resmi şiddet odaklarının tüm suçlarının ortaya çıkarılması için ortaya çıkartılması için adım atan her kesimle işbirliği yapmaya hazır olduklarını halkın özellikle dinsel inançlarını siyasi ve ekonomik çıkarları doğrultusunda sömüren parti siyasetini aydınlık ve demokratik bir Türkiye için engel olarak gördüklerini belirtti. Bölgeyi, demokratik bir yaşama katkıda bulunmaktan alıkoyan OHAL ve Koruculuk sistemine ekonomik ve sosyal çöküntüye, insansız bir demokrasiye inanmadıklarını ve bunlara karşı çıktıklarını belirten Demir, doğdukları ve istedikleri yerde insanca yaşama hakları gereği boşaltılan köylere geri dönüşün sağlanması ve bölgede yeni bir ekonomik ve sosyal yapılanma oluşturulması gerektiğini söyledi.
Gazetecilerden gelen soruları da cevaplayan Demir, Fatoş Güney ve eski DEP milletvekilerinin de içinde olduğu parti oluşumunu nasıl değerlendirdiği yönündeki soruya, "Biz her zaman demokratik güçlerin biraraya gelmesini istiyoruz. Bunu en kuvvetli şekilde yansıtan parti de biziz. Bugün Kürtler açısından bir birlik sorunu yoktur. Kürtler bu konuda saflarını belirlemiştir. Önemli olan demokrasi ve özgürlük adına hareket ettiğini söyleyen kesimlerin dağınık ve marjinal olmasıdır. Bu kesimlerde toplumsal bir anlam ifade etmiyor. Bir birlikten yanayız ama birlik bu gruplarla birleşme anlamı taşımıyor. Biz demokrasi mücadelesi veren tüm aydınları ve Türkiyle halkını kucaklayan bir çatı oluşturmak istiyoruz. Bu amaçlara uygun her hareketle birleşebiliriz ve bu birliği sağlayacaksa bahsettiğimiz oluşumun en önemli öznesi olmaya da hazırız" şeklinde cevapladı.
Kürt partisi bir imajdı
"Bu açıklamalarınızdan HADEP artık bir Kürt partisi olmaktan çıkıyor sonucunu çıkarabilir miyiz?" sorusuna da cevap veren Demir şöyle konuştu: "HADEP hiçbir zaman Kürt partisi olmadı. Sadece kamuoyunda böyle bir imaj yaratılmaya çalışıldı. Türkiye emekçilerinin sorunlarına yeterince eğilemediğimiz, etnik temelde kalan bir politika yürüttüğümüz doğrudur. Ancak biz her zaman bütünlüklü bir politika yapmaya çalıştık. Biz etnik temelde bir politika yapmıyoruz, bu imajı silmeye çalışıyoruz. Yineliyorum, kimse bizden endişe duymasın, biz Türkiye'nin bütünlüğüne karşı bir parti değiliz. Biz tüm Türkiye'nin sorunlarını kucaklayan bir parti olma yolunda ilerliyoruz" dedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Ümit Utku'ya takipsizlik
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Kıbrıs Hava Yolları eski Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Arslan Utku hakkında, "terör örgütü PKK'ya yardım eden işadamlarının adının bulunduğu öne sürülen listeden adının çıkartılması amacıyla Ömer Lütfi Topal'ı 2 kez MHP eski Genel Başkanı Alparslan Türkeş ile görüştürdüğü ve Bodrum'da Regal Oteli'nin sahibi Hikmet Babataş cinayetini hallettiği" iddialarıyla ilgili yürütülen soruşturmada, takipsizlik kararı verdi.
Başsavcı Vekili Bekir Selçuk, Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı'nın suç duyurusu üzerine, Utku hakkındaki soruşturmayı tamamladı.
Başsavcı Vekili Selçuk, soruşturma sonunda Utku hakkında 2 ayrı iddiayla ilgili olarak takipsizlik kararı verdi. Kararda, Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı'nın oluşturduğu ekibin, Topal'ın ortağı olduğu şirketler nezdinde inceleme yaptığı ve başkentteki bürokratik işlemleri takip eden dönemin Emperyal Şirketleri'nin Ankara Temsilcisi Aliye Kara'nın bu kapsamda ifadesine başvurulduğu kaydedildi.
Kararda, Kara'nın ifadesinde, "Utku'nun bağlantı sağlaması üzerine, Topal'ın öldürülmeden önce PKK'ya finansörlük yapan şahısların isminin yer aldığı iddia edilen listeden adının silinmesi için 2 defa Alparslan Türkeş ile görüştüğünü söylediği, ayrıca Utku'nun Bodrum'da işlenen Babataş cinayetini hallettiğini iddia ettiği" kaydedildi.
Utku'nun talimatla alınan ifadesine de yer verilen takipsizlik kararında, Ümit Utku'nun Kıbrıs Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı olduğu dönemde, bu göreviyle ilgili olarak Ömer Lütfü Topal ile 2 kez görüştüğünü söylediği kaydedildi.
"Benim komutanım olurdu"
Utku'nun ifadesinde, Alpaslan Türkeş'ten "Kendisi benim komutanım olurdu" diye söz ettiği ve sık sık görüştüğünü, ancak Türkeş ile Topal'ın Ankara'da görüşmelerine "aracılık yapmadığını" söylediği belirtilen kararda, ayrıca "kara listeden ve Bodrum'da işlenen cinayetten haberi olmadığını bildirdiği" ifade edildi. Utku, ifadesinde Aliye Kara'yı tanımadığını da savundu.
Soruları yanıtlamadı
Ömer Lütfi Topal ve Alparslan Türkeş'in ölmeleri nedeniyle dinlenemediklerine işaret edilen kararda, şöyle devam edildi: "Aliye Kara'nın Topal ile ilgili olarak başsavcılığımızca alınan ifadesinde, Utku ile Topal'ın tanıştığını, ancak bu tanışmanın çerçevesi ve derecesi hakkında bir şey söylemeyeceğini, sadece birbirlerini tanıdıklarını söylemiş, ilk ifadesinde geçen konuyla ilgili soruları cevapsız bırakmıştır. Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanları Kurulu Başkanlığı'nın raporunda ve Aliye Kara'nın ilk ifadesinde, Utku'nun Babataş cinayetini nasıl "hallettiği" konusunda açıklık bulunmamaktadır. Bu nedenle, suç teşkil edecek eylemi olup olmadığı bilinememektedir. PKK finansörleri ile ilgili kara listeyi kimlerin düzenlediği, böyle bir listenin olup olmadığı, bu listeden isim silinmesinde yetkilinin kim olduğu bilinmediğinden böyle bir amaçla yapılan görüşme olup olmadığı da tespit edilememiştir. Bu konuda da Ümit Arslan Utku'nun suç teşkil eden eylemi tespit edilemediğinden, her iki konuda hakkında takibata yer olmadığına karar verilmiştir."
www.evrensel.net