Enerjinin MAI'si onaylandı

TBMM bir ihanet yasasını daha onaylayarak yürürlüğe soktu. Türkiye'nin 1995'te imzaladığı ve "enerji alanındaki politikaların belirlendiği" Avrupa Enerji Şartı yürürlüğe girdi.

Enerjinin MAI'si onaylandı
Bahadır Özgür
TBMM, ihanet belgeleri dizisine bir yenisini daha ekledi. Avrupa Enerji Şartı (AEŞ) da önceki günkü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Tıpkı MIGA'da olduğu gibi AEŞ de, Avrupa Birliği (AB) ve ABD ile yıllarca sürdürülen "gizli kapaklı" görüşmelerin ardından yine "gizli" bir şekilde onaylanarak yürürlüğe sokuldu. AEŞ, emperyalistler ile bağımlı ülkeler arasında enerji alanında yapılan en kapsamlı çok taraflı yatırım anlaşması. Anlaşma Türkiye'ye batıya petrol ve doğalgaz taşımakla yükümlü bir ülke statüsü verirken, Çok Traflı Yatırım Anlaşması (MAI)'ndaki hükümlerin birçoğunu da içeriyor.
Çok Taraflı Yatırım Garanti Kuruluşu (MIGA) sözleşmesinde yapılan değişiklikle beraber hükümet önceki gün AEŞ'yi de yürürlüğe soktu. "Avrupa Enerji Şartı Konferansı, Nihai Senedi, Enerji Şartı Anlaşması ve Ekini Teşkil Eden Kararlar ile Enerji Verimliliğine ve İlgili Çevresel Hususlara İlişkin Enerji Şartı Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun" başlığıyla yürürlüğe giren AEŞ, Resmi Gazete'nin pazar günkü sayısında yayımlandı.
Türkiye'ye biçilen rol
AEŞ Türkiye'deki petrol, doğalgaz ve elektrik sektörlerinin birbirinden tamamen ayrılmasını ve bu alanlardaki özelleştirmelerin yapılmasını öngörürken, aynı zamanda Hazar petrolleri ile Türkmenistan doğalgazının da batı pazarlarına "güvenli" bir şekilde ulaştırılmasında Türkiye'nin üstleneceği rolün çerçevesini çiziyor. Üstelik sadece enerji alanını düzenlemekle beraber anlaşmanın kapsamı, yakın zamanda ortaya çıkan ve gerek dünyada gerekse Türkiye'de yoğun bir tepkiyle karşılanan Çok Taraflı Yatırım Anlaşması (MAI) ve Çok Taraflı Yatırım Garanti Kuruluşu (MIGA) hükümlerini de aynen barındırıyor. Yani AEŞ enerjinin tam anlamıyla bir anayasası niteliğinde. Çünkü çıkartılacak olan bütün yasaların ve uygulanacak olan politikaların AEŞ'ye uyumlu olması şart koşuluyor.
Anlaşmanın temel amacı, enerji alanında tam bir liberizasyona gidilmesi ve ulusal engellerin ortadan kaldırılması olarak konulmuş durumda. Bu çerçevede enerji alanının "elektrik piyasası, doğalgaz piyasası ve petrol piyasası" olarak bölünmesi ve her bir alan için ayrı düzenlemelerin yapılması öngörülüyor. Bu düzenlemelerdeki temel kriter ise enerji üretim, iletim ve dağıtımın yerli ve yabancı şirketler tarafından yapılması gerektiği.
Hükümet yükümlülükleri yerine getiriyor
Nitekim hükümet AEŞ yasal olarak yürürlüğe girmeden hükümlerini yerine getirmeye başlamıştı bile. Her üç alan için de oluşturulacak özerk kurumlar vasıtasıyla kamuya sadece denetleme görevinin verilmesi düşünülürken, enerji konusundaki bütün faaliyetler de özel şirketlere devredilecek. Örneğin "Elektrik Piyasası Kanunu" tasarısı önümüzdeki günlerde TBMM gündemine gelecek.
Diğer yandan bir özelleştirme modeli olan "yap-işlet-devlet (YİD)"e ilişkin yasa değişikliği de 2000 yılına girmeden hemen önce TBMM'de kabul edilmişti. Aynı şekilde "Petrol Piyasası Kanunu" tasarısı ile Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO)'nın faaliyetlerinin parçalanması, benzer şekilde doğalgaz konusunda tek yetkili olan BOTAŞ'ın da sadece denetçi rolü üstlenmesi hedefleniyor.
www.evrensel.net