Cezaevleri Protokolü mahkemelik

Çağdaş Hukukçular Derneği, 6 Ocak'ta Adalet, İçişleri ve Sağlık bakanlıkları arasında imzalanan Cezaevleri Protokolü'nün iptali için yarın Danıştay'a dava açacak.

Cezaevleri Protokolü mahkemelik
Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD), 6 Ocak 2000 tarihinde Adalet, İçişleri ve Sağlık Bakanlıkları arasında imzalanan Cezaevleri Protokolü'nün iptali için yarın Danıştay'a dava açacak. ÇHD, Danıştay'dan öncelikle yürütmenin durdurulmasını isteyecek ve olumsuz yanıt alınması durumunda davanın sonucunu beklemeden dosyayı AİHM'ye götürecek. Protokole usul ve esas yönlerinden itirazları olduğunu bildiren ÇHD Genel Başkanı Ali Ersin Gür, Danıştay'dan olumlu karar beklediklerini kaydetti.
Yetki gaspı var
17 Ocak itibariyle cezaevlerinde uygulanmaya başlanan protokole ilişkin sorularımızı yanıtlayan Gür, "Türkiye'de ilk defa protokolle cezaevleri düzenleniyor" dedi. Gür, ortada bir yetki karmaşası ve gaspı olduğunu, idarenin böyle bir protokole yetkili bulunmadığını, yetkinin yasama organı TBMM'de olduğunu söyledi. Gür, "Danıştay'a itirazımızda protokolün başlı başına bir keyfilik olduğunu belirteceğiz. Bakanlık, verilen yetkileri ayrıntılandırmak amacıyla tüzük, yönetmelik, genelge yayınlayabilir. Burada, TBMM'nin getirdiği üst bir norm yok. Boşluğu protokolle doldurmaya çalışıyorlar" dedi.
Çokbaşlılık artacak
"Bir protokol ancak taraflarını bağlar. Ancak, 3 bakanlık dışında avukatlar, tutuklular, cezaevi çalışanları, tabipler, tutuklu ve hükümlü yakınlarını da etkiliyor" diyen Gür, ÇHD'li avukatların protesto için cezaevlerine girmeyi reddettiklerini dile getirdi. Gür, protokolün cezaevlerinde çokbaşlılığı artıracağına vurgu yaptı. Protokolle, Hücre Tipi Cezaevi'nin altyapısını hazırlamak ve kazanılmış hakları gasp etmek amacının güdüldüğünü kaydeden Gür, hücre sisteminden vazgeçilmesini, koğuş koşullarının iyileştirilmesini istedi.
Savunma sava teslim
Duyarlı kapılardan geçirilen avukatların üzerlerinin, çantalarındaki doküman ve belgelerin jandarma ve gardiyanlarca aranmasının istendiğini dile getiren Gür, "Savunmaya ilişkin belgelerin yargıda karşı tarafı oluşturan cumhuriyet savcılarının denetimine bırakılması bizlerin haklarının daha mahkemeye gitmeden karşı tarafa teslimi anlamına gelir. Savunma, sava teslim edilmektedir" dedi. Aynı şartların müdürler, cezaevi savcıları, komutanlar ve kontrolörler için geçerli olmamasını eleştiren Gür, pek çok cezaevi müdürünün koğuşlara silah, uyuşturucu, telefon ve mermi gibi şeyler sokmaktan yargılandıklarını hatırlattı.
Ziyaretçiler rehin alınacak
Protokolle ziyaretçilere "rehin" uygulamasının başlatılacağını belirten Gür, ziyaretçilerin, cezaevinden ancak tutukluların tam tespitlerinin yapılması ardından ayrılabileceklerini kaydetti. "Jandarmanın dilediği zaman arama yapabilmesi de bizi kaygılandırıyor" diyen Gür, aramalarda koğuşların boşaltılacak olmasının suiistimale açık bir ortam yaratacağına dikkat çekerek, "Mutahabı olmayan bir ortamda insanlar haksız yere suçlanabilir" dedi.
Destek çağrısı
ÇHD Genel Başkanı Ali Ersin Gür, cezaevi ziyaretlerinde cumhuriyet savcısının hazırlamış olduğu kimlik kullanımını doğru bulmadıklarını, kartı, baro ya da Türkiye Barolar Birliği'nin hazırlaması gerektiğini söyledi. İHD, Tüm Yargı-Sen, SES, ATO ve TTB'yle ortak çalışma yürüttüklerini belirten Gür, Danıştay'a yarın saat 10.00'da yapacakları başvuruya destek istedi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Depremzede Ecevit'i yalanladı
Başbakan Bülent Ecevit, 12 Kasım'da yaşanan deprem dolayısıyla çekilen acılar sonrası halkın yüzünün güldüğünü ve çocukların okula gidebildiğini idda etti. Ecevit, Düzce'nin il olması dolayısıyla düzenlenen törenlere katılmak üzere, eşi Rahşan Ecevit'le birlikte karayoluyla giderken, Kaynaşlı'da, Bolu Valisi Nusret Miroğlu, Düzce Valisi Fikret Güven ve Kaynaşlı Kaymakamı Hamdi Bilge Aktaş tarafından karşılandı.
Ecevit, yolculuk yaptığı otobüsten halka hitap ederken deprem dolayısıyla çekilen acılara rağmen halkın gülen yüzünü ve çocukların okula gittiğini görmenin kendisine kıvanç verdiğini söyledi. Ecevit, Düzce Valisi Fikret Güven ile Kaynaşlı Kaymakamı Hamdi Bilge Aktaş'ı vatandaşlara tanıttı. Ecevit İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ı, Bayındırlık ve İskân Bakanı Koray Aydın'ı, Milli Eğitim Bakanı Metin Bostancıoğlu'nu "yaptığı" işlerden dolayı överken, bakanların deprem bölgesi için seferber olduklarını öne sürdü.
Depremzedeler tepkili
Depremzedeler, Ecevit'in ve beraberindeki bakanların "her şey yolunda" yönündeki konuşmalarına tepki göstererek "Şimdiye kadar hiçbir yardımlarını görmedik. Suyumuz vardı kestiler. Elektirik vardı kestiler. Dağıttıkları yemek yenecek gibi değildi, onu da kestiler. Zaten kriz merkezinden yardım alabilmek için kavga etmek gerekiyor. Prefabrik ev yaptık diyorlar, fakir-fukaraya dağıttıkları yok. Yine torpili olana, tanıdığı olana verdiler" diyorlar. Ecevit'in ve beraberindeki bakanların söylediklerinin yalan olduğunu anlatan depremzedeler "Buralarda hayat mücadelesi veriyoruz. Biz ancak dayanışarak ayakta duruyoruz. Devletin bize hiçbir yardımı olmadı. İş yok, ev yok hiçbir şey yok. Şimdi gelmiş 'Her şey yolunda' diyorlar. Onlar ancak bize seçim döneminde gelip halimizi sorarlar" diyor.
www.evrensel.net