Karabağlar işçileri:

   80 milyon neye yeter?

Karabağlar işçileri: 80 milyon neye yeter?
Erol Teslim - Cihan Sezer
Karabağlar irili ufaklı atölyelerin bulunduğu bir sanayi sitesi. Site işçileri yeni bir güne, sabahın erken saatlerinde makine sesleri arasında ve yağ sobasında ısınmaya çalışarak yaptıkları kahvaltıyla başlıyorlar. Çok kötü çalışma koşullarında ve her türlü sosyal haktan yoksun bir şekilde çalışan Karabağlar işçileri, en çok ücretlerinin azlığından yakınıyor. "Piyasa durgun" denilerek sürekli işten çıkarılan işçiler, işsizlikten korktukları için birlikte hareket etmeye cesaret edemediklerini dile getiriyorlar.
Yağmur sularıyla çamur deryasına dönmüş olan sitede işyerlerinin dışında ateş yakarak ısınmaya çalışan işçiler, sorunlarını gazetemize anlattılar. Çalışma saatlerinin düzenli olmadığını ve haftalıklarını düzenli alamadıklarını söyleyen Turgay Keskin, adlı işçi "Yemekler işveren tarafından veriliyor. Ancak sigorta ve yol parası yok. Her gün Yeni Çamlık'tan buraya yürüyerek geliyorum" dedi.
Verdikleri 15-20 milyon
Torbalı'dan meslek öğrenmek için geldiğini ve her gün 500 bin lira yol parası verdiğini söyleyen Uğur Gönlügür ise sitede işçi sağlığı ve iş güvenliğiyle ilgili hiçbir önlemin bulunmadığını belirterek, şunları söyledi: "Boyahanede çalışıyoruz, maskenin dahi fayda etmiyor. 40 yaşlarına geldiğimiz zaman kansere yakalanma riskimiz çok yüksek. Sosyal güvencemiz ise yok." Asgari ücretin kendilerini tatmin etmediğini ama mecburiyetten çalıştıklarını söyleyen Gönlügür, "Şu işyerinde haftada tek başıma 300 milyon liralık iş yaparım ama bana verdiği on beş yirmi milyon. Aldığımız para kahvede çay parası bile olmuyor. Parasızlık insana eroin-esrar dahi sattırır" dedi. Gönlügür, sigortalı çalıştığını, ancak sigorta pirimlerinin yatırılıp yatırılmadığını bilmediğini de sözlerine ekledi.
Onu da başlarına çalsınlar
Soğuk kaynakçılık yapan Murat "Ev kiraları bile 60-70 milyon lira arasında. Asgari ücretle bizlere verilen zam ise sadakadan başka bir şey değil" derken, Cevat Usul ise tepkisini şöyle dile getirdi: "35 yaşındayım, iki çocuğum var. 40 milyon lira kira parası veriyorum. Büyük çocuğun okul masrafı, mutfak giderleri, elektrik, su derken aldığım para iki günde eriyip gidiyor. Ondan sonra ay sonunu nasıl getireceğimizin hesabını yapıyoruz. Bir de avans çekince geriye sadece kira parası kalıyor. Alsınlar onu da başlarına çalsınlar." Döşemeci olarak çalışan Hüseyin Aygündüz de ücretlerin düşük olması ve düzensiz ödemesi, yemek ve sigorta hakkından yoksun çalışmaları, iş ortamının sağlıksız olması gibi sorunlarını sıralayarak, "AB'ye giriyoruz ama bize yararı olacağını sanmıyorum. İşsizlik her gün artıyor. Asgari ücret enflasyonun kat kat altında, kirada kalan bir işçi nasıl geçinecek. İşler durgun diye çoğu işçi ücretini alamıyor" dedi.
AB'ye özenene kadar...
Şu anda işsiz olan döşemeci Tuncay Tanış, bayramdan önce çalıştığı Nisan Mobilya'dan "işlerin durgun olması" nedeniyle ücretsiz izne çıkarılmış. "Şimdi yeni bir iş buldum ama ne kadar ücret alacağım belirsiz" diyen Tanış, siyasilere seslenerek, "AB'ye özenene kadar kendi sorunlarını çözsünler" diye konuştu.
Karabağlar'da yeni işbaşı yaptığını dile getiren demirci Durmuş Tanış da aldığı ücretin yetersizliğinden şikâyetçi: "Kiracıyım ve evliyim, maaşım çok düşük. Aldığım ücret yola mı yetecek kiraya mı? Yoksa yemeğe mi... Her ay zam geliyor, ekmek olmuş 100 bin lira, mecbur alacağız."
www.evrensel.net