POAŞ

POAŞ'ta ikinci yağma girişimi

Ülkenin her bölgesine yayılmış 5281 bayisi bulunan, pazardaki payı yüzde 58.7 olan ve 1998 yılında brüt 68.2 trilyon lira kâr eden POAŞ...

POAŞ'ta ikinci yağma girişimi
Şahin Bayar
Halkın ve ulusal savunmanın ihtiyaçları için gerekli olan her türlü petrol ve ürünlerinin temini ile dağıtımı amacıyla 18 Şubat 1941'de kurulan Petrol Ofisi AŞ (POAŞ), kuruluş yıldönümünde ikinci defa tekellerin pazarına açılıyor. POAŞ'ın özelleştirilmesi çalışmalarına hız veren Özelleştirme İdaresi Başkanlığı (ÖİB), şubat ortasında yapılacak ihale için korsorsiyumları, "sorgu odası"na almaya başladı. POAŞ'ın özelleştirilmesi için 18 Mart 1998'de gerçekleşen birinci ihale mahkeme tarafından iptal edilmişti.
DSP, ANAP ve MHP'den oluşan 57. hükümet, IMF ve Dünya Bankası'nın istemleri doğrultusunda ülkenin ekonomisi ve bağımsızlığı için stratejik öneme sahip olan kamu kuruluşlarını bir bir satmaya devam ediyor. Türkiye'nin her bölgesine yayılmış 5281 bayisi bulunan, pazardaki payı yüzde 58.7 olan ve kötü yönetilmesine rağmen 1998 yılında brüt 68.2 trilyon lira kâr eden POAŞ, şubat ayı ortasında yapılacak ihaleyle satılıyor. ÖİB tarafından ihale için son hazırlıklar yapılırken, Petrol-İş Sendikası da ihalenin iptali için dava açtı. Ancak Petrol-İş davadan pek umutlu değil.
Alt yapı hazırlandı
Hükümetler diğer özelleştirilecek kamu kuruluşları gibi özelleştirmeyi cazip kılıcak ve satışını kolaylaştıracak uygulamaları POAŞ için de uyguladılar. POAŞ'ın özelleştirilmesinden yüksek kâr garantisi için 1 Temmuz 1998 itibariyle petrol ürün fiyatlarında otomatik fiyatlamaya gidilmesi bu uygulamalardan biri. Petrol-İş tarafından hazırlanan, "POAŞ Özelleştirilemez" kitapçığında bu uygulamanın sonuçları şu şekilde yer alıyor:
"1 Temmuz 1998- 30 Kasım 1999 itibariyle petrol ürünlerinden örneğin süper benzinin fiyatı, İtalya fiyatlarına endenkslendiği ileri sürülerek yüzde 192.7 oranda artarken, aynı dönemde Haziran 1998-Kasım 1999 DİE tüketici fiyatları yüzde 107, toptan eşya fiyatları yüzde 86.1 oranda artmıştır. Yine aynı dönemde Haziran 1998-30 Kasım 1999 itibariyle dolar kuru yüzde 91 oranda artmıştır."
Pazar payı daraltıldı
Yine özelleştirme amacıyla POAŞ'ın pazar payı da kasıtlı olarak daraltıldı. Örneğin 1989'da yüzde 61.7 olan pazar payı, 1996'da yüzde 51.1'e 1998'de de yüzde 50.6'ya geriledi. Ancak POAŞ'ın Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu illerindeki payı yüzde 80'lerde. Bu özel sektörün bu bölgelere gitmediğini gösteriyor. Bu nedenle POAŞ'ın özelleştirilmesi durumunda, tekellerin kâr açısından cazip olmayan Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu'daki illere gitmeyeceği öngörülüyor.
POAŞ'ta uygulanan personel politikası da özelleştirme amaçlı. Örneğin sendikalı işçi oranı 1990'da yüzde 68.7'den Eylül 1999'da 54.5'e düşürüldü. Toplam çalışan sayısı yine de aynı yıllarda 8133'ten 6116'ya düştü. Eylül 1999 itibariyle POAŞ'ta sendikalı işçi sayısı 3335, sözleşmeli personel sayısı 2781'dir.
Çek obsiyon süreleri
POAŞ'ın özelleştirilmesine yönelik ve son derece önemli olan bir diğer uygulama da bayilere tanınan çek obsiyon sürelerinin kısa tutulmasıdır. Petrol-İş'in aynı kitapçığında bu uygulama şu şekilde anlatılıyor: "Özelleştirme kapsamına alınışından beri uygulanan bu yöntemle POAŞ bayilerini, diğer şirketlerin bayisi olmaya iten dezavantajlı bir durum getirilmektedir. Örneğin en son 6 Eylül'den itibaren POAŞ'ta çek obsiyon süreleri 6 ile 8 arasına çekilirken, yabancı şirketlerde bu süreler 14 ile 25 gün arasında değişmektedir. Yine diğer şirketlerde peşin satışlarda yüzde 3-5 arasında iskonto yapılırken, POAŞ'ta bu yüzde 2'dir."
Petrol sektörünün aramadan başlayan, üretim, taşıma, rafinaj, dağıtım ve pazarlamayı kapsayan entegre bir sektör olduğu belirtilen kitapçıkta, "Türkiye için bu entegre yapı TPAO, TÜPRAŞ, BOTAŞ ve POAŞ'tan oluşur. Bu yapının parçalanması ve hele özel sektörun kâr hırsına terk edilmesi, hem kamu çıkarı hem ulusal çıkar ve hem de sektör açısından pekçok olumsuzluğa neden olur" deniliyor.
www.evrensel.net