Ecevit, Özal

Ecevit, Özal'ın 'ucuz emek

   cenneti'ni pazarlıyor

Ecevit, Özal'ın 'ucuz emek
     cenneti'ni pazarlıyor
TEKSİF Genel Başkanı Zeki Polat, Ecevit'in Davos konusunda ulusu aldattığını belirterek, Davos'ta otuz yıldır zenginler daha çok zengin olabilmenin yolunu ararken, fakir ülkelerin de arada üç beş kuruş sebeplenmek için zengine şirin görünmeye çalıştığını söyledi. Polat, emeğe yönelik saldırı politikalarına karşı sendikacılık hareketinin sesinin yükseltilmesi gereğini dile getirdi.
TEKSİF, 2000 yılı eğitim etkinliklerini dün 50 civarında baştemsilci semineriyle başlattı. Prof. Dr. İzzettin Önder'in katıldığı üçer günlük beş dönem uygulanacak seminerlerin açılışında konuşan Genel Başkan Zeki Polat, Davos'ta toplanan "Dünya Ekonomik Forumu"nun iş çevrelerinin, ulusötesi sermayenin, çokuluslu şirketlerin buluşma yeri olduğunu hatırlattı. Ecevit'in, "Bakınız sosyal adalet unutulmamalıdır..." sözlerinin Davos zihniyetinde hiçbir anlam ifade etmediğini ve denge kurma sözleri olduğunu kaydeden Polat, "Dünya Kopenhag Zirvesi'nde devletler adına yapılan saptamaların, önerilerin hiçbiri gerçekleşmezken, Davos'ta Ecevit'in denge kurmak adına yaptığı önerilere de kulak asılmayacağının altını çizdi.
Seattle'da Dünya Ticaret Örgütü'nün toplantısına karşı 60 bin kişinin sokaklara döküldüğünü ve toplantıların yapılamadığını hatırlatan Polat, ancak Türkiye'de medyanın bu yaygın protestoyu "anarşistlerin, yağmacıların saldırısı" şeklinde vermesini de eleştirdi. Burada neyin protesto edildiğini, siyahi atlet Karl Lewis'in oynadığı 'Nike' marka spor ayakkabısı reklamından örnek vererek anlatan ve 'Nike'ın spor malzemesi üreten dev bir çokuluslu şirket oluğunu hatırlatan Polat, "Şimdi dikkat edin; bir reklam filminde şirketin Amerikalı atlete ödediği para, Malezya'da Nike marka spor ayakkabısı ve top üreten 20 bin kadın ve çocuk işçinin tümüne tam bir yıl boyunca ödenen paradan daha fazla" dedi.
Çin'de dört serbest ticaret bölgesinde 60 milyon insanın aynı şekilde sömürüldüğünü, ne sendikanın, ne toplu iş sözleşmesinin olduğunu kaydeden Polat, Clinton'ın ABD'nin çıkarlarının Dünya Ticaret Örgütü'ne üye olmaktan geçtiğini gizlemediğinin altını çizdi.
"İşte Amerika'da Seattle'de; İsviçre'de Davos'ta toplananlar istiyorlar ki, serbest ticaret engelsiz yapılsın; yani çokuluslu şirket 20 bin yerine daha düşük ücret vererek çalıştıracağı 40 bin kişi bulur, bunları sömürerek üretirse, o üretimini dünyada serbestçe pazarlayabilsin. Turgut Özal Güney Kore'de 'Türkiye ucuz emek cennetidir, sizleri oraya yatırım yapmaya çağırıyorum' derken aynı düşünceye çanak tutuyordu" diyen Polat, bugün Ecevit'e, zaten ucuz emek cenneti olan Türkiye ile ilgili şirketlere proje pazarlamanın düştüğünü söyledi.
Sosyal Güvenlik Yasası'yla, yabancı sermayeye, kuralsız bir biçimde göz kırpma anlamındaki tahkim yasasıyla, esnek çalışma ve kuralsızlaştırma adı altında iş yasalarındaki işçiyi koruyan ne varsa ortadan kaldırılma çabalarıyla, kıdem tazminatlarının kaldırılması talepleriyle, memuru, emeklisi, asgari ücretlisi ile Türkiye'nin sömürünün en iyi yapıldığı ülkelerden biri olduğu değerlendirmesini yapan Polat, bu politikalar karşısında sendikacılık hareketinin yükseltilmesi gerektiğini belirtti.
Zeki Polat, Dünya Ticaret Örgütü'yle, Dünya Ekonomik Forumu'yla sermayenin saldırıları artarken, Meclis geceyarısı operasyonlarıyla saldırı yasalarını çıkarırken emek kesiminin suskunluğunun hatırlatılması ve "Türk-İş Başkanlar Kurulu ertelendi, Emek Platformu'nun ne zaman toplanacağı belli değil, sendikacılık hareketini nasıl yükselteceksiniz" sorusuna kaçamak yanıt verdi. Sessizliği, suskunluğu onaylayan Polat, Türk-İş'e yönelik eleştiride bulunmasının yanlış anlaşılacağını, 'Kaybetti de öyle konuşuyor' deneceğini öne sürdü.
www.evrensel.net