Ankara

Ankara'da mum ışığında konferans

EMEP Ankara İl Örgütü'nün konferansında, emperyalizmin işçi ve emekçileri kıskaç altına aldığı...

Ankara'da mum ışığında konferans
EMEP Ankara İl Örgütü'nün 2. Olağan Konferansı önceki gün yapıldı. Konferans, Divan Başkanı İbrahim Akkaya'nın, hükümetin özelleştirmeye aralıksız devam edeceğini açıkladığı, bunun toplu işten atmalardan örgütsüzlüğe, sendikasızlaştırmaya, ülke kaynaklarının peşkeşine ve bağımlılığa yol açacağına, buna karşı mücadele etmesi gereken tarafların ise kapıldıkları neoliberal rüzgârın etkisiyle AB'den medet umar duruma geldiklerine vurgu yapmasıyla başladı.
Konferansta enerji emekçileri adına yapılan konuşmada, sınıfın bittiği demagojisini yayanların ülkenin başkentinde insanları karanlığa mahkûm ettiğine vurgu yapıldı. Elektrik kesintilerinin altında yatanın nükleer santral ihaleleri, enerjide özelleştirme olduğunun altı çizilen konuşmada, özelleştirmenin Anayasa maddesi haline geldiği de hatırlatıldı.
Haberleşme işkolu adına yapılan konuşmada da Telekom'daki özelleştirmeye, bunun eğitimi, sağlığı, enerjiyi de kapsayarak, çok yönlü bir saldırı olarak devam edeceğine vurgu yapılarak, kendilerinin ise buna karşı mücadeleyi örgütlemeleri gerektiği dile getirildi. Fabrikalardan, atölyelerden gelen işçi delegeler de işyerlerinde yaşadıkları sorunlardan ve örgütlenme çabalarından örnekler verdiler.
İşçi sendikalarında örgütlenip güçlenmeleri gerektiğini anlatan işçiler, patronların işyerlerinde sendika istemediğine dikkat çekerek, en geri, en kötü sendika bile olsa, işçilerin mutlaka sendikalaşmalarının önemini ifade ettiler. İnşaat işçileri adına yapılan konuşmada da, inşaat işçilerinin çok kötü koşullarda çalıştığı, hiçbir sosyal güvencesinin olmadığı dile getirildi.
'Kadın konferansı' talebi
Kadın mücadelesinin önemini dile getiren kadın emekçiler de partinin kadın çalışmasını ihmal ettiği eleştirilerini dile getirdiler. Sincan ve Mamak'taki kadın örgütlenmesinden örneklerin verildiği konferansta, en kısa zamanda kadın komisyonlarının oluşturulması ve bir kadın konferansı toplanması önerileri sunuldu.
Gençlik konusunda yapılan konuşmalarda da gençler birimlerindeki çalışmalardan örnekler verdiler. Nisan ayında toplanacak gençlik konferansı için yaptıkları çalışmaları da anlatan gençler, meslek liselerinde okuyan öğrencilerin çifte sömürü altında olduğunu anlattılar.
TÜMTİS Ankara Şube Başkanı Nurettin Kılıçdoğan ise kadının, gencin, kamu emekçisinin, ezilen ulusun olaylara kendi cephesinden bakarken, partinin bütünü üzerinden, kapsayıcı yaklaştığını, partinin bunun için var olduğunu söyledi. Kılıçdoğan, Emek Platformu'na ve yerel platformların oluşturulmasının zorunluluğuna dikkat çekti.
'Birimlerde çalışmak'
Konferansı değerlendiren TÜMTİS Genel Başkanı Sabri Topçu ise EMEP'in diğer partilerle karşılaştırılamayacağını belirtti ve EMEP'in sınıfın sorunları için, bu düzeni değiştirmek için yola çıktığını hatırlattı. Hükümet politikalarına, saldırılara karşı sokak eylemlerinin giderek azaldığına da vurgu yapan Topçu, sendika bürokrasilerini yenmenin yolunun onlara karşı aday olarak çıkmaktan, birimlerde çalışmaktan geçtiğini söyledi.
İşçi ve emekçilere yönelik saldırıların yoğunlaştığı bir ortamda kongrelerin toplandığına dikkat çeken Aydın Çubukçu ise emperyalizmin en kılcal damarlara kadar girerek sömürüsünü yaygınlaştırdığını, girmedik alan bırakmadığını söyledi. Çubukçu, sermayenin yasalarıyla, kurumlarıyla işçi ve emekçilerin üzerine gideceği dönemlerin başladığını dile getirdi. Avrupa Birliği'ne yaklaşımlara da değinerek, AB'den demokratikleşme ve özgürlük beklenemeyeceğini söyleyen tek partinin EMEP olduğunun altını çizen Çubukçu, aslında EMEP'in bu konuda yalnız kalmasının utanç verici olduğunu bildirdi.
Kürt sorununun Öcalan sorununa indirgenmesini de eleştiren Çubukçu, bu konuda da çözümü AB'den beklemenin yanlışlığına değinerek, emperyalistlerin istediği ve onayladığı çözümün bölge halklarının yararına olamayacağının altını çizdi. Çubukçu, "Emperyalistlerin kucağında politika yapılmaz. Kucakta büyüyen kucakta ölür" dedi.
www.evrensel.net