Sivil örgütler

Sivil örgütler 'insancıl'

   küreselleşme peşinde!

Sivil örgütler 'insancıl'
     küreselleşme peşinde!
İsviçre'de yayınlanan Sonntagszeitung adlı hafta sonu gazetesinin, Davos protestolarına katılan Dünya Dostları (Friends of the Earth)'nın yöneticilerinden Andrea Durbin ile yaptığı röportajı, sivil toplum örgütlerinin küreselleşme karşısındaki tavırlarını ve uluslararası protestolara bakışlarını göstermesi bakımından aynen yayınlıyoruz.
Sonntagszeitung: Siz Davos'u dışardan protesto ederken şefiniz içerde davet edilen diğer insanlarla lobi faaliyeti yürütüyor. Bu nasıl oluyor?
Andrea Durbin: Bizim örgütümüz Dünya Dostları, dünya ekonomisinin daha gelişime açık ve adaletli bir yapıya kavuşmasını istiyor. Onun için biz forumda içerden ve dışardan da sürekli faaliyet yürütmeliyiz. İçerden, verdikleri kararlarla bütün dünyadaki insanların yaşamlarını etkileyen kararlar veren güçler ile konuşurken, dışarda da gösteriler düzenleyerek içerdekilerin bizi dinlemelerini ve aldıkları kararlarda etkili olmaya çalışıyoruz.
Forumda 2000 kişiden oluşan güçlülere karşı bir avuç hükümet dışı örgütle (NGO) gerçekten Davos'ta olumlu bir şeye ulaşacağınıza inanıyor musunuz?
Biz yalnızca Davos'ta faaliyet yürütmüyoruz. Biz isteklerimizi Uluslararası Para Fonu'na, Dünya Bankası'na ve Dünya Ticaret Örgütü (WTO)'ne de ulaştırıyoruz. Biz hükümetler ve uluslararası kuruluşlarla, ekonomide gerekli düzenlemelerin yapılması için görüşmeler yapıyoruz. Biz forumu temelde değiştiremeyiz; ama onlar daha açık olmak zorundadırlar.
Kime açık olacaklar?
Sivil topluma. NGO'ların bu forumdaki bir amacı da toplumsal gücleri biraz daha ileriye taşımaktır. Eğer istenilirse, nerede yaşamı etkileyen değişiklikler yapılıyorsa toplumu da oraya taşıyabilirsin. Şimdi kapalı kapılar arkasında politik kararlar verecekler. Üstelik bu kararlardan en çok etkilenen insanlara hiçbir şey sormadan.
Örneğin?
Kuzey Amerika Serbest Ticaret Bölgesi (NAFTA) veya GATT'ın Urugay Toplantısı ya da Davos. Bugün ise burada resmi olarak olmasa da resmi olmayan bir şekilde WTO'nun gelecekteki görüşmeleri tartışılıyor. Biz NGO olarak bu toplantılara katılarak insanları, kendi çıkarları ve dünya görüşlerini orada temsil ederek savunmalarını istiyoruz. Dünyayı ilgilendiren kararların alınmasına karşı değiliz. Karşı olduğumuz bu kararlardan etkilenen dünya halklarının çoğunluğunu temsil edenlerin de bu kararlarda etkili olması.
Siz, "Bern Deklerasyonu" ile "Publik Eye von Davos" adı altında bir proje oluşturdunuz, bu projelerden neler umuyorsunuz?
Biz foruma katılanlara şu mesajı vermek istiyoruz: "Biz sizleri izliyoruz, konuşmalarınızı da dinliyoruz, öyle ki, kapalı kapılar arkasında satış kararları alan hükümetlerden de hesap soracağımızı bilesiniz." Biz hükümetlerimize şunu bir kez daha hatırlatmak istiyoruz ki, siz seçmenlerinize verdiğiniz sözlerinizi yerine getirin, büyük işverenlere değil.
Çok az sayıda NGO temsilcisi foruma katıldı Bu yıl ilk defa NGO'lar, Davos'a katılmak için örgütlenerek koordine olabildiler. Bu form da gelecek yıl ve daha sonraki yıl için değişik olacak. Ama beş yıl sonra ise çok daha değişik olacak. WTO toplantılarında da oluduğu gibi burada da NGO'ların etkisi büyüyecek. Gücümüz ve etkimizi artırarak kazanacağız.
Seattle'deki WTO toplantısı hüsrana uğradı, ama Globaleşme ise bir gerçek
Öyle bir etki yaratılıyor ki sanki NGO'lar globalleşmeye karşı. ABD'nin yöneticilerinden Göran Lindahl, globalleşmeyi kabul etmemizi ve onu artık geriye döndüremeyeceğimizi söylüyor. Biz de zaten bunu istemiyoruz; ama biz bunun başka bir istikamete gitmesini istiyoruz. İnsan hakları, işçi hakları ve çevre sorunlarının daha da iyileştirilmesi küresel kararların alınmasını istiyoruz. Globalleşmenin ağır yükü çoğunluğu oluşturan dünya halklarının sırtına yüklenmemelidir.
(Çeviren: Ercan Koç)
www.evrensel.net