Fotoğraf: AA

Köylerde sağlık rezaleti

Kürt illerinde yoğun kar sebebiyle dünyayla irtibatları kesilen köylerde yağış hafifleyince yaşanan dram da ortaya çıktı. Sadece iki köyde, çoğu çocuk 17 kişi öldü.

Köylerde sağlık rezaleti
Binlerce köy yolunu ulaşıma kapayan ve özellikle Kürt illerinde neredeyse tüm köylerin dünyayla irtibatını kesen yoğun kar kısmen de olsa hafifleyince, yaşanan dram da ortaya çıktı. Erzurum'un Karayazı ve Bitlis'in Hizan ilçelerinde çoğu çocuk 17 kişi, soğuktan kaynaklı tedavi edilebilir hastalıklar nedeniyle yaşamını yitirdi. 17 kişi, yaşadıkları köylerde sağlık ocağı olmaması ve kapalı olan köy yolu nedeniyle sağlık kuruluşlarına götürülemedikleri için öldüler. Sadece iki köyde yaşanan bu ölümler, halen yolu kapalı olan binlerce köyde yaşayanların sağlığı konusunda ciddi endişelere yol açtı.
Zatürreden 5 çocuk öldü
Bitlis'in Hizan ilçesine bağlı Kalkanlı köyünde son 4 ayda zatürre hastalığından 5 çocuğun öldüğü öğrenildi. Hizan Kaymakamı İsmail Çorumluoğlu yaptığı açıklamada, ilçe merkezine 26 kilometre uzaklıktaki Kalkanlı köyünde çocuk ölümlerinin meydana geldiğini söyledi. Konunun araştırılması için bir sağlık ekibinin helikopterle köye gönderildiğini belirten Çorumluoğlu, yapılan incelemede, son 4 ayda 1 ile 48 aylık 5 çocuğun, zatürree hastalığından öldüğünün tespit edildiğini kaydetti.
İlaç yardımı şimdi yapıldı
Köy yollarının kar nedeniyle kapalı olması yüzünden ulaşımda güçlükler yaşandığını anlatan Kaymakam Çorumluoğlu, "Hastalık görülen köyleri kontrol altında tutuyoruz. İlaç yardımı yaptık. Bazı çocuk hastalar, Bitlis'e sevk edildi" dedi. Hizan Sağlık Ocağı doktoru Selçuk Gözcü de, 5 çocuğun zatürree hastalığından öldüğünü, hastalığa yakalanan bazı çocukların da tedavi altına alındığını bildirdi.
Erzurum'da 12 ölü
Kardan yolları kapanan Erzurum'un Karayazı ilçesi Değirmenkaya köyünde de son 15 günde 9'u çocuk, 12 kişinin üst solunum yolu enfeksiyonu rahatsızlığından öldüğü belirlendi. Erzurum Valisi Derya Kadıoğlu, yaptığı açıklamada, Değirmenkaya köyünde 15 gün içerisinde 9'u çocuk, 12 kişinin öldüğüne dair bilgi gelmesi üzerine helikopterle Değirmenkaya köyüne ulaştıklarını söyledi.
Üst solunum yolu enfeksiyonu
Vali Kadıoğlu, köyde ilk tespitlere göre, son 15 günde altısı bir, ikisi üç ve biri de altı yaşında dokuz çocuğun üst solunum yolu enfeksiyonu ve yetersiz beslenme nedeniyle öldüğünü açıkladı. Kadıoğlu, bu arada aynı nedenlerden dolayı 40 ile 50 yaş arasında üç kişinin de hayatını kaybettiğini belirtti. Vali Kadıoğlu, köyde yaptığı incelemenin ardından, ağır hasta oldukları belirlenen 2 çocuğu Erzurum'a getirdi.
Yetersiz beslenme de etkili
Erzurum Sağlık Müdürü Dr. Ali Daştan da, Değirmenkaya köyünde yaşanan ölüm olaylarının bugüne kadar duyulmamasının, yolların kapalı olmasından kaynaklandığını söyledi. Dr. Daştan, Değirmenkaya köyünde, yolun ulaşıma günlerdir kapalı bulunduğunu, köylülerin hastalarını sağlık kuruluşlarına getiremediklerini, özellikle çocukların yetersiz beslenme ve üst solunum yolu enfeksiyon hastalıklarından dolayı kısa sürede öldüklerini bildirdi. Daştan, hastaneye getirilen 2 çocuğun hayati tehlikeyi atlattıklarını kaydetti.
Tipi can aldı
Adıyaman'ın Gerger ilçesi ile Bartının Akbaba köyünde de 3 kişi donarak öldü. 18 Ocak'ta Gerger'in Çobanpınar köyünden, Yayladalı köyüne gitmek üzere ayrılan ve 10 gündür kendisinden haber alınamayan Hasan Sarıdoğan'ın cesedi bulundu. Sarıdoğan'ın soğuk hava ve tipi nedeniyle donarak öldüğü belirlendi.
Yaşlı çift dondu
Bartın'ın Akbaba köyünde de, yaşlı çift, donarak öldü. Akbaba köyündeki evlerinde yalnız yaşayan Dursun Karataş ile Melek Arkan'ın ziyaretine giden akrabaları, yaşlı çiftin cesetlerini buldu. Karataş ve Arkan'ın donarak öldüğü belirlendi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


'Türkiye'nın sırtı duvara dayandı'
Sultan Özer
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Necati Yılmaz, parlamento ve hükümet yapısıyla Türkiye'nin tarihinin en sağ iktidarını yaşadığını ve gelebileceği en olumsuz noktaya geldiğini belirterek, "Türkiye'nin sırtının duvara dayandığını" söyledi.
10. yılını doldurdu
Onuncu yılını dolduran PSAKD, 6'ıncı Olağan Genel Kurulu'na hazırlanıyor. Türkiye genelinde 33 şubede yaklaşık 20 bin üyesiyle toplumsal mücadelenin içinde yer alan PSAKD, "Anadolu halk kültürünü, özelde Alevi kültürünü tanıtmak, demokrasi, laiklik ve insan hakları gibi evrensel değerlere sahip çıkmak" amacıyla kuruldu.
1993 yılında Sivas'ta düzenlediği Pir Sultan Şenlikleri'nin, devlet destekli şeriatçıların saldırısına uğraması ve Madımak'ta 35 kişinin yakılarak katledilmesinin ardından, adından sıkça söz edilen PSAKD, o günden itibaren Sivas katliamı davasının da takipçisi oldu.
Tek liste çabası
Bugüne kadarki genel kurullarında birden fazla listelerin çıkarıldığı PSAKD, 6'ıncı Genel Kurul'a tek listeyle girme çabasında. PSAKD Genel Sekreteri Rıza Aydoğmuş, bu konuda tabandan oldukça yoğun baskı olduğuna vurgu yapıyor. Aydoğmuş, genel kurulda, özelde Alevilere, genelde işçi ve emekçilere yönelik hak ihlallerine vurgu yapacaklarını, zorunlu bir mezhebin öğretildiği ve bir not tehdidi olarak kullanılan din derslerinin kaldırılması, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın devlet örgütlenmesi yapısı dışına çıkarılması taleplerini dile getireceklerini söyledi.
'Umudumuz tükenmedi'
Genel Başkan Necati Yılmaz ise, on yıldır ülkenin gerçek anlamda laik ve eksiksiz bir demokrasi ile yönetilmesi uğraşısı verdiklerini hatırlatarak, "Ülkemizin çoğalan ve büyüyen sorunlarına rağmen ne enerjimiz tükendi ne umudumuz zayıfladı" dedi. Madımak, Gazi katliamlarının kendilerini yıldıramadığının altını çizen Yılmaz, Diyanet'i de, zorunlu din derslerini de, MAI'yi de, tahkimi de, Eurogold'u da kabullenmediklerini, mücadelelerinin bu doğrultuda süreceğini söyledi.
75 yılın en sağ iktidarı
Seçimler öncesinde egemenlerin ve onların yörüngesindeki medyanın ANAP, DSP ekseninde bir sağ iktidarı çıkarmak için çaba içerisinde olduğunu, buna karşı ittifak oluşturma girişimlerini hatırlatan Yılmaz, "Ne yazık ki, güçlerimiz bu konuda etkin olamadı. Birliktelik kuramadık ve 75 yıllık cumhuriyet tarihindeki en sağ parlamentosuyla karşı karşıyayız" dedi.
'Emek cephesiyle yoldaşız'
Böyle bir parlamentodan emek ekseninde, özgürlük anlayışı çerçevesinde yasa çıkarmasını beklemenin de abes olacağının altını çizen Yılmaz, toplumsal barışı bozmaya, uzlaşmayı yok etmeye dönük, özellikle emek, özgürlük cephesine saldırıları içeren, Türkiye'nin bağımsızlığını tehdit eden yasaların bir gecelik operasyonlarla çıkarıldığına dikkat çekti. "Türkiye'nin gelebileceği en olumsuz noktaya geldiğine ve sırtının duvara dayandığına" işaret eden Yılmaz, PSAKD olarak bütün bu gelişmelerin karşısında olduklarını vurgulayarak, "Pir Sultan'ın öğretisi, emek cephesiyle, özgürlük cephesiyle, hak arayışlarıyla müttefik olmamızı, yoldaş olmamızı gerekli kılıyor. Biz bu bağı koruyoruz, bu kesimlerle olan dayanışmamızı sürdürüyoruz, sürdüreceğiz" dedi.
Yılmaz, ortak mutabakat arayışında daha çok çalışmaları, sürece daha çok katkı koymaları gerektiğini belirterek, 5-6 Şubat 2000 tarihlerinde toplanacak olan genel kurullarının buna hizmet edeceği inancını dile getirdi.
www.evrensel.net