ABD'li 'düşünce kuruluşları'

   tekellerin paravanı

ABD'li 'düşünce kuruluşları'
   tekellerin paravanı
Merkezi ABD'de bulunan birçok "düşünce kuruluşu"nun, aslında büyük şirketlerin orta ve uzun vadeli hedeflerini gerçekleştirmek için kullandığı birer paravandan başka bir şey olmadığı ortaya çıktı. Washington Post gazetesinde dün yayınlanan manşet haberinde, "bağımsız düşünce kuruluşu" adıyla ortaya çıkan bu kurumlardan biri ile birçok ABD'li tekel arasındaki maddi ilişki kanıtlarıyla ortaya konuldu.
Yurttaşlara bak!
Gazete tarafından ele geçirilen belgelerde, "Güvenilir Ekonomi İçin Yurttaşlar" adlı "düşünce ve araştırma" kuruluşunun, dev tekeller için lobi faaliyeti yürüttüğü kanıtlanıyor. Kendisini "devletin küçültülmesi için çalışan muhafazakâr bir düşünce kuruluşu" olarak tanıtan kurumun, 1998 yılında Florida Everglades adlı hükümet projesine karşı faaliyet yürütmeye başladığı ve rapor üzerine rapor yayınlayarak, Florida eyaletindeki şeker sektörünün yeniden düzenlenmesini engellediği belirtiliyor. Kuruluş, bu raporlar sayesinde, hükümet planının devreye girmesi durumunda binlerce dönüm toprağı devlete teslim etmek zorunda kalacak olan üç şeker şirketinden 700 bin dolar "bağış" aldı.
Washington Post'a göre aynı kuruluş, bir süre sonra "sigara sorununa" el attı ve sigara şirketlerinin vergilendirilmesine karşı faaliyet yürütmeye başladı. Bu dönemde, Marlboro markasının üreticisi Philip Morris'ten 1 milyon dolar alındı.
"Serbest piyasa" çarklarının nasıl işlediğini tek başına gösteren "Güvenilir Ekonomi İçin Yurttaşlar" (CSE), petrol tekeli Exxon için de benzer hizmetlerde bulundu. Küresel ısınma sorununun "bir uydurma" olduğunu iddia eden rapor karşılığında, Exxon'dan 175 bin dolar alındı. Otomobil kiralama şirketlerinin sorumluluklarını azaltan bir yasanın çıkması için yürütülen faaliyet sonucu ise, Huizenga Holding'ten 75 bin dolarlık bir bağış elde edildi.
Microsoft'un 'katkısı'
"Düşünce kuruluşu", telefon sektörüne de el attı. Örgütün, sektörde kuralsızlaştırmayı teşvik eden raporlarının karşılığı, US West tekelinden alınan 1 milyon dolar oldu. "Düşünce kuruluşu"nun katkılarıyla yapılan değişiklikler sonucu, US West, uzun mesafe konuşmaları alanına girebildi.
Bir diğer CSE projesi ise, bilgi-işlem tekeli Microsoft ile yapılan işbirliği oldu. CSE, anti-tekel yasalarının yumuşatılması için Kongre nezdinde yürüttüğü faaliyet karşılığında Bill Gates'ten 380 bin dolar aldı.
Suçlamaları reddettiler
"Güvenilir Ekonomi İçin Yurttaşlar" ise, bağışlara ilişkin belgelere rağmen suçlamaları reddetti. Kuruluş, kendilerine kimlerin bağış yaptığını açıklamalarının, "işçi sendikalarının bu bağışçılara saldırmasına" yol açacağını öne sürdü. Kuruluşun başkanı Paul N. Beckner, "kiralık olmadıklarını" öne sürerek, "Bağımsızlığımızın altını kalın bir çizgiyle çiziyoruz. Daha az devlet ve daha az vergi düşüncesine sahip çıkan her projeyi ele alırız. Üzerinde çalıştığımız konuları biz belirler ve paranın nasıl harcanacağına biz karar veririz" dedi.
Kuruluşun, bugünlerde muhafazakâr başkan adayı George W. Bush'n başarı kazanması için çalıştığı öğrenildi.
Dan Morgan imzalı haberde, benzer kuruluşların perde arkası faaliyetleri şu sözlerle özetlendi: "Düşünce kuruluşları, aslında şirketler ile siyasi arena arasında bir silah olarak kullanılıyorlar. Yaptıkları analizler, verdikleri reklamlar, kamuoyu yoklamaları ve akademik çalışmalar, şirketlerin argümanlarına bir otorite havası katıyor. Bu arada, kuruluşlara bağış yapan şirketlerin adı da açıklanmıyor."
Borazanlık yapıyorlar
Gazetenin görüşlerine başvurduğu James Allen Smith adlı "düşünce kuruluşu uzmanı" ise, şirketlerin, bu tip araştırmalar, yayınlar ve medya kampanyalarını finanse ederek, geleneksel lobi faaliyetlerine önemli bir katkı sağladıklarını vurguladı. Kongre Sorumluluk Projesi'nden Gary Ruskin ise, bu olayın "borazanlık"tan başka bir şey olmadığını dile getirdi. Ruskin, "Bunlar, şirketlerin doğrudan konuşmak istemediği durumlarda kullandığı paralı askerler" diye konuştu.
Tekellerden nemalanan diğer kuruluşlar arasında en çok dikkat çekeni ise, Cato Enstitüsü oldu. Bu kuruluşun, sosyal güvenlik hizmetlerinin özelleştirilmesini savunan son raporunun ardından, ABD'li sigorta tekeli AIG çıktı. Cato yöneticileri, bu ilişkiyi kabul ederek bunun "bağımsızlıklarına zarar vermediğini" öne sürdüler.
www.evrensel.net