Şimdi seferberlik zamanı!

Hükümet işçi sınıfına karşı o kadar pervasız bir saldırı ki birkaç büyük sermaye grubu ve emperyalist tekellerin çıkarlarının dışında hiçbir değer yargısı ölçü alınmıyor.

Şimdi seferberlik zamanı!
Ersan Çarkı - Bakırköy Sümerbank işçisi
İşbaşındaki hükümet işçi sınıfına karşı gözükara bir saldırı içinde. Saldırılar o kadar pervasız ki birkaç büyük sermaye grubu ve emperyalist tekellerin çıkarlarının dışında hiçbir kaygı ve değer yargısı ölçü alınmıyor.
Tahkim ve uyum yasaları Bergama köylülerinin mücadelesinde mahkeme kararlarına rağmen Eurogold adlı emperyalist tekelin neden ve kimler tarafından korunduğunu çok açık bir şekilde gösteriyor. Bilinmeyen yan bu yasaları sabaha kadar mesai yaparak çıkaranların ne karşılığında bu canhıraş çabayı gösterdikleridir. Bu yasal düzenlemelerden sonra Bergama'ların ve Eurogold'ların hızla çoğalacağı kesindir.
Bir yanda milyonlarca dolara mal olan banka kurtarma operasyonu yapılırken, mutfak masrafının 300 milyonlarda dolaştığını kendileri söyleyip, asgari ücreti 80 milyon lira olarak belirleyebilmekteler. Üstelik aynı vekiller milyarlarla telaffuz edilen maaşlarını yetersiz görerek zam yapan vekillerdir.
Olağan durumlarda hükümet devirecek 17 Ağustos depremindeki acizlik, bu hükümet tarafından SSK'nın yok edilmesi yasasını çıkarma fırsatı olarak değerlendirildi.
Özelleştirme, tam bir vurgun, talan ve ülke birikimlerinin yağması olarak dayatılmakta; milyonlarca emekçinin aç ve geleceksiz kalması, işsizliğin birkaç kat büyümesi ve sendikal örgütlenmenin yok edilmesi pahasına program ilan edebilmektedir.
Sermaye ve onların siyasi temsilcilerinin gözü o kadar karadır ki; sermayenin "vatansever" evlatları tarafından sadece özelleştirmede halkı kandırmaya bir gerekçe oluştursun diye zarar ettirmek için fabrikalara iş verilmemekte, boş yatırılmaktadır.
Bütün bunlar yaşanırken sendikalarımız, sanki yaşananlar başka bir ülkede yaşanıyormuş, saldırıların muhatabı kendi üyeleri değilmiş gibi, sadece seyretmekte ya da yasak savma babında açıklamalar yapmaktadırlar. Saldırılar amacına ulaştığında sendikal örgütlülüğün ciddiye alınmayacak kadar küçüleceğini mevcut sendika bürokratları da bilmektedir. Ancak vekiller kadar sermayeden beslenen bu bürokratların 80 milyon lira maaş alan işçiden aldıkları aidatı meze parası yaptıkları işçiler tarafından çok iyi bilinmektedir.
Artık sendika bürokratlarından beklenti zamanı geçmiştir. Böyle bir beklenti biz işçilere karşı uluslararası sermayenin talimatıyla başlatılan bu görülmemiş saldırıya karşı yenilgiyi getirecektir. Gün saldırının boyutunu kavramış işçiler başta olmak üzere işçi ve emekçilerin bütün gücü ve yeteneğiyle fabrikalarda direnişi örme günüdür.
Bu kapsamlı saldırının muhatabı olan bütün alanlarda komiteler oluşturmak, bu komiteleri yerel düzeyde merkezileştirmek zorundayız. Artık sendika bürokratlarına talimat verip, görevlerini yapmadıklarında sendika binalarına giremez hale getirmek zorundayız. Bu mücadeleyi sınıf bilinçli, dürüst ve namuslu kalmayı başarabilmiş sendikacılarla birlikte vermekten başka çarenin olmadığını görmek zorundayız.
Sermayenin bu saldırılarına Bakırköy Sümerbank'tan cevap verilecektir. Ancak Sümerbank işçisi mücadele deneylerinden bilmektedir ki; bu boyutta saldırıya tek tek fabrikaların karşı koyması geçici geri adımlara yetse de saldırıyı püskürtmeye yetmeyecektir.
Bu yoğun saldırılara karşı koyma mücadelesinde gazetemiz Evrensel'e "olmazsa olmaz" derecede ihtiyacımız olacak. Gazetemizin girmediği her fabrika, sermayenin propaganda bombardımanı altında kalmış, yönünü göremeyen bir mevzi olacaktır. Gazetemizi sadece haber alma aracı olarak değil, bilgimizi ve deneylerimizi aktardığımız, mücadele biçimleri önerdiğimiz, işyerlerimizde işçilerin gözü, kulağı ve bilinci olarak değerlendirmeliyiz. Biz işçilerin, hükümetin IMF'nin ve emperyalist tekellerin çıkarına ne varsa kusursuz olarak yerine getirmedeki kararlılığına karşı, yaşamımız ve geleceğimizin yanı sıra, ülke ve toplum çıkarlarını da savunma kararlılığı içinde mücadele etmesinden başka çıkar yol yoktur. Sermayenin yalana ve oyalamaya yönelik gündemini, işçi sınıfının gündemiyle dağıtamaz ve önümüzdeki aylarda fabrikaları mücadelemizin kaleleri haline getiremezsek, çok şey kaybedeceğimizi öncelikle bizler bilmek, görev ve sorumluluklarımızı yerine getirmek zorundayız.
www.evrensel.net