Kafatasından teşhis rezaleti

Hizbullah operasyonunun en çok öne çıkan tarafı, vahşeti oldu. Ancak, devletin rolünü gözden uzak tutmaya çalışan 'hukuk adamları' ve medya bu vahşete katkıda bulunuyor.

Kafatasından teşhis rezaleti
Hizbullah operasyonunun en çok öne çıkan tarafı, vahşeti oldu. Ancak, devletin Hizbullah'ın örgütlenmesi ve katliamlar gerçekleştirmesindeki rolünü gözden uzak tutmaya çalışarak, özellikle 'mezar evler ve domuz bağı ile eli ayağı bağlanmış kurbanlar'ı araştırıp, bunlara dikkat çeken 'hukuk adamları', savcılar, devletin resmi ajansı AA ve medya da bu vahşete katkıda bulunuyor.
Önceki gün Adana DGM koridorları, Hizbullah kurbanlarının yakınları için tam bir trajediye sahne oldu. Tarsus'ta toprak altından çıkarılan kişilerin iskelet haline gelmiş cesetleri, Adana DGM Savcısı Semih Üreten'in emriyle yakınlarına teşhis ettirilecekti. Kafataslarını masaya dizdiren Üreten, ailere çağrıda bulundu ve gelmezlerse cesetleri Kimsesizler Mezarlığı'na gömeceği tehdidini savurdu. Aileler geldiler ve yakınlarının kafataslarına bakarak teşhis etmeye çalıştılar. Birçok kamera, fotoğraf makinesi arasında iskeletlere bakan aileler için teşhis tam bir işkenceye dönüştü. Hıçkırıklara boğulan ailelere aldırmaksızın basına demeç veren Savcı Üreten de, "Kayıpları olanlar gelsin ve cesetlerin diş yapısına baksınlar. Diş yapısından tanıyamazlarsa DNA örnekleri var" dedi. DNA örnekleri olmasına karşın cesetleri kafataslarından teşhis ettirmeye çalışan Üreten, çağrısına uyan Uğur Gökdemir ile Erhan Terzioğlu'nun aileleri teşhis için kafataslarına ve dişlere baktılar, ancak sonuç alamadılar.
www.evrensel.net