İşkence her yerde

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, bir yılda 25 bini aşkın kişiyi gözaltına almakla övünürken, polis eliyle gerçekleştirilen insan hakları ihlallerinin ardı arkası kesilmiyor.

İşkence her yerde
Beyda Yıldız
Bir devlet politikası olan işkence, gün geçtikçe daha vahim boyutlar alarak olanca yaygınlığıyla devam ediyor. İşkenceyi sokağa taşıran polisler, hiçbir yaptırıma uğramadıkları gibi adeta ödüllendiriliyorlar. Ailecek işkenceden geçirilen Aktaş ailesinin başından geçenler de insan hakları ihlallerinin vardığı boyutu gözler önüne seriyor: Aktaş ailesinin evine baskın düzenleyen polisler, aileden 3 kişiyi gözaltına alır. Aile bireyleri ayrı ayrı işkenceden geçirilir. Ailenin büyük oğlu Polat Aktaş, korkudan evden kaçmak isteyince polisin açtığı ateş sonucu bacaklarından vurulur. Karakolda da yaralı halde işkenceye maruz kalan Polat Aktaş'ın kanları baba Fuat Aktaş'a temizlettirilir.
Ayaklarından vurdular
4 kişilik Aktaş ailesinin Halkalı'da bulunan evlerine 30 kadar sivil ve resmi polisin yaptığı baskın geçtiğimiz cumartesi günü meydana geldi. Ailenin anlatımlarına göre; kapıyı kırarcasına içeriye dalan polislerin ağzından çıkan ilk söz "Polat nerede" oldu.
Aktaş ailesinin en büyük çocuğu olan Polat Aktaş (20) daha ne olup bittiğini anlamaya kalmadan yatağından alınarak ellerine kelepçe vuruldu. Polislerin elinden kurtulmaya çalışan Polat Aktaş, 3 metre yüksekliğindeki balkondan atladı. Polat'ın balkondan atlaması üzerine kaçmasını engellemek gerekçesiyle ateş açan polisler, Polat Aktaş'ı bacağından yaraladılar. Aktaş'ın, "Vurmayın, yaralandım" demesi üzerine aşağıya inen polisler, Aktaş'ın diğer bacağına da kurşun sıktılar.
İşkenceden geçirildi
Polisler, daha sonra ailenin üç bireyini -baba Fuat ile Polat ve Orhan Aktaş kardeşleri- gözaltına alarak, Küçükçekmece Araştırma Büro Amirliği'ne götürdüler.
Kendisiyle görüştüğümüz baba Fuat Aktaş, yerde kanlar içinde kalan oğlu Polat Aktaş'ı burada işkence odasına aldıklarını söyledi. Baba Aktaş, olayı şöyle anlattı: "Karakolda pop müzik çalıyorlardı. Teybin sesini sonuna kadar açtılar. Oğlumun sesi geliyordu: 'Ben yapmadım, beni daha kaç defa vuracaksınız, of anam' diye bağırıyordu. Daha sonra oğlumu işkence odasından çıkardılar. Oğlum işkenceden dolayı kusmuştu ve ortalık kan içindeydi. Bunları bana temizlettirdiler."
Polislerin kendisine sürekli küfrettiğini belirten baba Aktaş, bir süre sonra kendisinin bırakıldığını ancak çocuklarının tutulduğunu belirtti.
Bir lokantada garsonluk yapan Orhan Aktaş (19) ise Küçükçekmece Araştırma Büro Amirliği'nde işkence gördükten sonra kendisini ve ağabeyini Gayrettepe Asayiş'e götürüldüklerini anlattı.
Kurşun yarasına vurdular
Burada kendisine yapılanları anlatan Aktaş, "Ters, düz askıya aldılar. Göğsümden ve parmak uçlarımdan elektrik verdiler. Hiç yapmadığım şeyleri kabul ettirmeye çalıştılar" dedi. Ağabeyinin bacaklarındaki kurşun yarasını daha da açmak için polislerin sürekli olarak bacağına vurduğunu anlatan Orhan Aktaş, şöyle devam etti: "Durmadan abimin bacaklarına vuruyorlardı. 'Yaralarını açacağız. İnşallah bir dahaki sefere bana rastlarsın, o zaman kafana sıkarım' diyorlardı. Daha sonra abim bana daha fazla işkence yapılmasın diye suçlamaları kabul etti."
Ek gözaltı süresi alındı
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek, evlerini basan ve kendilerine işkence yapan polisler hakkında suç duyurusunda bulunan baba Fuat Aktaş, sorumluların yargılanmasını istedi. Güvenecekleri hiçbir kurum kalmadığını belirten anne Sevim Aktaş da ailesinin başına gelenlerin kimsenin başına gelmemesini istedi.
Küçükçekmece Savcılığı'na geçtiğimiz salı günü çıkarılan kardeşlerden Orhan Aktaş serbest bırakılırken, Polat Aktaş, hakkında başka davalar olduğu gerekçesiyle, ek gözaltı süresi alınarak Bahçelievler Araştırma Büro Amirliği'nde tutuluyor. İki kardeş için de Küçükçekmece Adli Tabipliği "iş göremez" raporu verdi. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Yüzlerce besiciden protesto
Milli Savunma Bakanlığı'nın, 2000 yılı itibarı ile, askeri kurumların et ihtiyacını karşılama işini Et ve Balık Kurumu (EBK)'ndan alarak ihale yoluyla özel şirketlere devretmesi yüzlerce besici tarafından protesto edildi. Hayvan Pazarı'nda bir araya gelen yaklaşık 800 hayvan besicisi, besicilerin zor günler geçirdiği bir dönemde özel şirketleri besleyen uygulamaların, besicileri yok edeceğini vurguladı.
Hayvan Yetiştiricileri Derneği ile Kasaplar ve Besiciler Odası'nın, hayvan pazarında düzenleyeceği basın açıklamasına izin verilmezken, önceki gece Hayvan Yetiştiricileri Derneği Başkanı saat 23.00'te polisler tarafından gözaltına alındı.
Tüm engellemelere rağmen Hayvan Pazarı'ndaki bir kahvehane ve kahvehanenin önünde toplanan besiciler basın açıklaması yaparken, açıklamaya EMEP İl Başkanı Şükrü Abay ve Merkez İlçe Başkanı Musa Yılmaz da destek verdi.
Kasaplar ve Besiciler Odası Başkanı Sait Şanlı tarafından yapılan açıklamada, bölgede sanayiinin yeterince gelişmemiş olmasından dolayı, insanların tarım ve hayvancılık sektörü içinde yaşamını yönlendirmeye çalıştığı vurgulandı. Şanlı, "Geçmiş yıllarda besicilik yapıp hayvanlarını Et ve Balık Kurumu'na satan ve 1999 yılında da ahırlarına, 2000 yılının ilk ayında Et ve Balık Kurumu'na satış yapacağını düşünerek, hayvan bağlayan besiciler, hiç beklenmedik bir anda, Milli Savunma Bakanlığı'nın et ihalesini özel şirketlerin alması ve bölge dışında kesim yapmaları sonucu ve bölgede özel kesimhanelerin olmayışı, besicilerin ellerindeki besi hayvanlarını nasıl ve kime satacakları konusunda bizi şaşkına çevirmiştir" dedi.
Besiciler Ankara'ya gidecek
Besicilerin Ziraat Bankası'na ve şahıslara olan borçlarını ödemelerinde poblemler yaşayacağına dikkat çeken Şanlı, bölge besicilerinin mağduriyetinin giderilmesi için merkezi İstanbul'da olan fakat Erzurum'da faaliyet göteren Başkent firmasına verilen ihalenin geri alınması, tarımsal üretimde uygulanan sübvansiyonların, teşviklerin hayvancılıkta da uygulanması, canlı hayvan ve donmuş et ithalatının durdurulması, Ziraat Bankası'nın havancılık için uyguladığı % 60'lık faiz oranının % 25'e çekilmesi, hayvancılığın içinde bulunuğu krizden kurtulması için yetiştiricilerin bankaya olan faiz borçlarının bir yıl faizsiz ertelenmesi ve EBK'nın kesim kapasitesinin artırılıp ödemelerin de yakın tarihe alınması gerektiğini söyledi. Önümüzdeki günlerde de besicilerin sorunlarının ve çözüm önerilerinin bulunduğu bir dosyayla Ankara'ya gideceklerini belirtti.
Dosyayı, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, EBK Genel Müdürlüğü ve Başbakanlık'a sunacaklarını belirten Şanlı, bölge milletvekillerini de soruna duyarlı olmaya çağıracaklarını ifade etti.
www.evrensel.net