'Zirvenin yıldızı' kendini paralıyor

Ecevit başkanlığındaki Türk heyeti, Davos'taki uluslararası sermaye temsilcilerini Türkiye'ye yatırım yapmaya "ikna etmek" için lobi faaliyetlerine başladı.

'Zirvenin yıldızı' kendini paralıyor
Ecevit başkanlığındaki Türk heyeti, Davos'taki uluslararası sermaye temsilcilerini Türkiye'ye yatırım yapmaya "ikna etmek" için lobi faaliyetlerine başladı. "Zirvenin yıldızı" olduğu iddia edilen Türk heyetinin, ülkenin zenginliklerini pazarlamak için neden bu kadar çok çaba sarf ettiği merak konusu olurken, bir toplantıdan diğerine koşan yetkililer, Türkiye'nin "stratejik önemi"ne özel bir vurgu yaptılar.
Dün Davos'ta "Ekonomi Değil Toplum" başlıklı panele çıkan Başbakan Bülent Ecevit, "demokrasinin dünyanın her yerine yayılacağı konusunda iyimser olduğunu" söyleyerek, "Modern teknoloji, modern kitle iletişim araçları, hiçbir engel tanımadan fikirler ve düşüncelerin yayılmasına olanak sağlıyor" dedi.
Küreselleşme ve piyasa ekonomisinin yayılmasıyla, insanların toplum içinde veya özel hayatlarında kontrollerini kaybettiği hissine kapıldıklarını ifade eden Ecevit, bunun psikolojik sorunlara ve şiddete yol açtığını kaydetti. Küreselleşmeye karşı emekçi muhalefetini bu sözlerle "psikolojik" bir olguya indirgeyen Ecevit, aynı küreselleşmenin "insanların dünya ekonomisine daha dinamik katılmasına neden olduğunu ve refahın daha fazla artmasını sağladığını" öne sürdü.
Aynı toplantıda konuşan diğer devlet ve şirket yetkilileri, küreselleşmenin gerçek niteliğine ilişkin oldukça aydınlatıcı ipuçları sundular. Almanya'nın Saksonya Eyaleti Başbakanı Kurt Biedenkopf, gelişmiş sanayi ülkelerinin küreselleşme sürecinde kontrolü kaybetmemek istediklerini vurguladı. Renault Yönetim Kurulu Başkanı Luis Schweitzer ise, ekonomide iş çevrelerinin rekabetçi bir ortamda, azami kâr elde etmeye çalıştığını vurgulayarak, piyasada 'Darwinizm' ilkelerinin geçerli olduğunu bildirdi.
Strateji vurgusu
Dışişleri Bakanı İsmail Cem ise, Türkiye'nin; Orta Asya, Kafkasya ve Balkan ülkelerinin ekonomilerinin gelişmesinde önemli rol oynayabileceğini söyledi. İsmail Cem, Dünya Ekonomik Forumu (WEF) toplantıları çerçevesinde Davos'ta düzenlenen, "Kafkasya ve Orta Asya'nın Genel Görünümü: İpek Yolu mu, Büyük Oyun mu?" başlıklı panele katıldı.
Bakan Cem, panelde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, jeopolitik konumu itibariyle doğu ve batının uygarlıkları, kültürleri, fikirleri, inançları ve ekonomileri açısından bir köprü olduğunu, bölge ülkeleriyle tarihsel, kültürel, din ve dil bağları bulunduğunu hatırlattı.
Batılı emperyalistlerin Asya'ya sıçraması için bu yakınlıklardan yararlanabileceğini ima eden Cem, Türkiye'nin bu ülkeler için bir "model" oluşturduğunu ve bölgede "istikrar"ın sağlanmasında önemli rol oynayabileceğini söyledi. Cem, "Türkiye, stratejik açıdan Avrasya'nın merkezindedir" dedi.
Dışişleri Bakanı İsmail Cem, Ecevit'in himayesinde düzenlenen bir diğer yemekli toplantıda ise, yabancı sermaye temsilcilerine Türkiye'nin ne kadar cazip bir pazar olduğunu anlatmaya çalıştı. Merkez Bankası tarafından yabancı yatırımcılara yönelik düzenlenen toplantıda, "AB'nin sınırının artık Ege'den değil, Türkiye'nin doğusundan geçtiği" vurgusu yapıldı.
Ecevit, Cem ve Türk heyetindeki diğer yetkililer, çeşitli ülke ve şirket temsilcileriyle ikili temaslar da gerçekleştirdiler.
www.evrensel.net