Susurluk

Susurluk'un bir yüzü Hizbullah

Susurluk Komisyonu'nun bütün çabalara karşın bir yerde tıkandığını belirten Mehmet Elkatmış, "Minareyi çalan kılıfını hazırladı" dedi.

Susurluk'un bir yüzü Hizbullah
TBMM Susurluk Komisyonu'nun görev yaptığı dönemde başkanlığını yapan Mehmet Elkatmış, Susurluk olayının hadiseleri ortaya çıktıkça çözüldüğünü belirterek, "Susurluğun bir yüzü de Hizbullah olayı ile ortaya çıktı" dedi.
Empati Grubu tarafından Trabzon Hamamizade İhsanbey Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Susurluk ve Faili Meçhuller" konulu panele TBMM Susurluk Komisyonu'nun görev yaptığı dönemde başkanı olan Mehmet Elkatmış, Trabzon Milletvekili Eyüp Aşık, ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras konuşmacı olarak katıldı.
Mehmet Elkatmış burada yaptığı konuşmada, Susurluk olayının hadiseler ortaya çıktıkça çözüldüğünü belirterek, şunları söyledi: "Susurluğun bir yüzü de Hizbullah olayı ile ortaya çıktı. Zaman içerisinde hepsi ortaya çıkacaktır. Bu işleri destekleyenler, İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'ın TBMM Komisyonunda yaptığı konuşmada söylediği gibi 'Yıllardan gelen bu soygun düzeni değişecektir. Bugün Sizlerinde saygıyla selamladığınız kişilerin bu soygun düzeninde olduklarını göreceksiniz' sözüne uygun kişiler vardır. Kolay iş değildir. Bizim Susurluk Komisyonu iş olsun diye kurulmadı. Ancak bütün çabalarımıza rağmen bir yerde tıkandık. Minareyi çalan kılıfını hazırladı. Yeşil kod adlı kişinin hesaplarına ulaşmaya çalıştık, mevzuat hazretleri önümüze çıktı. Ancak biz yinede bu hesaplara ulaştık. Bütün arkadaşlarımın gayretleriyle büyük iş başardık."
Çatlı 122 kez yurtdışına çıktı
Elkatmış daha sonra, "Bugün Türkiye'de büyük bir rant vardır. İşte bu rant bazılarının iştahını kabartarak, böyle bir organizasyona gitmesini sağlıyor. Tabii ki bunun birde dış bağlantıları var.
Abdullah Çatlı 1992 ile 1996 yılları arasında 122 kere kırmızı ve yeşil pasaportlarla yurtdışına çıkış yapmıştır. Bunu yetkililere sorduğumuzda 'Bizim haberimiz yok' karşılığını alıyoruz. Öte yandan Devlet İzmir'deki irticacı kebapçıyı biliyor. 'Buradan alışveriş yapmayın' diyor. Ama onlarca katliamı yapanı bilmiyor" şeklinde konuştu.
Seçim sonuçları gibi...
Daha sonra konuşan Trabzon Milletvekili Eyüp Aşık, TV'lerde seçim sonuçları gibi Hizbullah örgütünün yaptığı katliamların sayılarının verildiğini kaydederek, şunları söyledi: "Bu sayılar belki 30 civarındadır. Ben size bir şey söyleyeyim mi? Türkiye'de faili meçhul olayı devletin kayıtlarında 20 bin kişidir. Hizbullah olayı 10 yıldır var. Benim Faili Meçhulleri Araştırma Komisyonu üyeliğim dönemimde yaptığım araştırma sonucu Hizbullah'ın varlığını rapor halinde verdim. Dönemin İçişleri Bakanı İsmet Sezgin'e, 'Batman'da Hizbullah diye bir örgüt var. Bu adam kaçırıyor, cinayet işliyor' dedim.
Bana, 'Emin misin? Böyle birşey yok' dedi. Yine dönemin Batman Emniyet Müdürü'ne bu olayı sorduğumda, yalanladı. Ancak ben bu örgüt üyeleri ile bile konuştum. İnkâr edildi, çünkü terör örgütüne karşı bu örgüt kullanılıyordu. Bölücü örgüte o dönemde Hizbullah büyük darbe vurmuştu. Ancak, devlete karşı baş kaldırma aşamasındaydı şimdi. Bütün bunlar hoş görülemez. Kabul edilemez şeylerdir."
Her yer ceset kokuyor
Panelde daha sonra söz alan ÖDP Genel Başkanı Uras da konuşmasında "Bir derin devlet varsa, birde derin halk var" dedi. Uğur Mumcu'nun o dönemde Hizbullah olayı üzerinde durduğunu ifade eden Uras, "O dönemde üzerine gidilseydi belki Uğur Mumcu'da yaşayacaktı. Şimdi her yer ceset kokuyor. Sorun aslında derin devletle yüzleşecek miyiz? Yoksa yüzleşmeyecek miyiz? Sorun orada. Ayrıca herkes Yeşil kod adlı kişiyi soruyor. Ben söyleyim mi size Yeşil, 12 Eylül rejiminin kod adıdır" diye konuştu.
www.evrensel.net