Türkiye

Türkiye'nin sorunları

   Ankara'da tartışılıyor

Türkiye'nin sorunları Ankara'da tartışılıyor
Anadolu Ajansı'ndan Ankara Barosu'na, Atatürkçü Düşünce Derneği'nden DİSK'e kadar uzanan çerçevede 48 kuruluş, oda ya da sendika tarafından düzenlenen "Türkiye Sorunlarına Çözüm Konferansı" dün başladı.
Ankara Üniversitesi Avrupa Topluluğu Araştırma ve Uygulama Merkezi'nde yapılan konferansın açılışında konuşan Anayasa Mahkemesi eski Başkanı Yekta Güngör Özden, Hizbullah'ın bir anda ortaya çıkmadığını söyleyerek, hoşgörü adı altında siyaset adamlarının verdiği ödünler sonucu bu noktaya geldiğini savundu.
Tahkimin geriye işlemesi hukuka aykırı
Küreselleşmenin, Türkiye'yi uluslararası sermayenin ve sermayenin çıkarlarını savunan ülkelerin kıskacına bırakmak anlamına geldiğini belirten Özden, uluslararası tahkimi eleştirdi. Özden, tahkimin geçmişte bağlanan sözleşmelere de uygulanmasını içeren yasa değişikliğinin hukuka aykırı olduğunu ifade ederek, "Bunları küreselleşmenin doğal gerekleri olarak kabul edersem, ulusal bağımsızlığımı nasıl korurum?" diye sordu.
Deprem, öncesi ve sonrası
Konferansa düzenleyici kuruluşların temsilcilerinin dahi katılmadığı görülürken, açılış oturumunun ardından "Deprem, öncesi ve sonrası" konulu panele geçildi.
Panele, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erçin Kasapoğlu, Mimarlar Odası Genel Sekreteri Faruk Soydemir, Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aytül Kasapoğlu, AÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Akdur, HÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Aydın, HÜ Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. İsmail Demirdöven ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nermin Gürhan katıldı.
Prof. Dr. Erçin Kasapoğlu, depremin bir doğa olayı olduğunu vurgulayarak, depremi felakete çevirenin insanlar olduğunu belirtti. Deprem konusundaki en büyük problemin eğitimsizlik olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, bilim insanlarının 17 Ağustos depreminden önce uyarılarda bulunduğunu ancak dikkate alınmadığını söyleyerek, sorunların temelinde siyasilerin yattığını kaydetti.
Faruk Soydemir, binaların tekniğine ve kurallara uygun yapılmadığı için çöktüğünü ifade ederek, bölgesel planlar olmadan yerel planlara göre yapılan yerleşimlerin de depremin sonuçlarını ağırlaştırdığını dile getirdi. AÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recep Akdur, HÜ Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Aydın, HÜ Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. İsmail Demirdöven ve Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Nermin Gürhan da depremde sağlık hizmetlerinin nasıl olması gerektiğini anlattılar. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Metris Cezaevi'nde olay
İBDA/C davasından 64 tutuklu ve hükümlü, "Salih Mirzabeyoğlu" olarak tanınan örgüt lideri Salih İzzet Erdiş'in, bugün İstanbul DGM'deki duruşmasına götürülmesi için hazırlık yapan jandarmaya karşı Metris Cezaevi'nin 2 koğuşunda eylem yaptı.
Jandarma ekipleri, Adalet Bakanlığı'nın talimatıyla, arama yapmak, hükümlülerin nakillerini gerçekleştirmek ve İBDA/C lideri Salih İzzet Erdiş'in bugün İstanbul DGM'de görülecek duruşmaya götürülmesini sağlamak amacıyla, saat 05.30 sıralarında Metris Cezaevi'nin B-1 ve B-2 koğuşlarına girmek istediler. Jandarmaya direnen İBDA/C davası tutuklu ve hükümlüleri, B-1 ve B-2 koğuşlarının kapıları arkasına barikat kurdular.
Yangın çıkardılar
Koğuş kapılarını açmayan tutuklu ve hükümlüler, her iki koğuşun arasındaki havalandırma alanında kurulu bulunan çadırlar ile şilte ve battaniyeleri de ateşe verdiler.
Cezaevinden dumanların yükselmesi nedeniyle Gaziosmanpaşa, Kocasinan, Bayrampaşa ve Fatih itfaiye gruplarına bağlı ekipler de, Metris Cezaevi'ne geldi. Havalandırma alanındaki yangın, itfaiye ekiplerinin güvenlik nedeniyle dışarıdan yaptıkları müdahale sonucu saat 06.25 sıralarında söndürüldü. Saat 09.00 sıralarında cezaevinden yine duman yükseldiği fark edildi. İtfaiye ekiplerinin aynı şekilde yaptıkları müdahale sonucu dumanın kesildiği görüldü.
Jandarma gaz bombaları attı
Eylem nedeniyle Metris Cezaevi'ne çok sayıda jandarma ekibi giriş yaptı. Cezaevinin çevresinde de, panzer destekli Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü ile İlçe Emniyet Müdürlüğü ve diğer birimlere bağlı polisler yoğun önlemler aldı.
Koğuşlar, jandarma ekiplerince kuşatılırken, cezaevi yönetimi, sürekli olarak anonslar yaparak eylemlerininsona erdirilmesini istedi. Tutukluların elinde, asker veya infaz koruma memurlarından herhangi bir rehin bulunmadığı öğrenildi.
B-1 ve B-2 koğuşunda kalan tutuklu ve hükümlülerin eylemine gözyaşartıcı gaz bombaları da kullanarak müdahale eden jandarma ekipleri, saat 12.00 itibariyle 16 tutukluyu koğuşlarından çıkarttı. Jandarmanın yürüttüğü operasyon sonucu koğuşlarından alınan 16 tutuklu ve hükümlüden bazılarının, atılan göz yaşartıcı gaz bombalarından etkilendiği ve arbede sırasında vücutlarında sıyrıklar oluştuğu öğrenildi. Bu kişilerin tedavileri, cezaevi revirinde uzman doktorlar tarafından yapıldı. Jandarma ekipleri, geride kalan diğer 47 kişinin sürdürdüğü direnişi kırmak amacıyla operasyona devam etti.
Öte yandan, Metris Cezaevi sorumluluk alanında olan Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Celil Demircioğlu ile cezaevinden sorumlu Bakırköy Cumhuriyet Savcıları Hüseyin Akistanbullu ve Kaya Kabacaoğlu da cezaevine geldi. İstanbul Emniyet Müdürü Hasan Özdemir de, bir ara cezaevine gelerek herhangi bir yardım istenip istenmediği konusunda jandarma yetkilileriyle görüşme yaptı.
26 tutuklu yakınına gözaltı
Olay nedeniyle cezaevine ambulanslar da gönderilirken, olayı görüntülemek ve bilgi almak isteyen basın mensupları, cezaevinin giriş kapısına yaklaşık 200 metre uzaklıkta oluşturulan polis noktasında tutuldu. Cezaevi önünde gazetecilere açıklamada bulunan İBDA-C davasında yargılanan tutuklulardan Ünsal Zor, Ali Osman Zor ve Mehmet Akif Turan'ın yakınlarından oluşan 5 kişi, jandarma ekiplerinin koğuşa gaz bombası kullanarak müdahalede bulunduğunu belirttiler. Akrabalarının hayatlarından endişe ettiklerini ifade eden 3'ü kadın 5 tutuklu yakını, polis tarafından gözaltına alındı. Tutuklu yakınlarının polise direnmesi nedeniyle arbede yaşanırken, polis minibüsüne bindirilerek götürülen 5 kişinin, "Ya şeriat, ya ölüm" şeklinde slogan attıkları söylendi.
Bu olayın ardından tutuklu ve hükümlü yakınlarından bir grubun, otobüsle Metris Cezaevi'ne gideceği yolunda bilgi alan Esenler İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, söz konusu otobüsü Atışalanı'nda durdurdu. Otobüste bulunan 21 tutuklu ve hükümlü yakınını gözaltına alan polis, bu kişileri kimlik tespitleri yapılmak üzere Atışalanı Polis Karakolu'na götürdü.
www.evrensel.net