Fotoğraf: AA

Özürlü, rant kaynağı

Narlıdere Zihinsel Özürlüler Koruma ve Destekleme Derneği Genel Başkanı Dr. İsmail Tanju, şu ana kadar başvurdukları hiçbir siyasi parti ve belediyeden yardım göremediklerini belirterek...

Özürlü, rant kaynağı
Erol Teslim
Özürlülerin yaşadıkları sorunlar toplumun gündemine genellikle yaşanan üzücü olayların ardından giriyor. Ama haberlere konu olanların dışında kalan binlerce özürlünün yaşam koşulları ve onların üzerinden yapılan 'ince hesaplar' da söz konusu haberlerdeki kadar üzücü bir durum yaratıyor. İzmir'deki özürlülerin sorunları hakkında konuştuğumuz Narlıdere Zihinsel Özürlüler Koruma ve Destekleme Derneği Başkanı İsmail Tanju'nun anlattıkları bu gözlemi doğrular yönde... Bugüne kadar iktidarda yer alan siyasi partilerin hiçbirinin programında özürlülere ilişkin gerçekçi ve çözüme yönelik politikalar bulunmadığını söyleyen Tanju, halkı, bu sorunlara karşı bilinçlendirmek için hazırladıkları tiyatro oyununu sadece altı kez oynayabildiklerini, bunun nedeninin de belediyelerin kendilerine yer vermemesi olduğunu söyledi.
Narlıdere'de 3000 özürlü
Narlıdere Zihinsel Özürlüler Derneği'nin 13 Mayıs 1999'da kurulduğunu belirten Tanju, derneğin amacının ise din, dil, mezhep ayrımı yapmaksızın zihinsel özürlülere eğitim, öğretim ve rehabilitasyon vermek olduğunu belirtiyor. "Narlıdere Zihinsel Özürlüler Derneği'nin yapacağı bölgemizde mevcut bulunan 1600 zihinsel özürlü çocuğun eğitim almasını sağlamak. Belediyenin vermiş olduğu yeri tamir edeceğiz. Zihinsel özürlü çocukların eğitim görmelerini sağlamak için şubat ayı ortalarında çalışmalara başlayacağız" diyen Tanju, derneğin bunların dışında özürlülüğe karşı halkı bilinçlendirme amacı güttüğünü de anlatıyor. Derneği kurarken Narlıdere'de ne kadar zihinsel özürlü olduğunu bilmediklerini, bu sayıyı çıkarabilmek için Hatay Rehberlik Araştırma Merkezi'nden yardım istediklerini belirten Tanju, araştırmalarının sonunda 1640'ı zihinsel özürlü olmak üzere Narlıdere'de toplam 3000 özürlü olduğunu gördükleri ifade ediyor.
Derneği kurarken Narlıdere Belediye Başkanı Abdül Batur'a müracaatta bulunduklarını ve Batur'dan Halk Eğitim Merkezi binasının kendilerine verileceği ayrıca diğer konularda da yardım yapılacağı sözü aldıklarını açıklayan Tanju, daha sonra o sözün havada kaldığını, ama yine baskı yaparak binayı kira bedeliyle de olsa aldıklarını söyledi. Halk Eğitim Merkezi'nin çalışmaları olduğu için binanın boşaltılmadığını, yine eylem yaparak binayı boşaltabildiklerini söyleyen Tanju, ancak büyük tamirler yaparak çalışmalara başlayabildiklerini açıkladı.
Bilinçlendirmemek için yaptılar
İzmir'de zihinsel özürlüler için 5 devlet okulu olduğunu, ama bunun yanında 70'ten fazla özel okul olduğunu kaydeden Tanju, "Bu rakamlar zihinsel özürlülüğün İzmir'de bir rantiye ve meta haline getirildiğini gösteriyor, bu çarpıcıdır" dedi. İzmir'de yığınla dernek, vakıf, okul olmasına rağmen halkın zihinsel özürlülük üzerine eğitilmediğini de söyleyen Tanju, "İnsanları bu konuda eğitebilmek için bir gençlik kolu da oluşturduk. Tüm siyasi partiler ve sivil toplum örgütlerinden arkadaşlar da bizzat dernek çalışması içerisinde yer aldılar. 'Ben Özürlü, Ben İnsan' diye bir tiyatro çalışması yaptık. Ama bu çalışmayı İzmir'de altı kez sergileyebildik. Nedeni bize belediyelerden yer verilmemiş olması. Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Priştina'dan yer istedik ama cevap dahi alamadık. Karşıyaka, Konak, Bornova belediye başkanları da yer vermedi. Narlıdere Zihinsel Özürlüler Koruma ve Destekleme Derneği'nin gençlik kolunun yapmış olduğu tiyatro çalışmasının amacı kitleleri bilinçlendirmekti. Bilinçlendirme yapılmasın diye belediyeler tarafından derneğin çalışmaları kesilmiş oldu" dedi.
Devletin özürlü politikası yok
3000 özürlünün bulunduğu Narlıdere'de Rehberlik Araştırma Merkezi olmadığını belirten Tanju, "Zihinsel özürlü ve engellilerle ilgili Narlıdere Bölgesi'nde devletin bir çalışması olmadığı gibi devlet derneğe katkıda da bulunmamaktadır. Devletin politikasını belirleyen partilerin programlarında bu sorunla ilgili gerçekçi ve çözümcü programlar yok, hepsi sloganvari" dedi. Devletin, "Türkiye'de 7 milyon özürlü var" dediğini de hatırlatan Tanju, "On sene önce de 7 milyon özürlü vardı. Biz çok iyi biliyoruz ki Çernobil olayından sonra Doğu Karadeniz'de zihinsel özürlü çocuk doğumu yükseldi. Trakya Bölgesi'nde doğan çocuklarda çok sayıda kan kanseri olduğu görüldü. Devletin bu açıklamayı yapan akademisyenleri cezalandırdığı açıkça görüldü. On senedir bölgemizde 3000 özürlü insandan söz ediyorsak hâlâ ülkede 7 milyon özürlü nasıl olur? Gerçek rakamın iki katına kadar çıkmış olduğu bir gerçek" diyor.
www.evrensel.net