TSK'dan 'zorunlu' açıklama

Hizbullah'ın bir konseptin ürünü olarak, TSK ve diğer devlet kurumlarının desteğiyle geliştirildiğinin ifade edilmesi, Genelkurmay'ı rahatsız etti.

TSK'dan 'zorunlu' açıklama
Genelkurmay Başkanlığı, Hizbullah'ın, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile dolaylı ve dolaysız olarak irtibatlandırılmaya çalışılmasından rahatsız olduğunu duyurdu. Genelkurmay, birçok devlet yetkilisinin itiraf ettiği, TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu'nun raporlarına yansıyan ilişkinin, akıl ve mantıkla bağdaşmadığını ve iftira olduğunu ileri sürdü.
Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği'nden yapılan yazılı açıklamada, son günlerde bazı basın yayın organlarında, "Hizbullah ile TSK irtibatlandırılmasına" yönelik, gerçek dışı ve maksatlı haber ve yorumların yer aldığı savunularak, bunun üzüntü ile izlendiği kaydedildi.
28 Şubat savunma unsuru
Açıklamada, TSK'nın yaptığı güvenlik değerlendirmelerinde, iç tehdite yönelik olarak "irticanın, bölücü terör ile birlikte birinci öncelikli tehdit olarak kıymetlendirildiği" söylenerek, "Bu husus çeşitli vesilelerle yüce Türk Milleti'nin ve tüm kamu, kurum ve kuruluşlarının dikkatine sunulmuştur" ifadesine yer verildi. Bu değerlendirmenin 1997'den itibaren yapılmaya başlandığı, öncesini kapsamadığı bilinmesine rağmen, Genel Kurmay'ın 28 Şubat konseptinin öncesine hiç değinmemesi dikkat çekti. Genelkurmay, Hizbullah'a karşı en önemli savunma mekanizması olarak 28 Şubat'a sarılırken, açıklamada, "Anayasal bir kuruluş olan Milli Güvenlik Kurulu'nda, 28 Şubat 1997 tarihinde irtica tehditine karşı bazı kararlar alındığı, bunların uygulanmasının Bakanlar Kurulu'na tavsiye edildiği" anımsatıldı.
Prestij için kullanma
Genelkurmay açıklamasında, yıllardır uygulanan politikaların büyütüp geliştirdiği, bir dönem PKK'ye karşı devletin açık bir şekilde kullandığı Hizbullah vahşetinin, halkta uyandırdığı tepkiyi yedeklemek için kaleme alınmış bölümler de dikkat çekti. Bu amaçla, "Son günlerde meydana gelen olaylar ve ortaya çıkan bazı gerçeklerin, TSK'nın bu konudaki hassasiyetinin de ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gösterdiği" ifadelerine yer verildi.
Jandarma'dan da aynı açıklama
Genelkurmay'la aynı doğrultuda bir açıklama yapan ve JİTEM-Hizbullah bağlantısından rahatsızlığını dile getiren Jandarma Genel Komutanlığı da, "Geçmişte Hizbullah'in oluşumuna yardım edilmesine ve bu yardımın bazı Jandarma Genel Komutanlığı birimleri ile irtibatlandırılmasına yönelik haberlerin tamamen asılsız'' olduğunu kaydetti. Jandarma Genel Komutanlığı Genel Sekreterliği'nden dün yapılan yazılı açıklamada, son günlerde bazı basın ve yayın organlarında ''Hizbullah'ın oluşumuna ve Jandarma ile irtibatlandırılmasına'' ilişkin haberlerin, "gerçek dışı ve maksatlı" olduğu öne sürüldü.
Ancak, Jandarma Genel Komutanlığı'nın "gerçek dışı" olduğunu iddia ettiği açıklamaları, "iç"ten birisi bir jandarma mensubu Binbaşı Cem Ersever yapmıştı. Ersever, Gazeteci Soner Yalçın'ın "Binbaşı Cem Ersever'in itirafları" ismiyle yayımladığı itiraflarında, Hizbullah'la bağlantılarını itirafçı Alaaddin Kanat'ın sağladığını belirtmişti. 1993'te öldürülen Ersever, itirafçı Kanat'ın "Hizbullah, PKK'nin düşmanıdır. Düşmanın düşmanı benim dostumdur. Güvenlik güçleri kesinlikle Hizbullah'la uğraşmasın. Onun yolunu açsın" dediklerini aktardıktan sonra şunları ifade etmişti: "Adamların dediği de oldu. Güvenlik kuvvetleri Hizbullah'ı koruyup güçlendirmişlerdir. Hizbullah'ın tetikçilerinin çoğu itirafçıdır."
www.evrensel.net