İstanbul

İstanbul'da karanfillerle anıldı

Uğur Mumcu, ölümünün 7. yılında Harbiye Uğur Mumcu Anıtı ve Cumhuriyet gazetesi önünde yapılan etkinliklerle anıldı.

İstanbul'da karanfillerle anıldı
Uğur Mumcu, ölümünün 7. yılında Harbiye Uğur Mumcu Anıtı ve Cumhuriyet gazetesi önünde yapılan etkinliklerle anıldı.
Saat 11.00'de Harbiye Uğur Mumcu Anıtı Önü'nde CHP İstanbul İl Örgütü'nün düzenlediği bir basın açıklamasıyla başladı. "Mumcu'nun katili Susurluk devleti" ve "Kahrolsun faşizm, yaşasın mücadelemiz" sloganlarının atıldığı basın açıklamasında konuşan CHP İstanbul İl Örgütü Başkanı Mehmet Bölük, "Tespih çeken eller cinayet işlemez diyenlerin katkıları ile cinayet şebekesi haline gelen gerici örgütler, Başbakanlık'ın en kilit noktalarına kadar girebilmiştir" dedi. Etkinlik, Mumcu'nun anıtına kırmızı karanfil bırakılmasıyla sona erdi.
Saat 13.00'te de Cumhuriyet gazetesinin önünde bir anma etkinliği yapıldı. Öldürülen gazetecilerin resimlerinin bulunduğu gazete binası önünde Makine Mühendisleri Odası, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti ve Cumhuriyet gazetesi çalışanlarının hazırlattığı çelenkler de vardı. ADD'nin İstanbul'daki çeşitli bürolarının ve DİSK'in pankart açtığı Mumcu anmasında da "Hepimiz birer Mumcu'yuz", "Demokratik, laik, bağımsız Türkiye", "Şeriata karşı bağımsız Türkiye" ve "Kahrolsun Amerikan emperyalizmi" sloganları atıldı.
Metin Göktepe'nin ablası Meryem Göktepe'nin de katıldığı törende ilk konuşmayı Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Hikmet Çetinkaya yaptı. Çetinkaya, Mumcu cinayeti aydınlatılmadan Türkiye'deki faili meçhul cinayetlerin hiçbirinin aydınlatılamayacağını belirterek, Mumcu'nun öldürülmesinden sonra yapılan faili meçhul cinayetlere bakılınca Susurluk'tan Hizbullah'a birçok örgütle bağlantı görüldüğünü kaydetti. Cumhuriyet Gazetesi İmtiyaz Sahibi Berrin Nadi, Erdal Atabek ve DİSK / Tekstil Genel Başkanı Süleyman Çelebi birer konuşma yaptılar.
Son konuşmayı yapan TGC Başkanı Nail Güreli de Mumcu'nun katillerinin hâlâ ortaya çıkarılmadığını belirterek, faillerin ortaya çıkarılmasını devlet kadrolarındaki bazı karanlık güçlerin engellendiğini söyledi. Güreli, "Bugün sesimizi daha da yükselterek mücadelemize devam etmeliyiz. Şimdi dün bir terör örgütüne karşı kullanılan bir başka terör örgütüne yöneliyor. Önemli olan bu terör örgütlerinin arkasındaki asıl failleri bulmaktır" dedi.
Bu arada, Uğur Mumcu, ölümünün 7. yıldönümünde CHP Beykoz İlçe Teşkilatı Gençlik Kolu tarafından, Paşabahçe'deki parti binası önünde düzenlenen bir törenle anıldı. src=/resim/b1.gif width=5>
Başa dön


Her şey eskisi gibi
Serpil İlgün
17 Ağustos depreminin ardından kamuoyunun gündemine gelen olası bir Marmara depremine ilişkin tartışmalar devam ediyor. Bilim adamları, "deprem olup olmayacağı" ve "depremin büyüklüğü" konusunda çeşitli görüşler öne sürüyorlar. Ancak, tüm bu tartışmalar ortasında, devlet, depremin etkisini asgari düzeye indirecek projeleri bir türlü hayata geçirmiyor.
Konuya ilişkin görüşlerine başvurduğumuz Jeofizik Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, depremin ardından hiçbir şeyin değişmediğini belirterek, üzerinden aylar geçmesine karşın, depreme hazırlık çalışmalarında somut bir sonuç alınmadığını söyledi. İstanbul'da özel olarak çalışma yapılan bir bölgenin olmadığını aktaran Gündoğdu, kamuoyunda oluşan "Biliyorlar, söylemiyorlar" şeklindeki görüşün de yersiz olduğunu savunarak, "Bu çok kötü bir şey, söz konusu bile olamaz. Binlerce insanın ölmesine nasıl neden olabilirim" dedi.
"Rahatlatıcı"lar ön planda
17 Ağustos'tan sonra adları ezberlenen bilim adamlarının medyada görülme sıklıkları azalırken, bugünlerde daha çok "Deprem olmayacak", "Depremin şiddeti küçük olur" diyen deprem uzmanları ön plana çıkarılıyor. Televizyonlara belli noktalarda çıktıklarını belirten Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu, medyanın sık sık "rahatlatıcı" insanlara yer verdiğine dikkat çekerek şunları söyledi: "Artık bir denetim yok. O zaman bizim yerimize kim geliyor? Falcılar ya da Litvanyalı geliyor. Beni endişelendiren bu. Böyle sağlıklı bir gidiş olacağını kesinlikle düşünmüyorum. Son günlerde televizyonlarda çıkmaya başlayanlarla biz meslektaş sayılırız, ama çok kötüler. Sanki Devlet Planlama Teşkilatı'ndan bu iş için özel görev verilmiş. Böyle bir şey olamaz." İstanbul'da olması muhtemel depreme karşı yapılan hazırlık çalışmalarına da değinen Gündoğdu, 17 Ağustos'un üzerinden aylar geçmesine rağmen, ortada ciddi bir sonuç olmadığını belirterek, mevcut yasalarla İstanbul'u depreme hazırlamanın mümkün olmadığını söyledi.
Zemin etüdü önemli
"Bence İstanbulluların ve tüm Marmara'nın yapacağı tek bir şey var: İyi bir zemin etüdü. Binalarını yapabilecekleri her türlü şeyle güçlendirmeleri lazım. Başka bir önlem yok. Ama bunun bir bedeli var. Parası olan verecek. Peki parası olmayan ne yapacak? Ona da devlet verecek. Krediler verecek ya da odaları devreye sokacak, ekipler isteyecek ve ücretsiz yapacak" diyen Gündoğdu, milyarlarca lira karşılığında güçlendirme çalışmaları yapan firmalarında odalar tarafından denetlenmesi ve fiyatlara bir standardın getirilmesi gerektiğini söyledi.
Çok insan ölecek
Sıklıkları azalan ve hissedilmeyen artçı şoklarla birlikte, depremin daha az konuşulmaya başlandığına vurgu yapan Gündoğdu, değişen bir şeyin olmadığını ifade ederek, "Büyük bir vurdumduymazlık aşamasına geldik. Bu kesin. Sanıldığı gibi çok fazla bir bilinç falan ortaya çıkmadı. İnsanlarımız çok bilgisiz. Türkiye'de hiçbir şey değişmedi. Bu durum beni üzüyor. Çünkü çok insan ölecek" diye konuştu. Depremi haber veren bir teknolojinin olduğunu, ancak bilimsel yetersizlikler nedeniyle haber verebilme noktasına gelinmediğine işaret eden Gündoğdu, "Eğer ilk günden bu çalışmaları yapsaydık, Gölkaya'yı da söyleyebilirdik belki. Veya olası bir Marmara depremi için çok bilgimiz olurdu. Bunu yapacak aletimiz de, edavatımız da var" dedi.
Geniş bir bölge etkilenecek
Deprem araştırmaları hakkında da bilgi veren Gündoğdu, İstanbul'da araştırdıkları özel bir bölgenin olmadığını belirterek, deprem mühendisliğine önemli katkıları olan şiddet haritası üzerinde yoğunlaştıklarını söyledi. Gündoğdu, muhtemel İstanbul depreminden yalnızca İstanbul'un değil, İzmit, Gölcük, Yalova, Çınarcık'ın da etkileneceğini savundu.
www.evrensel.net