'Çocuk edebiyatı yalın olmalı'

"1. Ulusal Çocuk Kitapları Sempozyumu"nun ilk gününde yapılan sunumlarda, çocuk kitaplarının farklı sorunları ele alınarak, izleyicilerle birlikte çözüm yolları tartışıldı.

'Çocuk edebiyatı yalın olmalı'
Barış Kaygısız
TÖMER Dil Öğretim Merkezi ile Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi tarafından ortaklaşa düzenlenen "1. Ulusal Çocuk Kitapları Sempozyumu"nun önceki günkü bölümünde, her birine 3 sunumcunun katıldığı oturumlarla çocuk kitaplarının farklı sorunları ele alındı.
Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi'nden Profesör Doktor Yahya Akyüz, "Resimli ilk Türkçe Alfabe ve Okuma Kitabımız ve Türk Eğitim Tarihinde Önemi" başlıklı sunumunda Halit Refiğ'in 1874 basımlı "Osmanlıca Resimli Elifba"yı ele aldı. Kitabın tamamen hayvanlı resimlerden, resimlere ilişkin yazılardan ve hikâyelerden oluştuğunu kaydeden Akyüz, okumanın hayvan resimleriyle çekici hale getirildiğini belirtti. Akyüz, kitabın kendisini bugün bile heyecanlandıran canlı bir anlatımı olduğunu dile getirdi. Akyüz, "Kitap böyle bir yaklaşımla okutulabilir" dedi.
Aynı oturumda konuşan Yazar Adnan Özyalçıner de "Çocuk Edebiyatında Gelenekten Yararlanma" başlıklı sunumunda, çocuk edebiyatının, edebiyatın bütünü içinde algılanması gerektiğini belirti. Özyalçıner, "Bunun için en özgün kaynaklardan biri masallardır. Halk edebiyatı-mızdaki Kerem ile Aslı, Ferhat ile Şirin gibi öyküler de masal kaynaklıdır. Çocukların düş gücünü geliştirmek için masallarımızla söylencelerimizden yararlanılabilir" dedi.
'Basit değil yalın olmalı'
Yazar Sennur Sezer'in halk masallarından, efsanelerinden, fıkralardan yararlanan çağdaş yazarları Sait Faik, Orhan Duru, Ferit Edgü, Sevgi Soysal, Onat Kutlar, Bilge Karasu, Adnan Özyalçıner, Selim İleri, Tomris Uyar ve Nazlı Eray olarak tespit ettiğini aktaran Özyalçıner, "Çocuk edebiyatı ürünleri basitliğe düşmeden alabildiğine yalın olmalı. Yaşamı, doğayı, insan ilişkilerindeki dostluğu ele alarak mutlu bir dünyanın yaratılabileceğini savunmalıdır" dedi.
Sofya Kliment Ohridski Üniversitesi Türkoloji Bölümü'nden Jana Jelyazkova da Bulgaristan Çocuk Edebiyatı üzerine yaptığı sunumunda, Bulgar çocuk edebiyatının 120 yıllık geçmişi bulunduğunu söyledi. Jelyazkova, 1920'lerden itibaren düzyazı türünde de ürünler verilen çocuk edebiyatında folklor ahlak prensiplerinin etkisinin görüldüğünü belirtti. Çocuk edebiyatının halk masallarından yoğun olarak etkilendiğini kaydeden Jelyazkova, Avrupa rasyonalizm akımlarından ise bu dönem uzak kaldığını ifade etti.
Faşizme karşı çocuk edebiyatı
Sosyalizm döneminin ilk yıllarında çocuk şiiri ve düzyazısının faşizme karşı mücadeleden etkilendiğini ve devrimci dönüşümlere vurgu yaptığını kaydeden Jelyazkova, son 20 yıl içinde ise sınırsız konunun ve biçim yeniliklerinin ortaya çıktığını söyledi. Jelyazkova, Bulgar yayınevlerinin yıllık yapımında en büyük pay ve tiraja çocuk kitaplarının sahip olduğunu dile getirerek, Bulgar çocuk edebiyatının amacını "Avrupa düşünüş ve davranış tarzıyla uyum sağlamış güçlü erdemle bireyler oluşturmak" olarak açıkladı.
Eğitim Bilimleri Fakültesi Araştırma Görevlisi Ayşe Okvuran ise eğitimde drama üzerine yaptığı sunumda dramanın eğitimde önemli yer tutması gerektiğini vurguladı. Dramada kurgunun tüm katılımcılarla birlikte yapıldığını dile getiren Okvuran, dramanın eğitsel ve sanatsal iki yönü bulunduğunu söyledi. Okvuran, "Dramada, oyun yeniden yaratılır, tekrar tekrar oynanır. Çocuğa, diğerinin bakış açısını görmeyi sağlar. Bir oyun olduğu sürece, haz da verir" dedi.
Mimar Sinan Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden Muhsine Helimoğlu Yavuz da masal kitapları konusunda yaptığı sunumda, 7 yaşına kadarki çocuklar için hazırlanan masal kitaplarında resimlere yazılardan daha fazla yer verilmesi gerektiğini belirtti.
www.evrensel.net