Kıdem tazminatını elbirliğiyle

Kıdem tazminatını elbirliğiyle

   tırpanlayacaklar

Kıdem tazminatını elbirliğiyle
   tırpanlayacaklar
Özlem Albayrak
Kıdem tazminatlarını oldum olası eleştiren ve kaldırtmak isteyen işverenler, hükümetle işbirliği içinde yük olarak gördükleri kıdem tazminatıni budama formülleri geliştiriyorlar. Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK)'nun yük olarak gördüğü kıdem tazminatından kurtulmak için geliştirdiği kıdem tazminatı fonu kurulması önerisi, hükümetin 2000 yılı programında da yer aldı. TİSK'in önerdiği kıdem tazminatı fonunun kurulması durumunda, işverenler kıdem tazminatı yükünü devlete yıkmış olacaklar.
Sosyal güvenlik yasa tasarısı ile işsizlik sigortası fonu kurulacağının belirtilmesinin ardından işverenler kıdem tazminatının kaldırılması gerektiği iddialarını daha yüksek sesle dile getirmeye başladılar. İşverenler, ülke sanayisinin "sorun"larından biri olarak gördükleri kıdem tazminatının, işçinin kıdem yılının artması ve son ücret üzerinden ödeme yapılması nedeniyle işletmelerin yükünün her geçen gün arttığını iddia ediyorlar.
TİSK'in tasarladığı kıdem tazminatı fonu sayesinde işveren kıdem tazminatı yükünden kurtulmuş olacak. Fon sayesinde işçilerin muhtelif işyerlerinde geçen hizmetlerinin değerlendirilmesi ve kıdem tazminatlarının teminat altına alınmasının mümkün olacağını söyleyen işverenler, işverenlerin "ağır" maliyetinin de fona ödeyecekleri primlerle senelere yaymalarının ve ödeme güçlüklerinin ortadan kalkabileceğini öne sürdüler.
Hükümetin 2000 programında da yer alan ve 21 Kasım 1999 tarihli Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında çıkan Bakanlar Kurulu kararında işverenlerin istediği kıdem tazminatı fonunun kurulacağı ifade ediliyor.
Hükümet programında İstihdam ve İşgücü Piyasasında Etkinliğin Artırılması Projesi adı altında işverenlerin söylemi kullanılarak, işsizlik sigortası, kıdem ve ihbar tazminatı müesseselerinin birlikte değerlendirilmesi ve kıdem tazminatı fonunun kurulması isteniyor. Programda "İşsizlik sigortasının 4447 sayılı yasa ile tesis edilmesinin ardından, işsizlik sigortasıyla birlikte değerlendirilmesi gereken düzenlemelere ilişkin hazırlık çalışmaları tamamlanacak; kıdem tazminatı fonunun kurulmasına yönelik çalışmalar bir proje haline getirilecek ve bu projenin ilk aşaması olmak üzere fonun prensiplerinin belirlenmesi işi tamamlanacaktır" denildi.
TİSK'in modeli
TİSK'in modeli hayata geçirildiği takdirde fonda biriken kaynağın, zorunlu tasarruflarla aynı kaderi paylaşma olasılığının olduğu görülüyor. Çünkü, "Fonda birikecek büyük meblağın, ekonomik kalkınma ve istihdamın artırılması amacıyla kullanılması imkânı sağlanarak ülkemiz için çok yararlı bir kaynak yaratılacaktır" şeklinde, fondaki paraların yine sermayenin finansmanına açık hale getirileceği anlaşılıyor.
Modelde, işverenin sorumluluğunun işçi yerine fona karşı olması istenerek, işçi fonla karşı karşıya bırakılıyor ve işçinin işverene dava açması olanağı da ortadan kaldırılıyor. Fonun yönetiminin ise ya SSK tarafından yapılması ya da yeni bir yönetim önerilecekse primlerini işveren ödediği için işveren ağırlıklı olması isteniyor. SSK'nın yönetiminde olduğu takdirde fonun devlet garantisine gireceğine dikkat çeken uzmanlar, SSK'nın açıklarını maliyenin kapattığını ve işverenin fon sayesinde kıdem tazminatı yükünü devlete yıkacağını belirtiyorlar.
İşveren çok şey istiyor
TİSK, kıdem tazminatı fonu kurulması dolayısıyla İş Kanunu'nun 13 ve 17. maddelerinde değişiklik yapılmaması gerektiğini savunuyor.
İşçilerin işgüvencesini ortadan kaldıran bu maddeleri işçileri işten çıkarmak için kullanan işverenler, kıdem tazminatının, işçinin işten çıkarılmasının nedeni olmadığını ileri sürüyor.
İşveren, kıdem tazminatının işçinin toplam maliyetinin yüzde 8.3'ü oranında aylık yük oluşturduğunu iddia ederek, fona ödenecek primlerin sigortacılık esaslarına göre bu oranın altında olmasını istiyorlar.
TİSK Genel Sekreteri Bülent Pirler, bu konudaki görüşlerini gazetemize açıklarken, "Kıdem ve ihbar tazminatı, işsizlik sigortası, iş güvencesi, İŞKUR, özel istihdam acentaları düzenlemeleri tek bir paket halinde değerlendirilmelidir. Bunların içerisinden birini düzenleyip diğerlerini bırakırsanız, sistem aksak kalacak, işlemeyecektir. Ayrıca çalışma hayatındaki kesimlerden birine ağırlık vermiş olacaksınızdır. İşçi sendikalarının işsizlik sigortasına yönelik eleştirilerine katılmıyorum. İşsizlik sigortasının kapsamı Avrupa Birliği'ndeki standartlara uygun olarak belirlenmiştir" dedi.
www.evrensel.net