Halkım, çünkü sevdik seni

"Nikola Vaptsarov'un ülküsü özgür emeğin insanlar arasında kardeşlik ve arkadaşlık ilişkilerinin var olacağı, insana eşit gelişme yaratma olanaklarının yaratılacağı bir toplumdu"...

Halkım, çünkü sevdik seni
Ebru Ilgaz
"Nikola Vaptsarov'un ülküsü özgür emeğin insanlar arasında kardeşlik ve arkadaşlık ilişkilerinin var olacağı, insana eşit gelişme yaratma olanaklarının yaratılacağı bir toplumdu"
1909'da Osmanlı egemenliğindeki Makedon Bulgarları'nın bağımsızlığı için savaşan bir grubun öncüsü ve dokuma işçisi bir kadının çocuğu olarak dünyaya geldi Nikola Yankov Vaptsarov.
Ortaokul sıralarında aşk şiirleriyle başladı şiire. 19 yaşına geldiğinde Koçerinovo'da kağıt fabrikasında arasına girdiği işçilerin yaşamını yakından tanıdı. artık ait olduğu sınıfın mücadelesini, özlemlerini, aşkını anlatan şiirler yazmaya başladı.
Fabrika başı duman duman bulut.Halk bilisizhayat-ağır sıkıcı.Hayat maskesiz ve makyajsız-hırlayan azgın bir köpek.Savaşacaksın bıkıp usanmadanve direneceksin yılmadanbir dilim ekmek koparabilmek için             kulaklarını dikmişbu kuduz köpeğin dişlerinden.
Koçerinovo'da iki yıl sonra eşi olacak Boyka'yla tanıştı Nikola. "İlk oturduğumuz ev bir oda ve mutfaktan oluşan fabrika eviydi. Evimizde bir divan, bir masa bir iki sandalye vardı. Bunlarda zaten eve aitti. Biraz da çeyizim vardı. Nikola teknisyen olduğu için işçilere oranla daha iyi aylık alıyordu. Ancak eli çok açıktı. Herkese para veriyor sonra arkasını aramıyordu. O zamanlar ayda 3200 leva kazanıyordu ancak bunun dörtte birri eve giriyordu. Çünkü peşin para çekip arkadaşlarına borç veriyordu. Bize kalan parayı da yemeğe ve kitaba harcıyorduk"
Boyka'ya ait bu sözler Nikola'yla evliliğinin ilk yıllarını tarif ediyor. Nikola kendisi gibi bir işçi olan arkadaşı Kalıpçiyev'in devrimci kişiliğinden etkilenir ve 1934 yılında Bulgaristan Komünist Partisi'ne üye olur. İki yıl sonra çalıştığı fabrikadan atılınca Boyka'yla birlikte Sofya'ya gider. İş aramak için gittiği fabrikaların hepsinden komünist olduğu için geri çevrilir. Çiftin 11 aylık çocukları yoksulluktan öldüğünde cenazesini kaldırmaya paraları yetmez.
Ölüyor çocuklarımızzehirli havasındagüneşsizboğucu evlerin.Dünya bir hapishane.Kadın erkekhalkgeri adım atmak yok!Bir hayat fabrikası kuracağız!                Ölüyor çocuklarımız                boğucu kokuda                gözleri güneşe hasretYa biz? - Kayıtsızcasinmişsusuyoruzrezil gibi susuyoruz.Teller çektik boydan boyahani kanımız akar usulcaevet kanımızakar       tellerden                  güç taşıyıp hayata.
Bir süre sonra Sofya demiryollarında makinist-ateşçi olarak çalışmaya başlayan Nikola tanıştığı devrimci yazarlarla daha çok vakit geçirmeye ve şiir yazmaya koyulur. "Geceleri uyandığımda onu hep çalışırken bulurdum. Çok iyi hatırlıyorum sabahları çok zor kalkardı" 12 saatten fazla çalıştığı kömür taşıma yüzünden hasta olunca bu işi bırakmak zorunda kalır.
Dinleyin miniciklerimdinleyin yavrularım benimBugün böyleböyleymiş dün deVe ben yemeğim olmadığındanelimden başka şey gelmediğindenn'apayıminançla besleyeceğim sizi
"Nikola konuları sınıf-parti ilişkisi açısından ele aldı. Bundan dolayı da daha yüksek aşamada yer aldı. Bütün bunlarrı insanlığıın genel sorunlarıyla birleştirince Vaptsarov'un Bulgar şiirine getirdiği daha iyi anlaşılır" Eğer arkadaşı İvan Martinov'un devrimci şair hakkında söylediklerine bakarsak Nikola'nın hayatında olduğu gibi şiirindeki gücü de nereden aldığını görebiliriz.
Gün gelecek çekip çevireceğiz yıllarıkoşacağız beton bir kolagünlerin sularını.Bırakmayacağız onları değil mi?Gem vurup sularadiyeceğiz:"Böyle akacaksınız!"Ve öyle akacaklar!
Yaşamı boyunca faşist Makedon örgütünden sürekli ölüm tehdidi alan şairi hiçbir şey yolundan alıkoyamadı. Demiryolu işinden ayrıldıktan sonra Belediye Krematoryumu'nda çalışmaya başladı. Partisinin Sobolev eylemini örgütlemesi için gönderdiği Razlog bölgesinde tutuklanarak Godeç bölgesine sürüldü. Bu olaydan hemen sonra Bulgaristan Komünist Partisi Merkez Komitesi'ne atandı. 1942'de tutuklanarak beş arkadaşıyla birlikte kurşuna dizildi. Yedeksubay okulunun atış poligonunda kurşun dizilerek öldürüldü. İdam mangası önünde altısı birden Hristo Botev'in 'Özgürlük uğruna düşen ölmez' şarkısını söylüyordu.
Biliyorum benyerimi hayattakaptırmam öylepostumu ucuzaEkmek ve özgürlükkavgasındaonurla öleceğimbir işçiye yakışırcasına.
"Ben her zaman bir Bulgar yutseveri bir anti-faşist olarak hareket ettim. Alman işgalcilerine karşı bilinçle savaş yürüttüm. Yaptıklarımla gurur duyuyorum. Kimseden merhamet dilemiyorum" Çıkarıldığı mahkemede Nikola'nın söylediği son sözler bunlar olmuştu. Şiirlerinin bir kısmı Motor Türküleri isimli kitapta bir ksmı da öldürülüşünün ardından antolojilerde toplandı. İşçilerin yaşamını konu alan oyunlar yazdı.
Bu yazıda şiirlerine daha çok yer ayırmak için yaşamına dair küçük anekdotlar verdiğimiz Nikola Yankov Vaptssarov mücadelesi ve onun bir parçası olan şiiriyle 'hayatta yerini bilenlere' seslenmeye devam ediyor.
www.evrensel.net