Talana tahkim desteği

İstanbul Barosu, "geriye dönük tahkim uygulanmasına ilişkin yasa tasarısı"nın ülke kaynaklarının karşılıksız talana açılması anlamına geleceğini vurguladı.

Talana tahkim desteği
İstanbul Barosu, TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülen "tahkimin geriye dönük uygulanmasına" ilişkin yasanın kabul edilmesi halinde, ülkenin mali ve doğal kaynaklarının talana açılacağı uyarısı yaptı.
İstanbul Barosu Başkanı Yücel Sayman, dün düzenlediği basın toplantısı ile kamuoyunda 'tahkimin geriye yürütülmesine ilişkin yasa tasarısı' olarak bilinen tasarı hakkında İstanbul Barosu Yönetim Kurulu'nun görüşlerini açıkladı. Tasarıyı, "Hukuk devleti anlayışı ile bağdaşmayan, demokratik devlet temellerini inkâr eden, ülkemizin ve halkımızın çıkarları ile çatışan bir tasarı" olarak nitelendiren Sayman, TBMM Adalet Komisyonu ve tüm milletvekillerini tasarıya karşı oy kullanmaya çağırdı.
"Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğacak uyuşmazlıklarda tahkim yoluna gidilmesi halinde uyulması gereken ilkelere dair kanun tasarısı" adı verilen tasarının özellikle 7. maddesi ve geçici 1. maddesindeki düzenlemelerle hükümetin iktidarda kalmanın diyetini ödediğini belirten Sayman, bunun da çevrenin ve kültürel mirasın talan edilmesine yol açacağını vurguladı.
'Talan politikasının devamı'
Bir süre önce Anayasa'nın 47 ve 155. maddelerinde değişiklik yapıldığını ve hemen ardından Danıştay ve İdari Yargılama Usul Yasalarında da değişikliğe gidildiğini hatırlatan Sayman, "Değişikliklerin iki temel hedefi vardı. Biri, kamu kuruluşlarının yerli ya da yabancı kişi ve kuruluşlarla imzalayacağı sözleşmelerde hukuka uygunluk ve kamu yararı açısından yapılabilecek her türlü denetimi kaldırmak. İkincisi, bu sözleşmeleri özel hukuka tabi tutarak, Türk idare hukukunun temel ilkelerinden, özellikle de kamu yararı açısından idarenin üstünlüğü ilkesinden kurtulmak" dedi.
Yapılan değişikliklerle istenilen amaca ulaşıldığını ve Danıştay'ın denetleme yetkisinin kaldırıldığını söyleyen Sayman, bu durumun sözleşmelerde siyasi nüfuzun, pazarlıkların, yolsuzlukların, kamu görevlilerinin güvencesizliklerinin ve 'diyet ödeme'nin yolunu açtığına dikkat çekti. Tasarıyı 'iktisadi talan politikasının geriye yönelik uygulaması' olarak değerlendiren Sayman, tasarıyı kaleme alanların da 'özensiz ve çalakalem ve hukuki açıdan da komikliklerle dolu olan denebilecek bir metni ortaya çıkardığını söyledi. Sayman, görüşülmekte olan tasarının da daha önce Danıştay'ın hukuka ve kamu yararına aykırı bulup iptal ettiği sözleşmelere yeniden yürürlük kazandıracağını belirterek, "Örneğin tasarının 7. maddesine göre, daha önce yap-işlet-devret modeli ile başlatılan elektrik üretim, dağıtım, iletim ve ticaretinin işletme hakkı devriyle satılması, otoyol bakım, yapım ve işletmesi gibi proje ve işlerle ilgili sözleşmeler, özel hukuka göre düzenlenecek ve Danıştay'ın bağlayıcı denetimine uğramayacak" dedi.
Tasarıda bulunan geçici 1. maddenin ise daha önce imzalanmış ve kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerine göre başlatılmış, yürüyen tüm proje ve işlere de uygulama olanağı getirdiğini söyleyen Sayman, şöyle devam etti: "Danıştay'ın inceleme yetkisi 'geriye dönük' olarak kaldırılıyor. Kamu yararına aykırı bulduğu için idarenin taraf olduğu sözleşmelerde yer almasını engellediği düzenlemelerin ve daha önceleri özel kişiler lehine konulması talep edilemeyen düzenlemelerin yürüyen işlere ilişkin sözleşmelerde yer almasının önündeki engeller kaldırılıyor."
www.evrensel.net