Tarım politikalarının amacı belli değil

Türkiye Ziraat Mühendisliği 5. Teknik Kongresi'nde konuşan uzmanlar, Türkiye'deki tarım politikalarının amaçlarının net olarak belirlenmediğini vurguladılar.

Tarım politikalarının amacı belli değil
Türkiye Ziraat Mühendisliği 5. Teknik Kongresi devam ediyor. Kongrenin önceki günkü bölümünde, "Türkiye Tarım Politikaları, Darboğazlar ve Arayışlar" başlıklı bir panel gerçekleştirildi. Panele, Çukurova Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Onur Erkan, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı (TKB) APK Daire Başkanı Rahim Yeni ve DPT Müsteşarlığı'ndan Dilek Ülgiray katıldı.
Prof. Dr. Onur Erkan, Türkiye'de uygulanan tarım politikaları ve kullanılan araçlar konusunda kararlılık olmadığını söyleyerek, politikalardaki amacın da kesin ve açık şekilde ortaya konulamadığına işaret etti. Uygulanan makro ekonomik politikalar ile tarım politikaları arasında çelişkiler oluştuğuna dikkat çeken Erkan, hayvancılıkta iç piyasa müdahaleleri ile dış piyasa kontrollerinin aynı anda sürdürülemediğini, hayvancılığı geliştirmeye dönük programlar uygulanırken, et ithalatının serbest bırakılması örneğiyle anlattı.
Erkan, devlet tarafından desteklenen ürün sayısının '70'li yılların sonunda 30'a yükselmişken, 24 Ocak ve 5 Nisan kararlarından sonra bu sayının sürekli düştüğünü ve şu anda sadece 9 ürünün desteklendiğini ifade ederek, politikalarda süreklilik olmamasının büyük sorunlar yarattığını vurguladı.
TKB APK Daire Başkanı Rahim Yeni de tam gün çalışan çiftçi başına üretici destek tahmininin, kesin saptanamamasına rağmen, Türkiye'de 1000-1700 dolar civarında, OECD ülkelerinde ise 13 bin-18 bin dolar arasında olduğunu söyledi. Yeni, OECD ülkelerinin tarım reformları ile destekleri azaltırken Türkiye'nin popülist politikalarla destekleri artırdığını öne sürdü.
Özelleştirme hayvancılığı geriletti
Tarımın gayri safi yurtiçi hasıla içindeki payının 1980 yılında yüzde 26 seviyesinde iken, 1997 yılında yüzde 14.5'e, 1998'de ise yüzde 15'e gerilediğini söyleyen Dilek Ülgiray, 1980 yılında toplam ihracat değerinin yüzde 57'sini oluşturan tarım sektörünün, toplam ihracat içindeki payının 1997'de yüzde 10.3'e düştüğünü belirtti. 1980-1997 yılları arasında tarım sektöründe istihdam edilenlerin toplam istihdama oranının yüzde 62.5'ten yüzde 42'ye gerilediğini dile getiren Ülgiray, buna rağmen tarımın ekonomideki yerini koruduğunu vurguladı. Türkiye Süt Endüstrisi Kurumu, Et ve Balık Kurumu ve Yem Sanayi AŞ'nin özelleştirildiğini hatırlatan Ülgiray, ürünlerin pazarlanması ve üreticilerin örgütlenmesi ile ilgili gerekli düzenlemeler yapılmadan hayvansal üretimle ilgili üç KİT'in aynı anda özelleştirilmesinin, hayvansal ürün piyasalarında olumsuz etki yaptığını ve hayvancılığın gerileme eğilimini artırdığını ifade etti.
www.evrensel.net