Ülkü ocaklarının suçu örtüldü

Ülkü ocaklarının suçu örtüldü

Ülkücülerin bıçaklı saldırısıyla öldürülen, İnönü Üniversitesi öğrencisi Ümit Cihan Tarho ile ilgili dava sonuçlandı. Birinci dereceden sanık olan Kadri Kılıç, kasten adam öldürmekten 20 yıl ağır hapis cezasına çarptırılırdı.

Ülkü ocaklarının suçu örtüldü
Ülkücüler tarafından bıçaklanarak öldürülen Ümit Cihan Tarho davası sonucunda, tek tutuklu sanık olan Kadri Kılıç'a 20 yıl ağır hapis cezası verildi. İnönü Üniversitesi Tarih Bölümü öğrencisi olan Tarho'nun öldürülmesine ilişkin dava, Malatya Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Davaya müdahil avukatlar Yıldız İmrek, Muharrem Kılıç, Doğan Karaoğlan, Yılmaz Sunar ve Sevgi Altıntaş'ın yanı sıra, davanın tek tutuklu sanığı Kadri Kılıç katıldı. Yıldız İmrek'in söz alma isteğini reddeden mahkeme başkanı, dava ile ilgili kararı açıkladı.
20 yıl hapis
Dava sonunda Kadri Kılıç'ın, Tarho'nun ölmesinde asli maddi fail olduğu anlaşıldığından, kasten adam öldürmekten 20 yıl ağır hapis cezasına, Caner Öztürk, M. Hanifi Azdikoğlu, Muhammed Şahiner, Bedri Yaylagül ve M. Fatih Gökalp ölümle sonuçlanan kavgada, maktüle el uzatmaktan TCK'nın 464/1. maddesi gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezasına, Korkut Özalp ölümle sonuçlanan kavgaya dahil olmaktan TCK'nın 464/3. maddesi gereğince 5 ay hapis cezasına ve Levent Mutlu, Memiş Dündar ile İrfan Küçük TCK'nın 396. maddesi gereğince 1 yıl 8'er yıl hapis cezasına çarptırıldılar.
Tarho'nun katili Kadri Kılıç'ın ek savunmasında sözünü ettiği ve cezaevine sokarak görüşme yaptıkları 0 542 436 15 32 No'lu cep telefonunun konuşma dökümünün çıkarılması nedeniyle davanın karanlıkta kalan kısımlarının aydınlatılamadığı belirtiliyor. Mahkemenin bu konuda oybirliğiyle karar vermemesi ve üyelerden birinin, öldürme fiilini Kadri Kılıç'ın değil Caner Öztürk'ün işlediği yönündeki muhalefet şerhi de dikkat çekiyor.
Kamuoyu rahatsız
Öte yandan davaya katılan EMEP Malatya Merkez İlçe Yöneticisi Abdullah Bingöl ve Emek Gençliği üyeleri mahkemenin ardından bir açıklama yaparak, "Kamuoyu, ifadelerde belirtilmesine rağmen cinayetin Ülkü Ocakları ile İl Emniyet Müdürlüğü'nün karıştığı organize bir adam öldürme suçu değil de ferdi bir suç gibi görülmesinden ve olayın gerçek faillerinden Salih Bayrak hakkında hiçbir işlem yapılmamasından rahatsızdır" dedi.
Ümit Cihan Tarho, 1998'in ramazan ayında, ülkücü faşistlerin bıçaklı saldırısı sonucu yaşamını yitirmişti. Olay sonrası Malatya Ağır Ceza Mahkemesi Savcılığı tarafından Kadri Kılıç hakkında 24 yıl, Caner Öztürk, Korkut Özalp, Mehmet Fatih Gökal, Bedri Yaylagül, Hanifi Azdikoğlu ve Muhammet Şahiner hakkında ise 6 yıla kadar varan ağır hapis cezası istemleri ile dava açıldı ve bu kişiler tutuklandı.
Tutukluluk günleri uzun sürmeyen 7 kişiden 3'ü, daha ilk duruşmalarda tahliye edildi. Sonraki duruşmalarda tutuklu sayısı ikiye düştü. Adli Tıp Raporu ise birbirini aklamaya çalışan sanıkların ifadelerindeki çelişkiyi gün yüzüne çıkardı. Buna göre asıl öldürücü darbenin, daha önce "Tarho'yu ben öldürdüm" diyen Caner Öztürk tarafından değil, Kadri Kılıç tarafından bir ekmek bıçağı ile vurulduğu ortaya çıktı.
MHP parmağı
Kadri Kılıç, 10 Kasım'da görülen mahkemede verdiği 17 sayfalık ek savunmasında, daha önce bildiklerini açıklamak için dilekçeler verdiğini ancak bu dilekçelerin Malatya E Tipi Cezaevi yönetimince MHP teşkilatına bildirildiğini ve MHP'nin başta Avukat Arif Yıldız olmak üzere avukatlar aracılığıyla kendi üzerinde baskı kurarak, yanlış ifade vermesini sağladığını söyledi. Kılıç, ayrıca Malatya Ülkü Ocağı eski Başkanı Alaaddin Aldemir'in referansı ile gelen ve Malatya Ülkü Ocağı Başkanı Adem Özbay'la birlikte çalışıp öğrenci derneği başkanlığı yapan, Tarho davasının tutuksuz sanıklarından Salih Bayrak'ın, olayın sorumlularından olmasına rağmen ülkü ocaklarının talimatı doğrultusunda olayın dışındaymış gibi gösterildiğini dile getirdi.
MHP'li milletvekili olayın içinde
MHP Malatya Milletvekili Namık Hakan Durhan'ın defalarca cezaevine gelerek, 1. Müdürle olayın gidişatı konusunda görüştüğünü dile getiren Kadri Kılıç, cezaevinde yaşanan olayların dışarıyla bağlantısını sağlayan kişinin ise cezaevinde baş gardiyanlık yapan Ekrem Tunç olduğunu, MHP teşkilatının bu kişi aracılığıyla cezaevine "0 542 436 15 32" numaralı bir cep telefonu ulaştırdığını ve bu telefonla kendisi dahil tüm sanıkların konuştuğunu, dolayısıyla telefon konuşmalarının tespit edilmesi halinde her şeyin ortaya çıkacağını belirtti.
Son olarak 7 Ocak 1998 tarihinde görülen davayı, kararı açıklamak üzere 17 Ocak 2000 tarihine erteleyen mahkeme, sanık Caner Öztürk'ün de yattığı süre göz önüne alınarak tahliyesine karar verdi. Öztürk, Tarho cinayetini işlediğine dair ifade vermişti.
www.evrensel.net