Adalet Bakanı Türk: İdam kalkarsa,

Adalet Bakanı Türk: İdam kalkarsa,

   Öcalan yararlanır

Adalet Bakanı Türk: İdam kalkarsa, Öcalan yararlanır
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Türk Ceza Kanunu (TCK) değiştirilirken, suç ve ceza politikası bütünlüğü içinde, evrensel ölçüler ve ülke gerçekleri göz önünde bulundurularak idam cezasının değerlendirilebileceğini bildirdi.
İdam yerine müebbet
TCK'yı değiştirecek komisyon, çalışmalarına Hakimevi'nde başladı. Komisyon toplantısının başlangıcında bir konuşma yapan Adalet Bakanı Türk, gazetecilerin "idam cezasının kaldırılıp kaldırılmayacağına" ilişkin sorularını da yanıtladı. 55. Hükümet döneminde hazırlanan TCK tasarısında idam cezasının kaldırılarak, yerine ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasının getirildiğini ifade ederek, Türkiye'nin, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ek 6 numaralı protokolünü imzalamadığını hatırlattı ve şöyle konuştu: "Bu protokolde de iki durumda idam cezası öngörülüyor: Savaşta ve savaş tehlikesi durumunda. 55. Hükümet döneminde, bu durumu değerlendirmek için bir çalışma başlatılmıştı. Askeri Ceza Kanunu'ndaki bu suçlar değerlendirilecekti, ancak bu yarım kaldı. Şimdi Komisyon, yeniden kendi değerlendirmesini yapacaktır. Şimdiden o konuda bir şey söylemek mümkün değil. Ancak Türkiye'nin içinde yer aldığı kuruluşlar, dünya gerçekleri ve ülke gerçekleri dikkate alınacaktır. AB'nin 1997'de yaptığı zirvede, idam cezasının evrensel olarak kaldırılması öngörülmüştür. Bu zirvenin bildirisinde, Türkiye'nin o dönemki başbakanının da imzası vardır. Türkiye hem çağın hukuki gereklerini, hem evrensel değerleri, hem de ülke gerçeklerini dikkate almak durumundadır." Türk, Komisyon'un hazırlayacağı metnin bir taslak olacağını, bunun daha sonra ilgili kuruluşların tartışmasına açılacağını, Adalet Bakanlığı'nda değerlendirileceğini, Bakanlar Kurulu'nda da ele alındıktan sonra tasarı olarak TBMM'ye gönderileceğini kaydetti. "İdam cezası kaldırılırsa, Öcalan da yararlanır mı?" şeklindeki bir soru üzerine Bakan Türk, ceza hukukunda temel bir prensip bulunduğunu, bunun da sanık lehine olan hükümlerin geriye doğru yürümesi olduğunu belirtti. Türk, "Düzenlemeler yapılırken, şahıslar dikkate alınarak yapılmaz. Genel ilkeler tespit edilir" dedi.
Türk, TCK'nın 1926'da yürürlüğe girdiğini, tamamını değiştirme düşüncesinin 1940'lı yıllara dayandığını ifade etti. 1997'de hazırlanan tasarının erken genel seçimler nedeniyle kadük kaldığını hatırlatan Türk, yeni bir yasaya neden ihtiyaç duyulduğunu ise TCK'nın hükümlerinin eskimesi, ülke ihtiyaçlarının değişmesi, infaz hükümlerinin yeniden tanımlanması olarak sıraladı. Teknolojik gelişmelerin de yeni suç türleri ortaya çıkardığını anlatan Türk, TCK'nın dilinin anlaşılmadığını belirtti. Yeni oluşturulan komisyonda daha önce hazırlanan tasarıyı eleştirenlerin de görev yapacağını ifade eden Türk, yeni TCK tasarısının 21. yüzyılın ihtiyaçlarına yanıt verecek nitelikte olacağını belirtti. Türk, "Bu komisyon çağdaş gelişmeleri, evrensel ölçütleri ve ülke gerçeklerini dikkate alarak Ceza Kanunu'nun temeli olan suç ve ceza politikasını belirleyecektir. Suç işleyene gereken ceza verilecek, ancak ıslah edilme de unutulmayacak" diye konuştu. Türk, tasarının en belirgin özelliğinin ve amacının, insan haklarına saygıyı temel alması olacağını iddia etti.
Dönmezer, Komisyon Başkanı
Türk, komisyonun başkanlığı ve başkanvekilliği için aday önerilmesini istedi. Önerilen adaylardan Ordinaryüs Prof. Dr. Sulhi Dönmezer Komisyon'un Başkanlığı'na, Yargıtay Üyesi Osman Şirin de Başkanvekilliği'ne getirildi. Türk, bir soru üzerine, komisyonun çalışmasının en az 6 ay süreceğini bildirdi. Adalet Bakanlığı'nca oluşturulan 20 kişilik komisyonda, Yargıtay eski Başkanı Mehmet Uygun, Askeri Yargıtay Emekli Birinci Başkanı Tuğgeneral İsmet Onur, Yargıtay'dan bazı üyeler, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Eralp Özgen, bazı üniversitelerin öğretim üyeleri, bakanlık bürokratları ile Adalet Bakanlığı'ndan tetkik hakimleri bulunuyor.
www.evrensel.net