Can damarı kesiliyor

Bir çok ülke beslenme gibi hayati bir konuyla ilgili tarımda dışa bağımlılığı engellemek için tedbirler alırken, hükümet IMF istiyor diye adeta ülkenin can damarını kesiyor.

Can damarı kesiliyor
Halil İmrek
Gelecek yıllarda gıda sıkıntısı çekmemek ve insan hayatını ilgilendiren beslenme gibi bir konuda dışa bağımlı olmamak için gelişmiş ülkeler ulusal tarım üretimlerini büyük oranlarda desteklerken, Türkiye bunun tam tersini yapıyor. Hükümet, Dünya Bankası ve IMF istiyor diye adeta ülkenin can damarını kesiyor. Tarımın ülkelerin sosyal, ekonomik ve fiziksel gelişme program hedeflerine ulaşmada tüm dünyada halen ana üretim sektörü olduğunu söyleyen Ziraat Yüksek Mühendisi Güven Burma, bu açılardan bakıldığı zaman tarımın öneminin asla yadsınamayacağını vurguluyor.
Toplumun beslenme ihtiyacının karşılanmasında temel bir rol oynayan tarımı bitirmenin ülkenin hayat kaynağını kesmek olduğunu söyleyen uzmanlar, istihdam ve milli gelir yaratma ile sanayinin alt yapısını oluşturma bakımından da tarımın asla göz ardı edilemeyeceğini belirtiyorlar.
Konuya ilişkin olarak değerlendirme yapan Ziraat Yüksek Mühendisi Güven Burma, nüfusun yüzde 70'inin direkt tarımdan geçindiğine ve yaşamını sağladığına dikkat çekerek, nüfusun yüzde 40'ının toprakta yaşadığını ve yüzde 15'inin tarım ürünleri ile ilgili ticaret yaptığını hatırlattı.
Ekonominin temeli
Tarımın ekonomi içindeki yerinin oldukça önemli olduğunu söyleyen Burma, tarımın sektör olarak Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH)'daki yerinin yüzde 17 olduğunu, ama son yıllarda bu rakamın düştüğünü vurguladı. Tarımın ihracattaki payının da yüzde 25 olduğunun söylendiğini hatırlatan Güven Burma, ancak bu rakamın gerçekleri yansıtmadığını, çırçırlama tesislerinde çekilmiş pamuğun, sıkılmış meyve suyu gibi birçok ürünün bu hesaplamada göz ardı edildiğinin altını çizdi.
Çiftçinin buğdayı ekip bir kısmını tohumluk olarak ayırdığında, yani hiçbir işlem yapmadığında bunun tarım ürünü sayıldığını, ama aynı buğdayın elekten geçtiğinde sanayi ürünü olarak değerlendirildiğini bildiren Burma, böylece sanayi sektörünün aşırı şişirildiğini kaydetti.
Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren tarımın desteklenmesine özel bir önem verildiğini fakat 1980 sonrası bu durumun değişmeye başladığını belirten Ziraat Mühendisi Güven Burma, özellikle "Şişman gözlüklü adamın eli"nin Türkiye'nin dengelerini alt üst ettiğini vurguladı. Tarım üreticisinin gözden çıkarıldığını, tarımsal kuruluşların ortadan kaldırılmaya çalışıldığını ifade eden Burma, Ziraat İşleri Genel Müdürlüğü, Toprak-Su Genel Müdürlüğü, Zirai Mücadele Genel Müdürlüğü gibi hayati kurumların işylevsizleştirdiğini veya ortadan kaldırıldığını söyledi.
Her türlü tarım ürünün ithalatının serbest bırakılmasının da tarımı bitiren önemli nedenler arasında olduğunu ifade eden Burma, bu politikalar doğrultusunda 2000'li yıllarda tarımsal işletmelerin sahiplerinin holdingler, bankalar ve yabancı şirketler olacağına dikkat çekti. IMF ile imzalanan stand-by anlaşması çerçevesinde hükümetin verdiği "niyet mektubu"nda tarım ürünlerinin fiyatlarının dünya borsalarındaki seviyelere indirileceğinin taahhüt edildiğine de değinen Burma, böylece üreticiye yapılan 36 dolarlık desteğin de ortadan kalkacağına dikkati çekti.
Önce tarımın önemini kabul etmek gerekli
Bu gidişle 2000'li yıllarda üreticinin ekimden vazgeçeceğinin de sözlerine ekleyen Burma, son yıllarda Çukurova'da tarımsal desenin değişmesinin ve tarla kiralarının düşmesinin bunun göstergesi olduğunu söyledi. GAP'ın özellikle yabancı tekeller için bir cennet olduğuna da değinen
Burma, Türkiye'nin ise kara belası olduğunu söyledi. Burma, yapılması gerekenlerin "IMF dayatmaları ile tarımı yok etmek değil, tarımda üretimi esas alan bir yeniden yapılanmadır. Önce tarımın önemini kabul etmek lazım, ondan sonra bir tarım politikası oluşturmak gerekli. Bitkisel ürün desteklerini Avrupa ülkelerinin seviyesine yükseltmek zorunlu" diye konuştu.
www.evrensel.net